27 Şubat 2017 Pazartesi

Diplomasızın EVET/HAYIR Oyunu ve Bizden Gibi Görünenler

Diplomasızın EVET/HAYIR Oyunu ve Bizden Gibi Görünenler
Bravo sana emperyalizm bravo sana. Dinsel, mezhepsel, ırksal, ayrıştırmaların yetmediği gibi halkımı saçının, gözünün, teninin renginden tutun yemek alışkanlığı, dinlediği müzik, okuduğu ve izlediği medyaya kadar hatta yöresel dil farklılıkları ve ibadet yerlerini dahi bölebildiğin kadar en ufak parçaya kadar böldün. Şimdi de ülkemi iki kelime arasında sıkıştırdın. EVET mi HAYIR mı?
Diplomasız olduğu iddia edilen bir adamın Türkiye'yi getirdiği noktaya bakar mısınız? Suçlu kim? Bizden gibi görünen o çok bilmiş, eli kalem tutan, makam ve mevki sahibi olanlar ve yıllardır bizlere ahkam keserek akıl veren şarlatanlardır. Bu çok bilgili efendiler tehlikenin palazlanmasına, serpilip büyümesine göz yummuş adeta bizleri, biz sizdeniz diyerek aldatarak ülkemizin EVET/HAYIR uçurumuna getirilmesine fırsat ve destek vermiştir. Diplomasızı başımıza musallat eden işte bunlardır.
Diplomasızın diplomasızlığı gerçekse bu zamana kadar yapılan herşeyin geçersizliği söz konusu değil midir. Peki bu çok bilmiş efendiler neden bunun üzerine gidip gereğini yapmamaktadır. Savaş meydanlarında kazanılan bu ülkeyi bir diplomasızın akıl ve hukuk dışı davranışlarıyla yok edilmesine neden göz yumuluyor. Neden Türkiye'nin tek sorunu EVET/HAYIR olarak gösteriliyor. Neden gerçekler konuşulmuyor bu ülkede ve bir delinin kuyuya attığı taşın ardından tüm halkımı da o kuyuya atlaması için neden yölendiriyorsunuz.
Bir şeyler ters gidiyor bu ülkede bu açık. Ne yazık ki bu açıklığı göremeyen bizler bindirildiğimiz bir kerametle aslında dünya tarihinde bilenen yaşanan bir kıyamete götürülüyoruz.
Farkında mısınız EVET/HAYIR arasına sıkıştırıldık. O çok bilmiş bizden olan efendiler haykırıyor, 'Atatürk için hayır diyoruz' bizler alkışlıyoruz. 'Laiklik için Cumhuriyet için HAYIR diyoruz' diyorlar, bizler yine alkışlıyorlar. 'Hukuk için demokrasi için HAYIR diyoruz' bizler daha ateşli alkışlıyoruz. İyi bok yiyoruz. AKP Atatürk'ü, laikliği, cumhuriyeti, hukuğu, demokrasiyi son günlerde mi yok etti. Bu sorun üç günlük bir sorun mudur? Bu kavramların 30 yıldır içlerinin nasıl oyulduğunu, yok edildiğini bizler bilmiyor muyuz. Siz 30 yıldır ne yaptınız kuzum? Bu ülkenin bu noktaya getirilmesi için sinsi sinsi çalıştınız. Ve çalışmaya da devam ediyorsunuz.
En çok birlik ve beraberlik içinde bulunmamız gereken bu dönemde dahi ayrıştırılmaya ve kutuplaştırılmaya devam ediliyoruz. Bu alkışladığımız durumlar ne yazık ki karşı tarafa EVET olarak yansıyor. Ve güya bizden olan o çok bilgili efendiler aslında HAYIR'dan çok EVET'e hizmet ediyor.
Sorunun çözümü bu EVET/HAYIR arasında ki ayrıştırıcılığın ve kutuplaştırıcılığın ortadan kaldırılması ile mümkün. Sorunun EVET/HAYIR olmadığının anlatılması gerekiyor. Referandumda EVET veya HAYIR çıkması durumunda da sorunların çözülmeyeceği bilakis her iki alternatifin sonrasında da daha ciddi sorunların bizi beklediği uygun bir dille anlatılmalı.
Türkiye'yi Türklerin yönetmediğini görmenin zamanı geldi. Ve bizlerin üzerinden oynana tüm bu kirli oyunları bozmak için tüm renklerimizle bir olmaya mecburuz. Bizi bizden başkasının kurtarması mümkün değil.
27 Şubat 2017 Heidelberg