Uyanın!
Cumhuriyeti Yıkıyorlar
Yugoslavya'ya
kısa bir bakış;
Batı
tarafından Yugoslavya Halk Ordusu’nu zayıf düşürmek ve Slav
birliğini yıkmak için Böl ve Yönet politikası
kullanılarak
birbirine yakın dilleri konuşan Slav halkları birbirlerine karşı
kışkırtıldı.
1980'lerin
sonlarından 2000'li yıllara kadar yaklaşık 20 yıl süren kanlı
bir süreç sonunda yedi ayrı egemen ülkeye bölündü.
1992 ile 1995
yılları arasında iç çatışmaların artığı ve özellikle
Bosna'da yaşayan müslümanların üzerinde yoğunlaşan
saldırıların sonucunda yaklaşık 200 bin Bosnalı
katledilmiştir. Bu
kanlı böl ve yut oyununda Batı'nın rolünü Heidelberg de yaşayan
bir bir Sırp, bana çok net ifade etmişti. Sırp 'Bosna
savaşında Almanya bize savaşmamız için silah verdi ve bizler
arabalarımızın bagajına silahlarımızı koyarak Bosna'ya
savaşmaya gittik.' demiştir. 70
li yıllarda Yugoslavya topraklarında gezerek halka, gelecek
yıllarda çıkacak bir iç savaşta birbirinizi öldüreceksiniz,
birbirlerinizin kadınlarınıza tecavüz edip evlerini yakıp yok
edecekceksiniz ve bunların karşılığında bağımsız birer
devlet kuracaksınız deseydiniz Yugoslavya halkını oluşturan hiç
bir ırktan, dinde kimse size inanmazdı. Batı bir katliama göz
yumarak hatta destekleyerek Yugoslavya'da amacına ulaştı.
Saddam ve Irak'a Kısa Bir Bakış;
20 Mart 2003'te ABD ve İngiltere
önderliğinde kurulan çokuluslu koalisyon kuvvetleri, Irak
hükümetinin insan haklarını suistimal ettiği, kimyasal
silahların bulunmasını bahane ederek Irak'ı Özgürleştirme
Operasyonuna imza attılar. ABD'nin Saddam Hüseyin ile dostane
ilişkileri 80'li yıllarda ABD'nin Irak'ı terör ve teröre destek
veren ülkeler listesinden çıkararak ve ABD kendi silahlarını
Irak'a satmayı serbest bırakmasıyla başladı. . Bu silahlar çok
geçmeden İran-Irak savaşında kullanıldı. Saddama açıkca
destek veren ABD 1990-1991 yıllarında Irak'ın Kuveyt'i işgal
etmesine göz yumdu. Lakin Saddam'ı yeteri kadar kullanan ABD
Saddamın Kuveyt işgaliyle yollarını ayırarak Saddamı diktatör
ilan etti. Saddam'ın İsrail'e olan sert tutumu Arap dünyasında
saygı görürken özelikle Batı dünyasında Zalim ve Diktatör
olarak tanımladı. 2006'da Saddam yakalandı ve sudan sebeplerle
suçlanarak idam edildi ve tarihin karanlık sayfalarına gömüldü.
Emperyalizm sözde barış, demokrasi ve özgürlük bahanesiyle
Irak'ta yaklaşık 1 milyon insanı katletti. ABD ile Saddamın
dostane ilişkiler içinde bulunduğu yıllarda yani 1980'li yıllarda
Irak halkına, Amerika gelecek yıllarda ülkenizi işgal edecek,
kadınlarınıza, kızlarınıza tecavüz edip öldürecek, sakat
bırakacak ve topraklarınızda taş üstünde taş bırakmayacak
denilseydi eminim bunu hiç bir Irak'lı kabul etmeyecekti. ABD ve
Batı Irak'ta da milyonlarca sivili öldürerek amacına ulaştı.
Canım Ülkem Türkiyem!
Gelelim canım memleketime,
bindirildiğimiz kerametin bizi, ülkemizi nasıl bir kıyamete
götürdüğünü daha hala idrak edememiş durumdayız. Bundan 10
yıl önce halkımıza, din tüccarları tarafından
kandırılacaksınız, gerek dinsel gruplar, gerekse yazılı, görsel
ve sözlü basın tarafından algı operasyonuna maruz kalacak ve
Atatürk'ten soğutulacaksınız, mevcut rejimin değişmesinin
yanında yer alacaksınız, ülkenin bölünmesine ses çıkartmayacak,
etnik ve mezhepsel bazda kutuplaştırılacaksınız, Mehmetçiğin
öldürülmesine tepkisiz kalacak, ülkenin değişik yerlerinde
patlatılan bombalarla katledileceksiniz ama buna tepki
vermeyeceksiniz ve tüm bu kaos ortamından kurtulmanın reçetesi
olarak sunulacak Anayasa Değişikliği ve Başkanlık
oylamasına Evet
demek durumunda bırakılacaksınız. Evet demezseniz bu kaos
ortamında yaşamaya devam edecek ve patlatılan yeni bombalarla
ölmeye devam edilecekesiniz denilseydi halkımız bunu asla kabul
etmezdi. Lakin geldiğimiz ve ABD ve Batı desteği ile
getirildiğimiz noktada 94 yıllık Türkiye Cumhuriyeti yıkılmayla
karşı karşıya. Emperyalizmin bu topraklarda amacına ulaşması
an meselesi.
Yankee'den yükselen sesler.
Mart 2016 da Erdoğan'ı
Türkiye'nin başına musallat eden isim ve 1994 de Türkiye
parçalanabilir raporunun mimarı Abramowitz ile Edelman Erdoğan'a
istifa çağrısında bulundu. 'Eğer Erdoğan başta
söylediğimiz konularda aynı fikri koruyorsa, ya bunu
gerçekleştirmeli yada derhal istifa etmelidir.' dediler. 10 Aralık
2016'da ise Amerikalı
neo-con yazar Michael Rubin'den daha çarpıcı açıklamalar geldi.
Rubin Türkiye'de psikolojik anlamda bir bölünme
gerçekleşti,Türkiye parçalara ayrılmış durumda. Türkiye'nin
sınırları yakında yakında değişecek.' diyerek BOP projesinin
bitmesine ve yüz yıllık Sevr rüyasının gerçeklemesine az bir
süre kaldığını bizlere açıkca söylemek istedi.
Yurttaşlarım;
Güzel
ülkemin demokrat, vatansever ve aydın yurttaşları, 93 yıllık
Türkiye Cumhuriyeti yıkılma aşamasında. Ben tek başıma ne
yapabilirim demekten vazgeçip, yeni bir milli mücadeleyi
başlatabilmek için adımlar atmaya, birlikler ve gruplar kurmaya ve
ortak hareket ederek oluşturulan bu uyanışın büyümesi
sağlanmalı ve kitlesel bir şekilde bize ait olanlar ve bizleri
yönettiğini sanalardan o yetkiler geri alınmalıdır.
Tepkilerimiz kitlesel halde sokaklarda dile getirilmeli ve geç
olmadan anadolunun tüm şehirlerinde kurtuluş ve mücadele
ateşlerinin yakılması gerekmekte ve mücadeleyi başlatmaya
mecburuz. Yarın herşey için çok geç olmadan bugünden hareket
etmeye mecburuz. Korkma, sen korku nedir bilmeyen bir ulusun
temsilcisisin. Mücadele et ve Vatanını savun. Zaman eğilme vakti
değil bilakis ayağa kalkma zamanıdır.
Halil
Fehmi Dag 28 Aralık 2016 Heidelberg