Türkiye, Batı'nın kirli hedefleri doğrultusunda kimliksizleştirilmeye devam ediliyor. İçten kuşatılan Türkiye, kendi içinde etnik kimliklerle parçalanmaktadır. Özellikle son 10 yıldır Türkiye'nin tüm etnik yapısı dışardan destekle kendi kimliklerini ön plana çıkartmaktadır. Hortlatılan Osmanlıcılık, Kürtçülük, Pontosçuluk, Helenleştirme, Megali İdea (Archon), Alevilerden bir ulus yaratma çabası en göz önünde olanlarıdır. Türkiye'de bir kimlik bunalımı yaratılmaktadır. Tüm bunlar etnik çeşitliliğimiz, farklılığımız zenginliğimizdir aldatmacası ile yapılmaktadır. Adına 'Demokrasi' ve 'Demokratikleşme' denilmektedir. Oysa amaç, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nde ki 'Türklük' kavramının olmadığını yaygınlaştırmaktır. Akabinde de Bağımsız Türkiye'yi bağımlı hale getirerek parçalamak ve Batı'nın sömürüsü haline getirmektir. Daha düne kadar etnik kimliğinden haberdar olmayan Türkiye halkı bugünlerde Emperyalizmin armağan ettiği yeni kimliklerle ayrışma tuzağına düşmüş vaziyettedir. Yine son dönemlerde Türkiye'nin etnik yapısını araştıran kurumlar artmış ve Türk halkının etnik yapısı, yapılan anketlerle rakamlara dökülmeye başlanmıştır. Tehlikenin büyük resmi ve nihai amacı Türkiye'yi Türksüzleştirmek ve Türksüzleştirilen Türkiye'yi parçalamaktır.
Mevcut
iktidarın 'Türkiye'yi Türksüzleştirmek' adına uzun zamandır
çalışmalarına tanıklık ediyoruz. Bunların hepsini sıralamaya
tekrar etmeye gerek yok. Son gelişmelerle birlikte bir kaç örneği
ele almak durum analizi yapmak adına yeterli olacağı kanısındayım.
Erdoğan'ın hedefinde geçenlerde yaptığı açıklamalara göre
Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) adında ki ‘Türk‘
ve Türkiye Barolar Birliği’ndeki (TTB) ‘Türkiye‘
kelimesinin çıkarılması vardı. Bu konu üzerine tartışmalar
yoğun bir şekilde sürerken hükümetin E-Devlet Soy Ağaçı
uygulaması ile karşılaştık. Andımız, Milli bayramlarımız,
Türkiye Cumhuriyeti (TC ) yazısı derken belleklerde ki Türklük
kavramına da bu şekilde bir darbe yapıldı. Böyle bir çalışmanın
yapıldığına dair hiç bilgimiz yokken birden soyumuzu öğrenme
gerçeği ile karşı karşıya kaldık. Bu uygulamaya yoğun bir
talep olduğunu ve sistemin kitlendiğini okuduk. İktidarlığı
boyunca yaptığı işlerle güven kaybeden, sandıklara hile
karıştırıp oy çalan bir hükümetin bu uygulamasına ne kadar
güvenebileceğiz. Durup dururken nereden çıktı bu uygulama.
E-Devlet Soy Ağaçı sorgulama Emperyalizmin Türkiye ve Türk halkı
üzerine oynadığı bir oyundur. Amaç Türkiye'nin Türklere ait
olmadığını göstermektir. Türkiye halkı bu yemi
yutmuş ve soy aramasına katılarak dedelerinin Türkiye'ye
nerelerden geldiğini, hangi ırk ve hangi ırklarla etkileşimde
olduğunu öğrendi. Pek çoğumuz Türkiye'ye ait olmadığımız
gerçeği ile karşılaştık.
Hatırlayalım
Akp'nin İstanbul il başkanı Aziz Babuşçu 'Akp
iktidarından önce hepimiz Türk'tük. Etnik farklılıkları
bahane ederek farklı isteklerde bulunmak yasaktı' demişti.
Yani AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk. Stratejik Düşünce
Enstitüsü Başkanı ve AK Parti MKYK üyesi Prof.Dr. Yasin Aktay
katıldığı bir konferansda 'Türk
diye bir ırk yok' demişti.
E-Devlet
Soy ağaçı uygulaması ile Kürt, Rum, Ermeni, Çerkez, Arap, Laz
ve benzeri kimliklerle tanıştı Türkiye. Türk halkının
benlik algısını bu yeni sistem ile ezip geçtiler. Türkiye'nin
Türkiye olarak kalabilmesi mümkün mü? Türkiye halkı Türk
olmadığını öğrendi. AKP'nin ve Emperyalizmin yüzyıllardır
istediği de bu değil miydi? Artık Türk ve Türkiye'yi silerken
engelle karşılaşma riskini en aza indirdi AKP.
E-Devlet Soyağaçı sorgulama ile Türkiye
dünyanın hiç bir ülkesinde bulunmayan bir uygulama ile ulus
kimliğine yönelik ciddi bir yara almıştır.
17 Şubat 2018 Heidelberg
Halil Fehmi Dağ




