Ermeni Terörü ve Türk
Diplomatlarına Yönelik Cinayetler
Enver Ergun Cinayeti
Soykırım yerine Büyük
Felaket aldatmacası;
Adına
ne derseniz deyin, ister bilgi eksikliği, ister satılmışlık,
isterseniz ihanet. Hepimizin hatırlayacağı gibi bir grup
aydınımız (Prof. Ahmet İnsel, Prof. Baskın Oran, Dr.Cengiz Aktar
ve gazeteci yazar Ali Bayramoğlu önderliğinde) Aralık 2008'de
1915 tehcir olaylarını
'Büyük Felaket'
adı altında özür dileme kampanyası gerçekleştirdiler. Ne var
bunda diyebilirsiniz. Bu aydın grubunun Ermeni Soykırımı yerine
Büyük Felaket adını kullanmaları sizce tesadüf mü? Hayır
değil zaten söz konusu işin mimarları takip edildiğinde bu
cümlenin bilinçli bir şekilde kullandıklarını çok net
anlayabilirsiniz. Soykırım savucularının 1915 olayları için
geliştirdikleri ortak bir dildir
'Büyük Felaket'. Ermeniler
1915 olayları için kullandıkları 'medz
yeğem' kelimesinin
anlamıdır Büyük
Felaket.
Soykırım, kelime itibariyle itici ve insanları ürkütmek için
yeterli bir kelime. Bu imza kampanyasında da soykırım kelimesinden
kaçınılmış kulağa daha masum gelen fakat bu kesimi savunanlar
için soykırım anlamı taşıyan Büyük
Felaket
kelimesini kullanmıştır. Sırf bunlar mı bu kelimeyi terci
edenler. Hayır değil, küreselleşen dünyada pek çok ülkede
Türkiye ile siyasi ve ticari ilişkilerinin bozulmaması, geniş
kitlelerin tepkisini çekmemek için soykırım yerine
Büyük Felaket'i kullanmaktadır. Bunun en iyi örnekleri
1915 olayları için Obama'nın ardından Trump'un da Büyük
Felaket terimini kullanmasıdır. Bu terim Türk halkını
kandırmaya yönelik bir kelime oyudur. Soykırım savunucularının
soykırım adı altında başaramadıkları desteği bu terim altında
daha rahat başardıkları gerçeğidir. Yani Büyük Felaket terimi
türk halkına ve Türkiye'ye kurulmuş bir tuzaktır. Bunun farkına
varmayarak Büyük Felaketi desteklersek soykırım gerçeği
tarafımızca destek bulacak ve kabul edilmiş olacaktır. Oynanan
bu kelime oyununa karşı uyanık olmalıyız.
Hepimiz ermeniyiz ve soykırım
pankartı arkasından yürüyen milletvekilleri;
Bu kampanyanın devamında bilindiği
gibi Hrant Dink'in cinayetinden sonra herkes Hepimiz Ermeniyiz
sloganıyla caddelere döküldü. Soykırım pankartlarının
arkasından CHP milletvekilleri yürüdü. (O dönem CHP genel başkan
yardımcıları Şafak Pavey ve Sezgin Tanrıkulu, CHP milletvekili
Umut Oran, CHP İstanbul Milletvekilleri Süleyman Çelebi ve Kadir
Gökmen Öğüt, Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün, İzmir
milletvekilleri Mustafa Moroğlu ve Alaattin Yüksel'di)
Hatırlarsanız Ermeni Diasporasına
destek devletin başından da geldi. Ermeni diasporası, Erdoğan'ın
2014'de 24 Nisan olayları için yayınladığı taziye mesajını
bir nevi özür olarak kabul etti. Dünya, Türkiye devletinin bu
asılsız suçlamalar karşısında taziye mesajı sunması
diasporaya büyük bir ödün koz verdiği görüşünde hemfikir.
Ermenilere verilen neden Türklere
verilmiyor;
Ülkemizde Ermeni soykırımına destek
verenler ne yazık ki Ermenilerin Türklere karşı uyguladıkları
katliamlara sessiz kalıyorlar. Neden Ermenistan politikacıları ve
aydınları ortak bildiri hazırlayarak bizlere uyguladıkları
katliamlar için özürdileme nezaketi göstermiyor. Asala Terör
örgütlerinin acımasızca katlettiği diplomatlarımız için bir
anma, bir kınama bir özür kampanyası neden göremiyoruz. Amaç
barışmak değil mi neden ortak adımlar atılmıyor. Yapılan tek
şey Türkler Soykırım yaptı. Tek taraflı yaptığınız bu
kampayalarla çözüme destek sunmak yerine taraf oluşunuzu
belirtiyor ve sorunun çözümü için çaba sarfetmiyorsunuz.
Sorunun çözümden uzaklaştırıyorsunuz.
Türk diplomatlara karşı işlenen
cinayetlere kayıtsız kalmak;
Yıl 19 Kasım 1984 yani bundan 33 yıl
önce bugün, Viyana'da Türkiye'nin BM temsilciliğinde görevli
Enver Ergun, aracında başından üç kurşunla vurularak
öldürüldü. Cinayeti Ermeni Devrimci Ordusu adlı örgüt
üstlendi. Örgüt cinayet sonrası saldırıları devam edeceği
açıklamasını yaptı. Viyana'nın göbeğinde güpegündüz
işlenen bu hunharca cinayet sonrasında katil kaçtı. Üstelik
Enver Ergun birleşmiş milletler görevlisi. Ergun'ün öldürülmesi
ile Ermeni terörüne Viyana'da verdiğimiz üçüncü şehidimiz.
Viyana Büyükelçimiz Daniş Tunalıgil 22 Ekim 1975'de silahlı
saldırı sonrasında, Viyana Büyükelçiliği Çalışma Ateşimiz
olan Erdoğan Özen 201 Haziran 1984 bombalı saldırı sonucu
öldürüldü.
Birileri özür dileme, hepimiz
Ermeniyiz sloganı atmaya, Ermeni soykırımı pankartı arkasında
yürümeye ve taziyeler sunma telaşı içindeler. Ama hiç biri
Ermeni teröristlerince öldürülen diplomatları gündeme
getirmiyor. Bizim acılarımız sahipsiz bırakılırken Emperyalizm
elinde oyuncak gibi oynadığı ve gerçeklerden saptırılan bu
acıları sahiplenmek ne kadar doğru. Bizler ne kadar kolay
uzaklaştırılmışız gerçek kimliğimizden ve özümüzden.
Bizler tam anlamıyla ne zaman vatansever olacağız.
Enver Ergun, Ermeni terörüne kurban
verdiğimiz diplomat şehitlerimizden sadece biridir. Merhum Ergun'un
ve diğer şehit diplomatlarımızın hep hatırlanması ve
unutulmamaları dileğiyle.
19 Kasım 2017 Heidelberg
Halil Fehmi Dağ
