Almanya
Neden Göçmelerden Ordu Kuruyor?
Ahmet'in
Hikayesi
Federal
Hükümetin Ordu Sorumlusu Hellmut
Königshaus,
ordunun askerlik mesleğine ilgi duyan personel bulmakta zorlandığını
söyledi.
Konigshaus,
'Alman
ordusunun yurt dışı görevlerinde farklı etnik kökenden gelen
askerlerin dil ve kültürleri yakından tanımaları sayesinde
işlerini kolaylaştırdıklarını ve bu şekilde göçmen
askerlerin öneminin daha iyi anlaşıldığını vurguladı'.
Federal
ordu sorumlusunun kamuoyuyla paylaştığı 2012'de ki "Göçmen
Askerler"
raporunda bölümünde önemli bilgilere yer veriliyor. Yurtdışında
ve özellikle Müslüman ülkelerde Alman ordusunun misyonlarının
artmasıyla Müslüman
Alman
askerlerin dil ve kültürü bilmelerinin büyük katkı sağladığı
ifade ediliyor. Son
yıllarda militarist dış politikayla dünya üzerindeki çıkarlarını
askeri yöntemlerle korumanın politikasını yapan Almanya şimdi de
ordusunda ki göçmen ve mülteci asker sayısını artırma için
çalışmalar yapıyor.
Ayrıca
alman "Bild" Gazetesi'nin haberine göre, ordu içinde
sayıları giderek artan Müslümanlar için ordunun imam arandığı
haberini Almanya Savunma Bakanlığı da doğruladı.
Gazetenin
haberine göre Müslüman askerler için orduya imam alma ihtiyacı
Alman Ordusu içinde her beş askerden birinin göçmen kökenli ve
genelde de Müslüman olmasından kaynaklandı.
Aşağıda
ki paragrafı lütfen dikkatli okuyun. Çünkü Ahmet'in hikayesi
bölümünde bu açıklama gerçeklerle uyuşmayacak. Alman
Ordusu, yetiştirdiği askerlerde iki önemli özellik arıyor:
Ahlaki ve
fiziki uygunluk.
Koblenz Federal Askeriye İç İdare Merkezi Uluslararası İlişkiler
Uzmanı Yarbay Dr. Pihl. Uwe Ulrich, askerlerin işe alınması ve
daha sonrada süreli yada mesleki asker olarak seçilmelerinde rol
oynayan çok önemli iki kriterin bunlar olduğuna dikkat çekiyor.
Alman
ordusu 'Büyük Proje, Pilot Bölge Projesi, Pilotprojekt '
gibi kampanyalarla göçmeleri alman ordusuna katılmayı
teşvik ediyor. Yapılan yazılı açıklamalarda, lise eğitimini
veya mesleki eğitimini tamamlayamamış yani bir anlamda başarısız
eğitimsiz ve Türkçe bir tabir ile daha ,y,i anlaşılması için,
'bir baltaya sap olamamış' kişilerin dahi askeriye ye almak
için çalışmalar başlattı. Göçmen gençler arasında yayılan
bu haber sonrasında pekçok başarısız göçmen genci Alman
ordusuna başvuru yapıyor ve çoğu kabul ediliyor.
Yazımızın
kahraman Ahmet, bu kişilerden sadece biri. Aslen Halep'li bazı
akrabaları Türkiye'de bazıları ise Suriye'de yaşıyor. Kendisi
Almaya'da 40 yaşında, düzgün bir mesleği yok, kısa boylu ve
göbekli ve miyop yani uzağı göremiyor. Koblenz Federal Askeriye
İç İdare Merkezi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Yarbay Dr.
Pihl. Uwe Ulrich yukarda açıkladığı özelliklere hiç uymuyor.
Bu
özeliklere uymayan Ahmet ve Ahmet gibilerin Alman Ordusunda asıl
görevleri ne olacak?
Ahmet, arkadaş çevresinde sıkça konuşulan bu askerlik konuları
sonrasında arkadaşlarıyla Alman ordusuna başvuruyor. Kabul
edileceğine inanmıyor. Ama yinede denemekte fayda var diyerek
başvuruyor. 40 yaşını aşmış düzenli bir mesleği ve geliri
yok. Ahmet, sonuça kendiside inanamıyor ve kısa boylu ve göbekli
olmasına rağmen alman ordusuna kabul ediliyor. Alman Ordusu 40
yaşına kadar parlak bir hayat kuramayan Ahmet'e inanılmaz bir
fırsat sunuyor. Ahmet bir Almanla evli, 6 yaşında bir kız çocuğu
babası ve şubat ayında oğlu doğacak. İçinde bulunduğu gerçeğe
kendiside inanmıyor ama maddi getirisinin çok olacağının
farkında. Fakat manevi götürüsünü hesaplayamıyor. Peki nasıl
oluyorda hiç bir kritere uymayan Ahmet Alman ordusuna kabul
ediliyor. Garip değil mi?
Kim bu Ahmet ve Ahmetler?
Ahmet,
Halep'li Kürtçe, Arapça, Türkçe ve Almanca biliyor. Bu
özellikleri alman ordusu için aranılan kriter aslında. Fizik
önemli değil. Koblenz şehrinde özel eğitimler almaya başladı
Ahmet. Bugünlerde en çok konuştukları konu görev icabı
yurtdışına (ortadoğu) gitmesi durumunda hesabına yatacak olan
paranın çokluğu. Anlattığına göre başvuru esnasında Alman
Ordusu evrak imzalatıyor 'Görev icabı yurtdışana gider
misin?' Bu soruya 'evet' diyenler alınıyor 'hayır'
diyenler kabul edilmiyor. Alacağı maaşı bilmiyor ama aldığı
duyumlara göre 7 bin avro her ay hesabına yatacak. Normal
yaşantısında bir yılda kazanamadığı bu parayı, Alman ordusu
kendisine bir aylık maaş olarak ödeyecek.
Alman
ordusunun Ürdün'de üssü var, gidersek oraya gidicez diyor.
-
Napacaksınız Ürdün de?
- Terörü bitireceğiz. Ürdün halkına yardım edeceğiz, Demokrasinin gelmesini sağlayacağız diyor.Kullandığı bu kelimelerin, kurduğu bu cümlelerin ne kadar tehlike arz ettiğinin farkında değil. Ahmet ne için kullanıldığının farkında değil. Şimdi kendisini ayrıcalıklı hissediyor. 40 yaşına kadar bir baltaya sap olamayan, kendisine ve ailesine faydası olmayan Ahmet şimdi Ürdün halkına yardım edecek.
- Ürdüne Demokrasi götürecek.
- Ey Ürdünlüler Kaçın Demokrasi Geliyor!Ahmet ve ailesi hesabına yatacak olan yüklü maaşı bekliyorlar. Hayatları kurtulacak fakat Ahmet bu cehennemden nasıl kurtulacak. Çocuklarına bir ömür babalık yapabilecek mi belirsiz.
Bu
yazıyı yazdığımda Ahmet Alman ordusuna daha yeni girmişti. Yani
2 ay önce yazılan bir yazı. Bana 6 ay eğitim alacaklarını ondan
sonra Ürdüne gideceğini söylemişti. Dün Ahmet'in Ürdün'de
olduğunu öğrendim. Yani 3 aylık bir eğitim sonrası Ahmet
Ürdün'e gönderilmiş. 3 ay eksik eğitim aldı. Bu neyin
aceleciliği. Yoksa Ahmet yarın Ürdün'e 'Demokrasi 'getirmeye
mi başlayacak?
Daha
önce de DEMOKRASİ yalanıyla ülkelerin talan edildiğini
gördük. Yoksa yarın aynı yalanla Ürdün'ün yok edilmesine mi
tanıklık edeceğiz.
18
Aralık 2017
Halil Fehmi Dağ




