Suriyede gerçekleşen savaş
nedeniyle, canını kurtarmak isteyen milyonlarca Suriyeli ülkelerini
terk etmek zorunda kalmıştı. Dünyanın değişik ülkelerine ve
özellikle Batı Avrupaya yoğun bir insan göçü gerçekleşti.
Almanya'da bu göç dalgasından büyük ölçüde etkilendi ve 500
bin üzerinde savaş mağduru mülteciye 2015 de sınırlarını
açtı. Mülteci akınlarının başladığı ilk günlerde Almanlar
bu durumdan son derece rahatsız oldu. Kimileri mülteci olayına
karşı olduklarını açıkça söylerken büyük bir çoğunluğu
susmayı tercih etti. Zira 'Nazi' damgasıyla damgalanmaktan
korkuyorlardı. Alman halkı üzerinde oluşan bu negatif düşünceyi
yok etmek için medya kuruluşları devreye sokuldu. Gelen
mültecilerin, üniversite mezunu olduğu ve Almanya ekonomisine
büyük katkı sağlanacağına dair yazılar yazıldı, reklam
filmleri çekildi. Alman halkından, mültecilere karşı sevecen
olmaları ve kucak açmaları istendi.
Fakat yapılan bu tür göz boyama
taktikleri Almanlar üzerinde etkili oldu. Almanlar, bir şekilde
mülteci akınını kabullenir hale getirildi. Almanya mültecilere
kapılarını açarak ciddi sorunlarla karşılaşacağından
habersizdi. Alman medyasının yaptığı açıklamalar gerçeği
yansımıyordu. Gelen mültecilerin %75 eğitimsiz kişilerden
oluşmaktaydı. Daha o yıllarda mülteci olarak Batı Avrupaya
gelenlerin savaş suçlularından oluştuğunu söylemiş fakat
ciddiye alınmamıştık. Bu büyük mülteci grup daha çok
erkeklerden oluşmaktaydı. Oysa savaşlarda en çok mağdur olan,
kadınlar, çocuklar ve yaşlılardı. Nedense bu mülteci grubunun
içinde bu kesimde pek insana ratslanmmıyordu. Almanya'da 2015 den
günümüze kadar Suriyeli mültecilerin karıştıkları, pek çok
cinayet, gaps, tecavüz, taciz, kavga ve benzeri olaylar
gerçekleşti. Almanya karşılaştığı bu şiidet olayların karşı
şaşkındı. Bu olayların artış göstermesi Almanya ve Batı
ülkelerinde sağ partilerin oy artışına neden oldu. Gözle
görülür bir şekilde ciddi bir yabancı düşmanlığı başladı.
Bu yabancı düşmanlığını, Almanyada yaşayan her kesimden
göçmen hissetti.
Almanya'da bugünlerde mülteci olarak
gelen savaş suçluları siyasette ciddi bir kriz nedeni.
FDP
milletvekili Linda Teuteberg'in soru önergesine hükümetin verdiği
cevaba göre, 2014-2019 yılları arasında savaş suçlusu
şüphesiyle 5 bin ihbar yapıldı. Federal Göç ve Mülteci Dairesi
(BAMF) bu ihbarları ‘Uluslararası Hukuka Göre Suç’ başlığıyla
Alman Asayiş Şubesi (BKA) ve Federal Savcılığa iletti. Başka
yerlerden de 210 ihbar geldi. Savaş suçlusu şüphesi bulunan bu
kişilerin iltica başvurusu yaptıkları belirtildi. Ancak Asayiş
Şubesi ve savcılık şimdiye kadar 129 olayla ilgili soruşturma
başlattı.
2015-2016 yılları arasında gelen 3 bin 800 ihbardan ise sadece 28’i hakkında soruşturma açıldı. Olayın ortaya çıkması üzerine bir açıklama yapan Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer, dosyaların rafa kaldırılmadığını, önceliğine göre tarihlendirildiğini kaydetti. İçişleri Bakanlığından bir sözcü de sayının çok yüksek olmasının, hepsinin ifadesine başvurulmasına imkân sağlamadığını kaydetti. Soru önergesini veren FDP milletvekili Linda Teuteberg, “Almanya savaş suçlularını koruyamaz.' açıklamsını yaparak tepkisini gösterdi.
Alman
medyasının bu konuyu haber bültenlerine taşıması ise Alman
vatandaşları arasında tedirginliğe neden oldu. Mülteci
konutlarında kalan mültecilerin savaş suçlularını ihbar ettiği
ve tahmine göre 7000 savaş suçlusunun Almanyadan bulunduğu
tahmin edilmekte.



