18 Haziran 2017 Pazar

Kemal Kılıçdaroğlu'nun ADALET yürüyüşü.Türkiye Üzerine Oynanan Kirli Oyunlar 2

Türkiye Üzerine Oynanan Kirli Oyunlar 2
Kemal Kılıçdaroğlu'nun ADALET yürüyüşü.

ADALET'i altın tepsiyle AKP'ye sunan ve ırzına geçilmesine göz yumanlar ADALET yürüyüşüne devam ediyor. Yürüyüşe ilave eylemler eklenerek daha çok ses getirilmek isteniyor. Burada ki amaç daha çok etki yaratmak ve daha fazla kitleyi gündelik gerçek sorunlardan uzaklaştırıp bu yapay gündem ile oyalamak olabilir mi? Bu bağlamda Kılıçdaroğlu yürüyüş eylemine ilave olarak her gün saat 18:30'da iki dakikalık "DURAN ADAM" eylemi yapacak. 25 gün daha bu ADALET yürüyüşü ile meşgul olacağız. Ülkede ki tüm sorunların bu ADALET yürüyüşü ile son bulacağını sananlar, bu ADALET yürüyüşü esnasında ülkemizde ve çevresinde dönen gerçek sorunları göremeyecek ve tepkisini veremeyecek. Adalet yürüyüşü bittiğinde bizler köprülerin altından akan suyun ve yapılan pazarlıkların hesabını idrak edememiş olacağız. Bunu lütfen iyice sorgulayın.
Önce bizlerden bu yapay eylem ile neler kaçırıldığına, saklandığına geçmeden önce, bu yapay eylemin bizlere nasıl sunulduğuna ve bu eylem üzerine nasıl odaklaştırıdığımıza bir bakalım. Yandaş meyda ve muhahelefet medyası gibi görünüp aslında yine emperyalizmin kontrolünde olan medyalar bu yürüyüşü hergün maşetten vererek halkımızı sadece bu haber doğrultusunda kutuplaştırmaya devam ediyor.
İlk önce Kılıçdaroğlu bu eylemi için kendi resmini ve arkada buğulu askerlerin bulunduğu bir afiş kullandı. Bu afiş Ankara belediye başkanı Melih Gökçek tarafından eleştirildi ve 'DARBE Girşimi' olarak değerlendirdi. Fotograf daha sonra CHP'nin resmi sitesinden çıkartıldı. Gökçek'in bir diğer eleştiri okları ise Eren Erdem'in 'bıçak kemiğe dayandı' 'Bıçak kemikte' isimli paylaştığı bir şiiri provaktör olarak göstermesiydi. (Eren Erdem kim olduğunu Mehmet Beşeri'nin 'Şifre Bizim Ölülerimiz' kitabında şu cümleler ile anlatılıyor, alevi görünümlü ermeni. Şaşırdınız değil mi? İçimizdeki truva atlarına dikkat edelim .) Gökçek gibi her türlü hukuksuzluğa bulaşmış birine bu kozlar neden verilir. Neden böyle bir afiş hazırlanır, neden 'Bıçak kemikte' gibi kışkırtıcı, ayrıştırıcı paylaşımlar yapılır. Neden biliyor musunuz ortalığı kızıştırmak, tartışmaları ve şiddeti tırmandırmak için yapılır.


Başarılıda olundu, CHP'nin Ankara'dan İstanbul'a 'Adalet Yürüyüşü' başlatma kararı almasından sonra, Düzce’de Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Aybek MP5 makineli tabanca ile çektirdiği fotoğrafı sosyal paylaşım sitesi Facebook hesabında paylaştı. "Vur de vuralım, öl de ölelim. Reis meydanlar boş değil, emrin yeter" notunu yazması dikkat çekti. Toplum olarak tedavi edilemez bir hastalığa kapıldığımızın en güzel örneği bu. Birbirini öldürmeye hazır bir toplum haline getirilimişiz. Emperyalizm bunu başarmış.

Gerçek bir Cemaatci ve Gülen hayranı olan adalet bakanımız Bekir Bozdağ ise ADALET yürüyüşüne ilişkin olarak şu açıklamayı yaptı. Bozdağ 'Kılıçdaroğlu'nu yargıya karşı toplumu tahrik etmekle suçladı.' Yargıyı güle oynaya oy kullanarak yok edenler hala yargıdan söz edebiliyorlarsa vay halimize. Hangi yargı Bozdağ?

Diplomasız Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 'Bu yolla hukuk elde edeceklerse mümkün değil" dedi. Unutmayalım ki hukuğu beraber yok ettiler ve hukuğun bir daha geri gelmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Çünkü ipler emperyalizmin elinde. Erdoğan "Sizin 15 Temmuz'dakilerden ne farkınız var!" diyerek sözüne devam etti. Bitti mi hayır, tüm devlet kurumlarını diploması olmamasına rağmen işgal eden Erdoğan, Adalet için yürüyen Kılıçdaroğlu'yu yargı ile tehdit etti: 'Yargı yarın sizi de davet ederse şaşmayın.' Bu açıklamalara baktığımızda ilerleyen günlerde bizler için belirlenen gündem maddeleri belli. Kılıçdaroğlu ADALET yürüyüşünü tamamladıktan sonra yada tamamlayamadan Berberoğlu gibi hapishaneye atılma olasılığı yüksek. Eğer Kılıçdaroğlu'nun tutuklanması Emperyalizme daha fazla fayda sağlayacak ise bunun gerçekleşmesi büyük bir ihtimaldir. Biz bunları konuşurken yada bu konularla beynimize darbe yapılmasına izin verirken, ülkemizi, topraklarımız biraz daha avucumuzdan gittiğinin farkına varamayacağız. Oltadaki ülke Türkiye zoka yı gittikçe yutuyor.

Erdoğan'a muhalefet olanlar Kılıçdaroğlu'nu Gandy olarak nitelendirirken, Erdoğan destekçileri, 'Fetö'nün siyasi ayağı yürüyüşe geçti, Fetö'nün zombisi yürüyüşe geçti! tarzında haberler yayımlayarak halkı kutuplaştırmaya devam etmektedirler. Bir tarafta Gandy bir tarafta Zombi! Türkiye şimdide Gandy ve Zombi olarak bölündü. Emperyalizme birlik olup dur demezsek, İncilik'e kilit vurmazsak, ABD ve benzeri ülkelerin konsolosluklarına kilit vurmazsak ufalana ufalana buhar olacak Türkiye Cumhuriyeti.

Daha detaylara girmek istemiyorum zira bunları okumak ve yazmak için zaman yetmez. Sizden ricam bildik söylemlerle birbirimize hakaret etmeden, birbirimiz suçlamadan, fikirlerimizi tartışalım ve cözüm için ortak yol bulalım. Yapılan bu yapay gündem ile gerek Türkiye ve gerekse çevremizdeki ülkeler için hazırlanan kirli oyunların farkına varalım. Ve bu kirli oyunların üzerine gidelim. Türkiyede bağımsız bir medya neredeyse yoktur. Bizden gibi görünen medyanın haberlerine körü körüne inanmayın. Adalet yürüyüşü Türkiye'ye ADALETİ getirmez aksine Türkiye'yi daha çok sorunların içine çeker. Ankara'dan İstanbul'a yürümekle mi ADALET'i elde edebilirsiniz yoksa TBMM'nin önünde sürekli toplanarak, çadır kurarak ve tepkimizi göstererek mi daha faydalı bir eyleme imza atabiliriz. İyi düşünün. Adalet yürüyüşü ile bizlerin neler saklandığını ise bir sonraki yazımda paylaşacağım.


18 Haziran 2017 Heidelberg