Gerecktigkeit
für Bora – Bora'ya destek ol.

08.08.2015 tarihinde
Dirmstein/Pfalz kasabasında düzenlenen bir açık hava partisine,
Bora bir arkadaşı ile gidiyor ve orada diğer iki arkadaşı ile
buluşuyor. Bisikletlerle gittikleri için yol boyunca eski
arkadaşlarına da rastlıyorlar. Partide, ayrıldığı eski kız
arkadaşı A.G. de bulunuyor. Yaklaşık 4 ay önce ayrıldığı Alman sevgilisi A.G. sürekli Bora'nın yanına geliyor ve
Bora'ya iltifatlar yapıyor. Fakat bu süreç içinde kız başka bir
gençler çıkmaya başlamış. Bu genç Polonya asıllı F.P.
Bora bu genci tanımıyor ama
genç Bora'yı tanıyor ( mahkemede yaptığı açıklama bu yöndedir.) A.G. partiye Polonyalı sevgilisi F. P. ile geliyor. Fakat
gece boyunca Bora'nın dikkatini çekmek için sürekli Bora'yı
takip ediyor. Bora partiden
ayrılmadan önce tuvaletlere doğru arkadaşı Stefan ile gidiyor,
Alicia G. Bora'nın yolunu kesiyor ve konuşmak istiyor. Arkadaşı
Stefan onları yalnız bırakıyor ve yanlarından ayrılıyor. 10
dakkika kadar Bora ile Alicia konuşuyor sonra ayrılıyor Bora ve
tuvaletlere yöneliyor. Tam bu sırada orada duran üc genç erkek
tarafından saldırıya uğruyor. Önce bir yumruk atılıyor, atan
kişi Fabian P. sonra Bora yere düşürülüyor ve tekmeleniyor.
Bunu gören bir arkadaşı koşuyor Bora'yı kaldırıyor ve anında
güvenlik geliyor. Bora ve arkadaşları diğer gruba nazaran daha az
oldukları için güvenlik görevlisi Bora ve arkadaşlarını
dışarıya çıkarıyor. 04.05.2017'de ki ilk duruşmada güvenlik
görevlisi tanıklığını mahkemede yaptı. 'Çıkan
bir kavga vardı ama yaralı yoktu dedi.'
09.08.2015 Pazar günü Bora ve iki arkadaşı kavgayı başlatan
gencin ismini Facebook üzerinden öğreniyor ve polise şikayette
bulunuyor. Önce hastaneye gidiliyor sonra polise. Aynı günün
akşamı bu partiden çıkan bir kavgada bir gencin başında bira
şişesi kırıldığı ve yaralanarak hastaneye kaldırıldığı
ögreniliyor. Bir kaç gün sonrada Frankenthal kasabasında herkes
bunu konusmaya başlıyor. Yaralanan gencin Fabian P. olduğu ve
vuranın Bora olduğu söyleniyor. Bu söylentiyi eski kız arkadaşı
Alicia G. nin yaydığı öğreniliyor. 6 hafta sonra Bora'ya polis
tarafından soruşturma açılıyor. Sonra savcılığa gönderiliyor.
Soruşturmalar 14 ay sürüyor. Savcı delil yetersizliğinden
davanın açılamayacağı kararını veriyor. Sonra ağustos
2016'da Fabian'ın babası Andreas P. Alman meydasına gidiyor,
yalan yanlış sözlerle medyayı arkasına alıyor, oğlunun sakat
kaldığını vuranın serbest dolaştığını halbuki 7 görgü
tanığın olduğunu savcılığın görevini yapmadığını
söylüyor. ( 7 görgü tanığı zaten yok mahkemede kendisi isim
söyleyemedi). Baba Andreas P. sağlık sigortaları ödemeyi kestiği
için yardım kampanyaları düzenliyor meyda aracılığı ile.
Burada Alman meydasında cıkan bu haberlere Frankenthal halkı
inanıyor. Haberlerde, kızı (ALİCİA G.) kıskandığı için
çocuğun başına şişe vuran ve kasabada tanınan suçlunun hala
serbest dolaştığı söyleniyor. Bora ve ailesine büyük bir
psikolojik baskı yapılıyor. Doğal olarak zaten 14 aydır sözlü
propagandalarda Boran'ın adının geçmesinden dolayı bölge halkı
birde medyadaki haberleri görünce, kesin doğrudur diyerek Bora'nın
suçlu olduğunu kabul ediyor. Baba Andreas P. amacına ulaşıyor ve
Bora'yı halkın gözünde suçlu duruma düşürüyor. Halkı
kandırmanın ardından sıra Alman mahkemelerini kandırarak Bora'ya
nasıl hüküm giydiririz derdine düşüyor baba Andreas P.
Frankenthal da Bora ve ailesine başkılar başlıyor, evlerinin
önüne boş içki şişeleri bırakılıyor, gece yarıları
telefonlar geliyor “Katil” diye bağrıyorlar. Korkunç bir
toplum baskısı başlıyor. Yıllardır o şehirde yaşayan tüm
komşuları ile ( komşularının çoğu alman) hiç sorun yaşamayan
aile, barbar Türk oluyor birden. Hiç kimse gerçeği sorgulamadan
karakterinini çok iyi bildikleri Bora'yı sadece ırkından dolayı
sorgusuz sualsiz katil olarak görüyorlar. Baba Pozywio hızını
alamıyor daha cok medya ve kampanyalara başlıyor hatta bir düğün
fotoğrafları ve videoları çeken birine ( Emanuel Spiegel
Hochzeitsfotos Frankenthal), bir film hazırlatıyor. Bu filmde
Fabian bir kızla (Alicia G.) konuşurken görülüyor (oysa gerçekte
olay tam tersi yani Bora kızla (Alicia G.) ile konuşuyor.) Filmde
esas tema kıskançlık ve bunun üzerine duruluyor. Bora barbar
Türk olarak gösteriliyor ve kıskanıyor, bira şişesi ile
arkasından yalaşarak başına vuruyor. Bu Film Frankenthal de
Fabian P. için bir spor salonunda düzenlenen yardım gecesinde,
belediye başkanı dahil 1000 kişiye gösteriliyor. Bununla
yetinmeyen baba Andreas P. SAT1 TV ile reportaj yapıyor ve film
orada da yayınlanıyor. Kısaca Bora
toplum önünde çoktan katil zanlısı ilan ediliyor. Bora ve ailesi
baskılar yüzünden Frankentahl' da bulunan evlerini satarak başka
bir şehre taşınmak zorunda kalıyorlar.
04.05.2017 tarihinde
Frankenthal Amtgericht/Schöffengerichte dava başlıyor. Olaya dahil
edilen Alman medyası kameralar ile mahkemeye akın ediyor, salon
Pozywio ailesine destek veren Frankenthal halkı ile dolu. 20 aydır
hem hukuk hem sağlık savaşı veren Tıp Fakültesi öğrencisi
Bora ve ailesi, her türlü dışlama ve hakaretlere maruz kalıyor.
SAT1 Tv sinden bir Alman gazeteci bayan kameraları Bora'ya çevirerek 'Genc bir adamı sakatlamak nasıl bir duygu'
diyesoruyor. Oysa suçsuz bir genci
hiç bir delil olmadan suçlamak linç ettirmeye kalkmak acaba nasıl
bir duygu diye bu gazeteci kadına sormak lazım. Duruşma başlıyor
şahitler tek tek çağrılıyor. Orada bulunan olayı gördük diyen
şahitler, aslında görmediklerini vuranın Bora olduğunu Alici G.
nin söylediğini, baba Andreas P. Bora'nın resmini göstererek
vuran bu gençti diyeceksiniz dediğini hatta duruşmadan bir kac gün
önce hepsini evinde toplayıp mahkemede neler söyleyeceklerini
öğrettiğini açıkca itiraf ettiler. Bora sarışın ve uzun
saçları olan bir genç. Kafalarında tipik bir resim çizmişler “
Türk kıskanır vurur”.
Duruşmaya gelen Alman gazeteci aynen şunları yazıyor ' mahkeme ve Bora'yı tanımayan kişilerin beyninde
cok farklı bir Türk genci profili hazırlanmış oldukları şaşkınlıklarından görülüyordu. Karşılarında duran uzun
boylu kumral son derece aydın eğitimli, dik oturan kendinden emin ve
hiç konuşmayan sadece ilgi ile izleyen sürekli not alan, aslında Alman olması gereken, bu genç adamın Türk olmasına hayretler
içinde bakıyorlar, kafalarındaki Türk profiline uymamasını
kabullenemiyorlardı. Bora her zaman suçsuz olduğunu ve asla
vurmadığını söylüyordu.'
İkinci duruşmadan sonra
(11.05.2017) Pozywio ailesinin doğru olmayan ifadeleri ve sahitleri
manipule ettikleri ortaya çıkmaya başladı ve alman medyası
duruşmadan uzuklaştı. Sadece Rheinpfalz gazetesinden tarafsız
yazılar yazan bir bayan gazeteci gelmeye başladı. Gazeteci bayan en son
14.06.2017 de ki duruşmaya katıldı. 19.06 2017 duruşmalarına
artık gelmedi. Alman medyası birden sustu ve geri adım attı.
Halbuki SAT1 Televizyonu o kadar ileri gitmistiki Bora'nın yabancı
kökenli olduğunu ( oysa Bora alman vatandaşı. ) reportajlarında
üstüne basrak söylemislerdi. Yabancıdır yapar anlamında. Oysa
Bora aldığı eğitim nedeniyle bir Türk'ten ziyade daha çok Alman
gibi. Fakat davaya konu olan her iki tarafta köken itibariyle
yabancı. Biri Polonyalı biri Türk. Fakat burada ısrarla Bora'nın
kökeni ön plana çıkartılmak isteniyorken Fabian'ın kökeni hiç irdelenmiyor.
Bugüne kadar 7 duruşma
oldu, tek bir delil ortada yok, suç aleti yok, DNA yok, parmak izi
yok, birebir gördüm diyen şahit yok sadece varsayımlar var
ortada. Her duruşmada Bora söylenilenlerin yalan olduğunu
ispatlamak zorunda bırakılıyor ve her iftira Bora ve
ailesi tarafından ispatlanıyor gerçekler mahkemete sunuluyordu. Yaklaşık 30 -35 kişi
dinleniyor mahkemede, aralarında polislerde var. Polislerin
ifadeleri başlı başına çelişkili. Örneğin
zanlı tarifi verilmiyor o gece sadece isim söyleniyor ve polisler
isim üzerine partide Bora' yı arıyor. Haminin polislere 'Elinizde hiç bir tarif
olmadan nasıl bir kişiyi arayabiliyorsunuz'? sorusuna ise verdiği cevabı kendisinide tatmin etmeyince hakime 'mantıklı
bir cevap olmadı değil mi' diyen bir komiser var. Olayı gördüğünü
ama vuranı görmediklerini, sadece Alicia G. nin söylemesi
üzerine Bora olabileceğini söyleyen üç şahitin zaten ikisi
saldırganlardan. Alicia G. ise görmediğini ona da bu üç kişinin
söylediğini beyan ediyor. ortada bir karışıklık bir kopukluk var. Kısaca gören yok sadece biri
birilerine “Bora” ismini demiş oluyor. Birde ortaya Polonya
asıllı bir şahit daha çıkıyor, bu kişi Bora'nın eski sınıf
arkadaşı ve 2010 yılından sonra Bora'yı hiç görmemiş, bir
tessadüf üzere partiye giderken yolda karşılaşmışlar kısa
bir sohbet olmuş aralarında, nasılsın vs vs. bir dahada hiç
görüşmemişler. Bu şahit, 'Bora
bana vuracağını söyledi'
diyor ve olaydan bir yıl sonra(2016) başka bir polonyalı şahitin
ismini vermesi üzerine polise bunu söylüyor. O gece olayda bir Polonya asıllı genç daha varmış, bu vuranı gömediğini ve
tanımadığını söylüyor polis iki defa ifadesini alıyor,
mahkemede ise ben tanımıyorum ama saçlarından tanıdım diyor
vuran uzun saçlıydı diyor, mahkeme salonunda Bora'nın yüzüne
bakarak saçlarını tarif ediyor ben görmedim banada diğer arkadaş
söyledi Fabian'a vuracağını diyor. 7. duruşma sonrası şahit
kalmıyor sadece , iki kez polise bir kez mahkemede farklı ifade veren bu Polonya asıllı genç, bana dedi diyen yine bir Polonya asıllı
genç birde Polonya asıllı Pozywio ailesi ( mağdur) kalıyor. Bana
dedi diyen genç bir kez polis iki kezde hakim önünde sürekli
ifade değiştiriyor, yalanları yakalandıkca farklı senaryolar
üretiyor. 19 haziran 2017 yapılan duruşmada yine farklı bir
senaryo ile geliyor ve diyor ki, olay gecesinin sabahı diğer
arkadaşımla( yani diğer polonyalı genç) Whatsapp
mesajlaşmalarımız var, burada arkadaşım Bora'yı tanıdı.
Mesajlaşma 09.08.2015 tarihinde olmuş ve o sabah Bora'yı
resminden diğer polonyalı genç tanımış meğer ve 22 aydır bunu
unutmuslar hatırlamamışlar. Whatsapp gibi sosyal medya
mesajlaşmalarınında manipüle edilebileceğini herkes biliyor.
İstediğiniz tarihe bir yazışma hazırlamanız mümkün, hatta
istediğiniz mesaji sesli veya sessiz silmeniz yada eklemeniz mümkün.
Bunu uzmanlarda söylüyor. Mahkemeye 05.07.2017 saat 13.30 devam
ediyor ve son kez bu iki Polonya asıllı şahitler gelecek.
Alman
mahkemesi sosyal medyada yazılmış bir dedikodu üzerinemi karar
verecek? 5 Temmuz'da mahkeme sonuçlandırılmak isteniyor. Hiç
bir delil yok sadece suçlama var ve birde şimdi iki gencin yazılı
bir dedikodusu. Toplum ve medya baskısına dayanamayarak tek taraflı
dava açan bir savcılık varken, bu baskıya mahkeme dayanabilecek
mi. Bora hukuk yolundan berrat etmesi hatta sanık sandalyesinde
oturmaması bile gerekirken, toplum baskısından cezanlandırılacak
mı? 5 Temmuz 2017'de saat 13.30 da bu ülkede hukukun mu yoksa toplum
baskısının işlediğini ve hangisinin hukuka yön verdiğini
göreceğiz. İnsan ve kişilik haklarına toz kondurtmayan Avrupanın
göbeğinde, başarılı bir Türk gencinin onuru gururu insanlığı,
eğitimi ve sağlığı, dedikodu ve iftiralar ile elinden alınıyor
ve insanlik dışı hakaretlere maruz bırakılıyor.
05 Temmuz
2017 günü hepbirlikte hukukun mu yoksa halk ve medya baskısının
mı üstün geleceğini ve Alman hukukuna yön vereceğini
görecegiz. Mahkeme ilk günden beri halka açık yapılıyor. Suçun
somut olması bir şüphe dahi içermemesi gerektirdiğini belirten
Alman Ceza Hukuku mu, ki burada onlarca şüphe var, yoksa toplum
yargıladı ve cezayı verdi zaten diyerek, iki kişinin manipüle
edilme olasılığı yüksek Wahtsapp mesajları ile mi Bora
yargılanacak.
Hukuk
uygulanırsa beraat, topluma bir kurban verilecekse ve toplumun
isteği kabul görürse Bora ceza alacak.
Alman
Adaletinin ne kadar adaletli olduğunu göreceğiz.
Gerechtigkeit für Bora –
Bora ya destek ol
bu Linkten olayı, medya
ve duruşmaların , videoları, daha ayrıntılı öğrenebilirsiniz.