3 Haziran 2020 Çarşamba

Corona mı yoksa Irkçılık mı daha tehlikeli?


Corona mı yoksa Irkçılık mı daha tehlikeli?

Haziran tüm sıcaklığıyla sarıyor insanlığı. Haziranda ölmek zor be Nazım. Doğa en ihtişamlı döneminde. Kelebeği, börtü böceği, yeni doğmuş kuzuları, ağaç dallarında yavru kuşlar... Al duvaklı gelincik tarlaları, buram buram kokan güller, ya ıhlamur ağaçlarına ne demeli. Denizde esen meltem, yosun kokusu canımın için İzmir'im gibi... Canım şiir çekti, şimdi okkalı bir şiir okuma zamanı Nazım'dan. Bardağımda kendi suyunda sarhoş olan üzüm. Şimdi beni dinle İnsanoğlu.

İkimiz de biliyoruz, sevgilim
öğrettiler:
aç kalmayı, üşümeyi,
yorgunluğu ölesiye
ve birbirimizden ayrı düşmeyi.
Henüz öldürmek zorunda bırakılmadık
ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan. Nazım


İnsanoğlu tüm bu güzelliklerden yoksun, bilinçsizce doğayı ve insanlığı yok etmeye devam ediyor. İnsanlık tarihinden daha eski olan Okjokull buzulu öldü İzlanda'da. Ağlamadık çünkü anlayamadık. Kuruyan dereler, nehirler, göller, yok olan yer altı suları, nesli tükenen hayvanlar, kirlenen denizler, hava, gittikçe ısınan dünya... Koca bir kıta Avustralya aylarca yandı. Yanan ağaçlar mıydı sizce? Hepsi daha çok zenginleşebilmek ve daha çok lüks yaşayabilmek uğruna. Dünyamız gibi ölüyor insanlığımızda.

Dünya sistemini değiştirmek isteyen büyük güçlerin senaryosuyla 2019'un sonlarında tanıştık. Corona salgınıyla telef oldu insanlık. Tedavi etmeye, gömmeye yetişemez olduk. Coronadan kaç kişinin öldüğü gerçeğini hiç bir zaman öğrenemeyeceğiz. Bizler Coronadan korkarken Almanya'nın Hanau şehrinde ırkçı bir saldırı ile sarsıldık. 11 göçmen daha nedensiz yere öldürüldü. Acı vatan Almanya'nın şansız insanları göçmenler, öldürüldükçe sessizliğe gömüldüler. Zaten 'En iyi göçmen sessiz göçmen' değil midir? Irkçılıkla hepimiz tanışacağız. Kaçış yok. Bir rakı şisesine kurulmuş hıyar turşusu gibi hissediyorum kendimi... İçmeden şarhoş olmak bu olsa gerek. Ağlamalı mıyım? Şiir konuşabileceğim hiç kimse yok çevremde.

Öyle yıkma kendini, / Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,/ içerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne, / Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile / Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Ahmet Arif

Bugünlerde Amerika yangın yeri. Çikolata renkli George Flyod bir polis tarafından öldürüldü. Bizler Sezen Cumhur Önal'ın anonsuyla çikolata renkli şarkıcıları dinleyerek büyüdük. Kristof Klomb'un katil torunları ise tıpkı dedeleri gibi yerli halkı ve siyahileri öldürerek büyüyor. İnsanlar sokaklarda hak adalet peşinde. Hak adalet bu dünyada hiç var olmadı ki. Bu dünyada hak ve adaletin olduğu yanılgısından kurtarın kendinizi.


Bu sene Haziran çok sıcak, petunyalarım ölmüş. Kafam kaynar kazan, unuttum sulamayı, bol su versem yeşerir mi yine. Kurtulurlar değil mi. Bu kadar çabuk ölemezler. Bak Corona da öldürmedi bizi. Ölüm müdür yoksa gerçek midir acı olan. Hayatımda karşılaştığım en zor soru buydu. Bügünlerde karşılaştığım bir soru daha var. Cevabını 9 yaşında ki çocuğuma vermekte zorlandığım. Irkçılık. 9 yaşında ki oğlum okulunda ırkçılık ile tanıştı. 22 kişilk sınıfı öğretmeni iki gruba bölmüş, bir grupta müslüman öğrenciler ile öğrenme zorluğu çeken öğrenciler diğer grupta ise saf Alman ve güya çalışkan çocuklar. İki büklümdü eve geldiğinde. Bir terslik olduğunu anladım sordum.
-Baba sen haklı çıktın. Dediğin gibi oldu müslümanları engelli çocuklarla bir grup, Almanları bir grup yapmışlar. Onlardan nefret ediyorum.
Aklım almıyor çocukların nefretini neden alır büyükler. Çocukları neden kirletiriz büyütürken.
Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,

Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık…
Ve zehir-zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda, Ahmet Arif...

Haziranda doğa bu kadar güzel ve Nazım'ın, Orhan Kemal'in, Ahmet Arif'in şiirleride olmasa çekilmeyecek bu dünya. Haziranda ölmek zor. Bu üç büyük şaiiri Haziran da kaybettik. Çocuğuma, herşeye karşı onu koruyabileceğimi söylerdim. Fakat bugün Irkçılığa karşı koruyamayacağımı farkettim. Bugün, Irkçılığa karşı bizleri hiç kimsenin koruyamayacağı gerçeği ile yüzleştim. Haziranda ölmek zor. Ama ölmeyeceğiz. İnadına şiirler okumaya devam edeceğiz inadına savaşmaya...

Gurbete düşersin
Sıla çağırır
Sılana kavuşursun
gurbet el eder... Orhan Kemal.

Corona mı yoksa Irkçılık mı daha tehlikeli?

3 Haziran/Kiel