Bir Fotoğraf Bin Anlam
İnanıyorum ki hepimiz bir kameraya poz vermekten ve bir fotoğraf karesinin en güzel yerinde olmaktan zevk alıyoruzdur. Bir de bu fotoğraf karesinde bir ünlü, tanınmış bir isim varsa başkalarını iteleye kakalaya ve hiç bir şey olmamış gibi davranarak o tanınmış kişiye daha çok yaklaşıp fotoğraf çektiririz. Peki aşağıdaki fotoğaf karesinde olmak istermiydiniz? Cevabınız hayır olacağından eminim. Bu fotoğraf karesinde olmamak için toplumsal duyarlılığımızı göstermeye mecburuz. Ah vah diyerek geçiştirdiğimiz ve adeta gelen şehit haberlerine tepkisiz kalışımız ve birilerin şehit olmasını normal karşılamak toplumsal yozlaşmanın örneğidir.
Düşünün ki eşinizin hamile olduğunu öğrendiğinizde hem sizin hem de eşinizin dünyası değişir. Size gelecek olan armağını dünyanın en naif insanı olarak beklemeye başlarsınız. Ve bu küçük canlıya en güzel yaşamı sunmak için binbir fedarkarlıklar yapar ve büyümesini sağlarsınız. Çocuğunuz boyunuzu aşar ama hep çocuktur gözünüzde. Sonra anlam veremediğiniz bir hengamede örneğin patlayan bir bomba veya sunni olarak yaratılan savaşlarda hayalleriniz yarım kalır. Ve hayatınız geri kalanında merhemi bulunmamış bu acıyla yaşamak mecburiyetinde kalırsınız. Bu tür toplumsal olaylara kayıtsız kalmayın. Olmak istemediğiniz bu fotoğraf karelerinde yarın birgün olmayacağınızın garantisi yok.
Oy kullanırken bilinçli oy kullanın. Toplumun nabzını tutma becerisinde olmayan, bir devlet yönetme yeteneği ve bilgisi bulunmayanlara oy vermeyin. Bir seçmen olarak ortak karar alıp birlikte adım atabilirsek yozlaştırılan sistemlerden kurtula biliriz. Biz biriz sırf oy verdiğimiz parti istiyor diye birbirimize düşman olmayalım. Biz, sokakta, manavda, berberde, bankada, işyerlerimizde birbirimize muhtacız, Gücümüzü doğru kullanalım ve bizi kaoslara sürükleyen zihniyetlerin, 'Hayır çıkarsa iç savaş çıkar' gibi söylemlerine itimat etmeyelim. Bu cehaletin bir parçası olmayalım. Güzel bir ülke yaratmak için birbirimize ihtiyacımız var. Güzel bir ülke yaratmak için bu yoz sisteme bu cehalete HAYIR bu kadar yeter demeye mecburuz. Hayır demedeki onurumuza sahip çıkalım. Devir kula kulluk etme zamanı değil bilakis hep birlikte eşitce yaşama zamanıdır. Unutmayalım ki İki tür insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı. Bilimi arayanların desteklenmesi, parayı arayanlara ise HAYIR denmesi umuduyla.
16 Şubat 2017 Heidelberg
