12 Eylül 2017 Salı

Şerif Mardin Üzerine

Şerif Mardin Üzerine

Veziri rezil, rezili vezir yapmakta üstümüze yok. Bunun tek nedeni bir türlü törpüleyemediğimiz cehalettir. Okuyarak, araştırarak cehaletimizi törpüleyebilsek iste o zaman kimin vezir kimin rezil olduğunu daha kolay anlayabiliriz. İşte o zaman ne veziri rezil, nede rezili vezir yaparken kendimizi rezil duruma düşürmekten kurtarabiliriz.

Şerif Mardin vefat etti ve tüm medyada adına methiyeler düzüldü. Daha düne kadar ismini duymadığımız Mardin'in ölümüyle ne kadar önemli bir isim olduğunu öğrendik. Lakin çok az kalem Mardin'in gerçekten ne olduğuna değinebildi. Ve inanıyorum ki yine çok azımız Mardin'in gerçekten kim olduğunu öğrenemedi.

Toplumun neredyse her kesiminde görev alan amerikancılara göre Türkiye çok büyük bir değerini kaybederken, onurunu ABD satmayanlar ise kaybedenin AMERİKA olduğu vurgusunda hemfikirdi.

Gelin beraber Şerif Mardine'e göz atalım ve Atillah İlhan'ın tabir ettiği gibi Türkiye'yi batıran aydınlardan olup olmadığına bakalım.

Son dönemlerdi 'DERİN TARİH' aslı astarı olmayan pekçok sahte belgeler ile dikkat çeken dergi Şerif Mardin ile2014 nisan ayı sayısı için Said Nursi üzerine bir söyleşi yapıyor. Mardin, Said nursi için 'Bediüzzaman herkesin savaştığı bir ülkede bir bütün oluşturmaya girişti.' diyor.
Ahmet Taner Kışlalı hain bir saldıraya kurban gitmeden 4 gün önce yani 17 Ekim 1999 Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan konusu Gülen cemaati olan 'Tanrı'yı Kim Kullanır?' isimli yazısında bakın neler yazıyor Şerif Mardin hakkında.
Derken sahneye Prof. Şerif Mardin gibi, özellikle Amerikalılar nezdinde büyük saygınlığı olan bilim adamları çıkmışlar. Said-i Nursi’yi peygamberlik düzeyine çıkaran, mucizeler yarattığını öne süren, “Anadolu aydınlanmasının öncüsü” gibi gösteren, övücü kaynakları alıp karşıt kaynaklara sırt çeviren, çok “bilimsel”(!) incelemeler döktürmüşler.

Ardından, Sayın Mardin’in Türkiye Bilimler Akademisi’ne üye yapılması için baskılar başlamış. İç ve “dış” baskılar… Özellikle de basındaki bazı numaracı cumhuriyetçiler tarafından desteklenen ve körüklenen baskılar.'

Mustafa Yıldırım Şerif Mardin- CIA- Marine Clup isimli yazında ise yapılan bgizli bir toplantıyı detaylarını ve bu toplantıda var olan Şerif Mardin'i anlatıyor. Yazının ilgili bölümü aynen aşaığıda olduğu gibidir. Lütfen dikkatlice okuyun.

'Deniz Kulübünün Amerikano-Turko konukları
Merve Safa abu-Şanab Kavakçı’nın meclise yürümesinden yalnızca on beş gün önce ilginç grup, 9 Nisan 1999'da, Washington'daki Marine Club (Deniz Kulübü)’da toplandı.
Etkin kişilerin katıldığı yemekli-viskili toplantıya katılanlar sonradan çok ünlendiler:
Henri J. Barkey: ABD Dışişleri adına toplantıyı düzenledi. O zamanlar ABD Diplomatları Araştırma ve İstihbarat Bölümü sorumlusuydu. Dışişleri CIA irtibat elemanı dul Elen Laipson'un arkadaşı, sonradan kocası oldu. CIA'nın "Ilımlı İslam" operatörü Graham Fuller'le birlikte Kürtlerle ilişkiler kurdular, paneller düzenlediler, ortak kitap yayınladılar.
Barkey, Barzanilerle birlikte çalıştı, onlar için toplantılar düzenledi. George Bush Jr. Başkan olunca CIA merkezinde görelendirildi.
Alan Makowsky: Fethullahçıların polislerini, bazı subayları, T.C başbakanlarını, bakanlarını, belediye reislerini konuk eden, ABD-İsrail örgütü WINEP (Washington Yakındoğu Politika Enstitüsü) Türkiye Şefi.
Morton Abramowitz: ABD Ankara eski Büyükelçisi, Fethullah Gülen'în, Türkiye Cumhuriyetinin kökünü sökecek yeni İslamcıların önünü açan Ilımlı İslam operatörü.
Kemal Kirişçi: Boğaziçi Üniversitesinden TESEV ve USIP projecisi. (Ayrıntılar ve paralı ilişkiler için bkz. Sivil Örümceğin Ağında ve Ortağın Çocukları)
Ahmet Evin: Sabancı Üniversitesi’nde dekan. (Bu üniversitedeki ABD destek merkezi-istasyon için bkz. Ortağın Çocukları).
Sabri Sayarı: Boğaziçi ve Amerika arasında gidip gelenlerden RAND’ın eski danışmanı. (Sayarı ve CIA raporları için bkz. Sivil Örümceğin Ağında)
Hakan Yavuz: Nurcular üstüne derin araştırmalar yapmış, 1999'a göre, 14 yıldır Amerika’yı yurt edinen Utah Üniversitesi öğreticisi.
ABD destekli Şerif Mardin
CIA elemanı Barkey'in başkanlığındaki toplantının şeref konuğuydu Şerif Mardin.
Prof. Şerif Mardin, Cemal Kutay’ın yapılmayan görüşmeler ve olmayan belgeler üstüne yazdıklarını esas aldı ve “Bediüzzaman Saidi Nursi” adıyla Amerika'da okunmak üzere İngilizce kitabını yayınladı. Sözde bilimsel yapıtı yaratan Mardin Bilderberg üyesiydi.
Şerif Mardin, Nurculara-Fethullahçılara yaranmak için yazdığı kitapla Saidi Kürdi-Nursi'yi "eşsiz bilim adamı kimliğine kavuşturdu, Ona tüm felsefi, fenni, teknik kitapları okutturdu.... (Gerisi için bkz. Meczup Yaratmak -Saidi Kürdi-Nursi ve Yanıltma Ustaları)
Şerif Mardin daha ünlenmemişti. Türkiye Bilimler Akademisi'ne üye olmak istedi. Erdal İnönü önermişti. Prof Ayhan Çavdar başkanlığındaki akademi onu yetersiz bularak kabul etmedi. Vay sen misin etmeyen! ABD Büyükelçiliği Prof. Ayhan Çavdar'a tehditler savurdu. Çavdar ailesi çok sıkıntılar çektiler.
2002'den sonra Akademi yeni İslamcı liberallerin ağına düşünce kurucu başkan Prof. Ayhan Çavdar akademiden ayrıldı.'



Atillah İlhan Türkiye'yi hep aydınlar batırır halkta kurtarır demiştir. Sizce Şerif Mardin Türkiye'yi batıran aydınlardan mı? Buna karar verecek olacak sizsiniz. Fakat şunu bilmenizi isterim ki Türkiye'nin ABD güdümünde hareket ederek kitaplar yazarak, rezilleri vezir yapanlara değil Atatürk'ün Bağımsız Türkiye Cumhuriyetine layık ve emperyalizme karşı mücadele eden savunuculuğunu yapan aydınlara ihtiyacı vardır.

12 Eylül 2017 Heidelberg