Diplomasızın EVET/HAYIR Oyunu ve Bizden Gibi Görünenler
Bravo sana emperyalizm bravo sana.
Dinsel, mezhepsel, ırksal, ayrıştırmaların yetmediği gibi
halkımı saçının, gözünün, teninin renginden tutun yemek
alışkanlığı, dinlediği müzik, okuduğu ve izlediği medyaya
kadar hatta yöresel dil farklılıkları ve ibadet yerlerini dahi
bölebildiğin kadar en ufak parçaya kadar böldün. Şimdi de
ülkemi iki kelime arasında sıkıştırdın. EVET mi HAYIR mı?
Diplomasız olduğu iddia edilen bir
adamın Türkiye'yi getirdiği noktaya bakar mısınız? Suçlu kim?
Bizden gibi görünen o çok bilmiş, eli kalem tutan, makam ve mevki
sahibi olanlar ve yıllardır bizlere ahkam keserek akıl veren
şarlatanlardır. Bu çok bilgili efendiler tehlikenin
palazlanmasına, serpilip büyümesine göz yummuş adeta bizleri,
biz sizdeniz diyerek aldatarak ülkemizin EVET/HAYIR uçurumuna
getirilmesine fırsat ve destek vermiştir. Diplomasızı başımıza
musallat eden işte bunlardır.
Diplomasızın diplomasızlığı
gerçekse bu zamana kadar yapılan herşeyin geçersizliği söz
konusu değil midir. Peki bu çok bilmiş efendiler neden bunun
üzerine gidip gereğini yapmamaktadır. Savaş meydanlarında
kazanılan bu ülkeyi bir diplomasızın akıl ve hukuk dışı
davranışlarıyla yok edilmesine neden göz yumuluyor. Neden
Türkiye'nin tek sorunu EVET/HAYIR olarak gösteriliyor. Neden
gerçekler konuşulmuyor bu ülkede ve bir delinin kuyuya attığı
taşın ardından tüm halkımı da o kuyuya atlaması için neden
yölendiriyorsunuz.
Bir şeyler ters gidiyor bu ülkede bu
açık. Ne yazık ki bu açıklığı göremeyen bizler
bindirildiğimiz bir kerametle aslında dünya tarihinde bilenen
yaşanan bir kıyamete götürülüyoruz.
Farkında mısınız EVET/HAYIR arasına
sıkıştırıldık. O çok bilmiş bizden olan efendiler haykırıyor,
'Atatürk için hayır diyoruz' bizler alkışlıyoruz. 'Laiklik için
Cumhuriyet için HAYIR diyoruz' diyorlar, bizler yine alkışlıyorlar.
'Hukuk için demokrasi için HAYIR diyoruz' bizler daha ateşli
alkışlıyoruz. İyi bok yiyoruz. AKP Atatürk'ü, laikliği,
cumhuriyeti, hukuğu, demokrasiyi son günlerde mi yok etti. Bu sorun
üç günlük bir sorun mudur? Bu kavramların 30 yıldır içlerinin
nasıl oyulduğunu, yok edildiğini bizler bilmiyor muyuz. Siz 30
yıldır ne yaptınız kuzum? Bu ülkenin bu noktaya getirilmesi için
sinsi sinsi çalıştınız. Ve çalışmaya da devam ediyorsunuz.
En çok birlik ve beraberlik içinde
bulunmamız gereken bu dönemde dahi ayrıştırılmaya ve
kutuplaştırılmaya devam ediliyoruz. Bu alkışladığımız
durumlar ne yazık ki karşı tarafa EVET olarak yansıyor. Ve güya
bizden olan o çok bilgili efendiler aslında HAYIR'dan çok EVET'e
hizmet ediyor.
Sorunun çözümü bu EVET/HAYIR
arasında ki ayrıştırıcılığın ve kutuplaştırıcılığın
ortadan kaldırılması ile mümkün. Sorunun EVET/HAYIR olmadığının
anlatılması gerekiyor. Referandumda EVET veya HAYIR çıkması
durumunda da sorunların çözülmeyeceği bilakis her iki
alternatifin sonrasında da daha ciddi sorunların bizi beklediği
uygun bir dille anlatılmalı.
Türkiye'yi Türklerin yönetmediğini
görmenin zamanı geldi. Ve bizlerin üzerinden oynana tüm bu kirli
oyunları bozmak için tüm renklerimizle bir olmaya mecburuz. Bizi
bizden başkasının kurtarması mümkün değil.
27 Şubat 2017 Heidelberg