28 Ağustos 2017 Pazartesi

Prof. Dr. Kemal Arı Hildesheim'da

Prof. Dr. Kemal Arı Hildesheim'da



Atatürk ve Türkiye tarihi ile ilgili önemli kitaplara imza atan başarılı akademisyen Prof. Dr. Kemal Arı, ADD Hildesheim'ın davetlisi olarak 10 Eylül 2017'de saat 14.00 de Freizeitheim Ricklingen Fritz-Haake-Saal, Ricklinger Stadtweg 1, 30459 Hannover adresinde bir panel gerçekleştirecek. Halen İzmir 9 Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi bölümünde profesörlüğe devam eden Arı, yurt içi ve yurtdışında pek çok davetlere katılarak Atatürk, Türk devrim tarihi, Mübadele ve Ermeni sorunları ile ilgili konferenaslar vermektedir. Gerek Türkiye'de gerekse ezilen Ortadoğu coğrafyasında bir gün Atatürk'ün tekrar keşfedileceğini dile getiren Arı, Emperyalizmin kıskacında talan edilen bu talihsiz coğrafyanın tek kurtuluşu Atatürk'ü yeniden keşfetmesidir ve ancak bu şekilde kara talihinden kurtulabileceğini söylüyor.

Prof. Dr. Kemal Arı Pek çok değerli kitaba imza atmıştır. İki cilt olarak ele aldığı 'Türk Devrim Tarihi' isimli eserlerinin birinci cildinde 'Türk Devrim Tarihi'nin temellerini, gelişimini ve oluşumunu ele almıştır. Arı bu kitabında, tarih eğitiminin köklü sorunları olduğunu ve bu temel sorunların ise, her biri birbirini yenilemesinden öteye gitmeyen ders kitapları olduğunu belirtmiştir. Tarih ders kitaplarının en büyük eksikliği olarakta, yazanın kendisine bile bıkkınlık veren anlatım ve öze değil, ayrıntının ezberletilmesine dönük algı biçimidir diyor. Bu nedenle, eğitimin belli dönemlerinde, bütünüyle ortak bir kalıptan çıkmış gibi öğrencilerin önüne dayatılan tarih kitaplarının kuru ve yavan anlatımı, tarihten beklenen yararları genç beyinlere sunmaktan öte, gençlerin bellek ve algı dünyalarında çöküntüler ve yanlış saplantılar bile oluşturabileceğini savunuyor sayın Arı. Tüm bu açıklamaların ışığında kaleme aldığı 'Türk Devrim Tarihi 1, Temelleri, Gelişimi ve Oluşumu' ve 'Türk Devrim Tarihi 2, Oluşumu, Öğretisi ve Ülküsü' kitaplarını yazarak Türk devrim tarihinde büyük bir eksikliği gidermiştir.

Prof. Dr. Kemal Arı, 'Suyun İki Yanı: MÜBADELE' isimli eserinde ise mübadele olayını tarihi bir araştırma konusu olarak ele almıştır. Yazar bu kitabında göçmen ve sığınmacıları tarihsel yönden analizini yapmış ve Lozan'dan itibaren başlayarak 80'li yıllarda ki Türk-Yunan nüfus mübadelesine kadar ki dönemde yaşanan mübadele sorunlarını, yaşanılan zorluklar, hastalıklar, hazırlanan ve uygulanan çalışmalarla ilgili yaptığı araştırmaları bu kitabında toplayarak okuyucusuna ve meraklısına sunmuştur.

Prof Dr. Kemal Arı, uzun bir dönemdir titizlikle üzerinde çalıştığı ve 2 ciltten oluşan son kitabı 'Zübeyde'nin Sarı Paşası ATATÜRK 1 ve 2' kitapları ise pek yakında kitapçıların raflarında yerini alacak. Yazar bu kitabında da Atatürk'le ilgili bilinen ve bilinmeyen pek çok gerçeği okuyucunun dikkatine sunmuştur. Ayrıca kitap okuyucusuna, bir annenin gözünden yani Zübeyde'nin gözünden Atatürk'e bakma fırsatı sunmaktadır.

Prof Drç Kemal Arı'nın diğer bazı kitapları ise, 'Atatürkçülük ve Devrimcilik', 'Atatürk ve Aydınlanma', 'Üçüncü Kılıç', 'Başlangıçtan Günümüze Türk Devrim Tarihi', 'Büyük Mübadele ve Türkiyede Zorunlu Göç 1923-1925' dir.

Porf. Dr Kemal Arı'nın son dönemlerde yaptığı bir diğer faydalı çalışma ise 'Tarih ve Günce Dergisi'dir. Bu dergi ile amacının ' Türkiye'de çağdaş tarih araştırmalarına yeni katkılar sunmak ve hem ATATÜRK hem de onun büyük eseri olan Çağdağ Türkiye'nin oluşum süreçleri ile ilgili yeni bilgi, yorum ve analizleri bilim dünyasına sunmak olduğunu belirtiyor. İnternet dergisi olarak yayın hayatına başlayan 'Tarih ve Günce Dergisi' yerli ve yabancı olmak üzere pek çok akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmaktadır. Derginin bilim kurulunda, Azerbaycan, Ukrayna, Yunanistan, Afganistan, Hindistan, İran, Rusya, Kazakistan ve Bulgaristan gibi ülkelerden pekçok akademisyen ve Üniversite destek vermekte ve ortak çalışılmaktadır.

Bu değerli isim Prof. Dr. Kemal Arı, ADD Hildesheim'ın başarılı yöneticilerin azimli çalışmaları sayesinde 10 Eylül'de bizlerle bir araya gelecek. Daha önceden Almanyada yapılmamış olan böylesine önemli bir paneli düşünüp hayata geçiren ADD Hildesheim'ın başarılı başkanı sayın Fatma Anders ve ekibini yürekten kutluyor ve bizlere Prof. Dr. Kemal Arı ile bir araya gelme fırsatı verdikleri için teşekkürediyorum. Hannover şehrinde gerçekleşecek olan bu panele tüm yurttaşlarımızın ilgi göstereceğini umuyor ve başarılı bir panelin gerçekleşeceğine inanıyor. 10 Eylül'de Hannover şehrinde yapılacak olan Prof. Dr. Kemal Arı paneline mutlaka katılın. Bu değerli panelin hepimize çok şey kazandıracağından eminim. Bir kez daha bu değerli buluşmayı organize eden ADD Hildesheim ve ekibini kutluyor başarılar diliyorum.



Prof. Dr. Kemal Arı'nın özgeçmişi;
Kemal Arı, 1965 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlköğrenimini Samsun Cumhuriyet İlkokulu’nda; Ortaöğrenimini Samsun Namık Kemal Lisesi’nde tamamladı. 1985 yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Devrimi Tarihi kürsüsünü bitirdi. 1986’da, Ege Üniversitesi’nin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi okutmanlığını kazandı. Bu üniversiteye bağlı değişik fakültelerinde bir yıl süreyle Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi verdi.

1987 yılında
Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk ilkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü’nde araştırma görevlisi oldu. Aynı enstitüde 1988 tarihinde 1923 Türk Rum Mübadele Anlaşması Sonrasında İzmir’de Göçmenler“ teziyle yüksek lisans, 1993’te de1923 Türk-Rum Mübadele Anlaşması Sonrasında Türkiye’de Göçmenler“ teziyle doktora programlarını tamamladı. Prof. Dr. Kemal Arı, 1993 tarihinde Atatürk ilkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü’nde öğretim görevliliğine ve müdür yardımcılığına atandı.
Askerliğini Genelkurmay ATASE (Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Başkanlığı) Birinci Türk Tarihi Komisyonu’ndaki göreviyle tamamladı. Bu süre içinde, Genelkurmay yayını olarak çıkan Birinci Dünya Savaşı Kronolojisi çalışmasını gerçekleştirdi. Aynı süre içinde Askeri Tarih Araştırmaları Bibliyografyası’nın yayına hazırlanmasını sağladı. Bu dönemde başta azınlık sorunları olmak üzere, Ermeniler ve Ortodoks Rumlar üzerine Genelkurmay Başkanlığı Arşivinde özel izinle araştırmalar gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Kemal Arı, Türkiye’deAzınlıklar Sorunu”nun en önemli evrelerinden biri olan Mübadele” konusu başta olmak üzere tarihsel göçler, Türk denizcilik ve deniz ticareti, yakın dönem İzmir kent tarihi, Türkiye’nin sosyal ve toplumsal tarihi; biyografi, tarih araştırma yöntemleri, Osmanlı paleografyası ve kronoloji konularında uzmandır. Birleşmiş Milletlere bağlı Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin etkinlikleri çerçevesinde Göç ve Mülteci hareketlerine ilişkin eğitim seminerlerinde, komiserlik üyelerine uluslar arası etkinlikler kapsamında Türkiye’nin göç ve mülteci sorununun tarihsel sürecini anlatan çeşitli bildiriler sunmuştur. Sekizinci Beş yıllık Kalkınma Planı’nda “Dış Göçler” komisyonu çalışmalarına katılarak, dış göçler ve sorunlarına ilişkin raportörlük görevi gerçekleştirmiştir.

Prof. Dr. Kemal Arı'nın Başbakanlık Atatürk Araştırma Merkezi Haberleşme Üyeliği, Gnkur. ATASE (Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Bşk.) Türk Askeri Tarih Komisyonu Genel Kurul Üyeliği; Gnkur Atarem (Atatürkçülük Araştırma ve Eğitim Merkezi” üyeliği; Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi, Hava Kuvvetleri Dergisi, Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi(DEÜ, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü yay.), Bilim dergileri başta olmak üzere 10’un üzerinde tarih dergisinde Hakem üyelikleri olup, çok sayıda uluslararası bilimsel etkinlikte düzenleyici, bilim kurulu üyeliği ve katılımcı olarak yer almıştır.
Prof. Dr. Kemal Arı, 2006 yılında Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilimdalı’ndadoçent” ünvanı aldı ve 2008 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü’ne getirildi. Bu enstitünün yüksek lisans ve doktora derslerinin yanı sıra, aynı üniversiteye bağlı çok sayıda fakültede ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin değişik fakültelerinde dersler vermiş ve vermektedir.

28 Şubat 2012 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilimdalı’nda Profesör”ünvanını alan Prof. Dr. Kemal Arı'nın, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi’nin değişik konuları üzerine yazılmış kitapları Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanmış ellinin üzerinde makalesi, tarihi konular üzerine yazılmış tiyatro ve radyofonik oyun senaryo metinleri mevcuttur.

Prof. Dr. Kemal Arı 2017 yılında 'Tarih ve Günce Dergisi' nı internet ortamında yayınını
gerçekleştirmiştir.


28 Ağustos 2017 Heidelberg

26 Ağustos 2017 Cumartesi

Bora ADALET İçin Yürüyor


Bora Çağan 25 aydır Frankenthal mahkemesinde kendisine kurulan kumpası bozmak ve suçsuzluğunu ispatlayabilmek için mücadele etti. Görgü tanığı olmayan, kiralık şahitlerle, delilsiz ve bir takım dalaverelerle cezalandırılması sağlandı. Frankenthal mahkemesi skandal bir karara daha imza attı ve Bora'ya 3 yıl 6 ay hapis cezası verirken kaçma ihtimali olduğu için pasaportuna el konuldu. Çağan ailesi 25 aydır ADALET mücadelesi vermesine rağmen Frankentahl mahkemesi sucsuz bir Türk gencini cezaya çarptırdı. Bora mahkemede sucsuz olduğunu ve hata yapıyorsunuz diye haykırarak bu cezayı kabul etmeyeceğini belirtti. Bora kendisine yapılan ADALETSİZLİĞİ tüm dünyaya duyurabilmek için hatalı bir karara imza atarak bir kez daha skandala neden olan Frankenthal mahkemesinin önünden Postdam'a yani 2. Friedrich'in mezarına ve meşhur 'Berlinde Hakimler Var' sözünün kahramanı olan değirmenci Arnold Sanssouci adına yapılan Sans Souci Sarayı' na yürüyüş başlattı. Bora'nın sloganı, 'Böyle yanlış kararların tekrarlanmaması için, hukukun ve sistemin sağlanması ve gerilememesi için yürüyorum'. 
Bora'nın bu ADALET yürüyüşünde annesi de eşlik edecek. Bora, Frankethal ile Postdam arası yaklaşık 600 kilometrelik yürüyüşüne dün başladı. Bora emin adımlarla ADALET için yürüyor.

Bora'nın başlattığı ADALET yürüyüşünü neden Frankethal şehrinden Postdam şehrine gerçekleştirdiğini merak ediyorsanız. Aşağıdaki meşhur hikayeyi okumanızı öneririm. Borayı o zaman daha iyi anlabilirsiniz.

Yaşadığımız ülkelerde Bora'ya yapılan adaletsizliklerin yaşanmaması için birlik olmaya ve ortak mücadele etmeye mecburuz.
Arnold Sanssouci ve 2. Friedrich Hikayesi



Prusya Kralı Büyük Friedrich, Potsdam Ormanları’nda gezinirken bir değirmenin bulunduğu tepenin yanındaki  değirmeni satın alınmasını ve yerine muhteşem bir saray yaptırmak ister.
Değirmenin sahibi bulunur ve arazinin değirmenle birlikte satın alınmak istendiği söylenir. Ama değirmenci teklifi kabul etmez.
Değirmenci kralın huzuruna çıkarılır.
Kral, değirmenciye “Arazine saray yaptırmak istiyorum” der ve değerinden kat be kat fazla paralar önerir.

Fakat değirmenci satışa razı olmaz.
Kral sinirlenir ve “Sen benim Prusya Kralı Friedrich olduğumu bilmiyor musun yoksa?” diye sert çıkar.
Değirmenci “Biliyorum. Biliyorum. Senin kral olduğunu biliyorum. Ama ben de bu değirmenin ve arazinin sahibi Sans-Souci’yim” yanıtını verir.
Kral “Madem benim kim olduğumu biliyorsun, o halde zorla alabileceğimi de biliyor olmalısın. Bakalım o zaman ne yapacaksın? Benim binlerce askerim var. Senin kimin var?” der.
Değirmenci tarihe geçecek şu sözü söyler:
“Berlin’de hakimler var. Ben de onlara güveniyorum.”
Kral bu cevap üzerine şu ünlü sözü söyler:
“Hiçbir güç, hiçbir iktidar, kral dahi olsa adaletten üstün değildir.”
Kral İkinci Friedrich bu yel değirmeninin Prusya Krallığı devam ettikçe korunmasını ister ve değirmenin  altında olan tepeye sarayını diker ve adını da “Sans-Souci Sarayı” koyar.

Hikaye budur. Bora doğruluğuna inandığı Arnold Sanssouci'nin cesaretiyle 2. Friedrich'in adaleti için yürüyor. Adaletin bu hikayedeki gibi saf ve eşit kalması gerektiğini savunuyor Bora.

Adaletin, ırk, din, mezhep, renk, dil, zenginlik, fakirlik ayırtmaksızın hepimize eşit uygulanması mecburdur. “Hiçbir güç, hiçbir iktidar, kral dahi olsa adaletten üstün değildir.”


26 Ağustos 2017 Heidelberg