13 Kasım 2017 Pazartesi

CHP'ye Dönerciden Başkan Yapmak

Olmaz demeyin elbette olur. Dönerciden, çöpçüden, çiftciden ve her meslekten başkan, tarihci, araştırmacı ve siyasetçi çıkabilir. Bunun için yüksek öğrenim tahsilide gerekmez, ilkokul mezunu olmanızda önemli değildir.  Veya melek yüzlü genç bir kızdan katil veya çirkin bir erkekten  büyük bir yardımsever olabilir. Ve bu kişiler bir tarihçiden daha iyi bir tarihçi, bir başkandan daha iyi bir başkan veya daha iyi bir araştırmacı ve siyasetçi olabilir. Emekle, alın teriyle çalışılıp kazanılan ekmek parası her ne meslekten olursa olsun kutsaldır ve saygı duyulmalıdır. Hiç bir insanoğlunun bu tarz meslekleri hor ve küçük görmesi kabul edilemez. Zaten sorunda bu değildir. Sorun cin olmadan adam çarpmaya çalışmaktır. Bu masum mesleklerde çalışan masum insanları kirli çıkarları için kullanan çakallardır.

İlk meslek olan dönerciyi ele alarak konuyu açalım ve ekleyelim bu dönerci siyasete atılsın bir partinin her hangi bir şehrinde örgüt başkanı olsun. Birde ağzına bir parmak bal sürülsün ve denilsin ki seni milletvekili yapacağız. Gülmeyin belki siz buna inanmayabilirsiniz ama dönerci inanır ve ayakları yere basmaz. Yetersizseniz biliniz ki başkan değilsinizdir. Birileri sizi basamak olarak kullanmakta ve toplum içindeki kariyerinizi yerle bir etmektedir. Diksiyon ve vizyon kötüdür, birileri yazar elinize verir siz okursunuz. Çevrenizde dost gibi görünen yüzlerce insan vardır. Hepsi gerçekleri görür, bilir ama sesini çıkartmaz size gerçekleri söylemez ve sizin  daha çok küçük düşürülmenize göz yummar.  Neden , çünkü kişinin kendi çıkarları için gerçekci davranmama halidir bu. Bu insanlar dürüst olsa ve gördükleri gerçekleri dile getirme cesareti gösterseler sorun kendiliğinden çözülür zaten. Ama onlar inatla başkanım sen çok iyisin diyerek yapmacık alkışlarlar sizi şımarttırlar.  Köre kör demek, topala topal demek ayıptır. Fakat körü bilerek uçurumun ucuna getirmek veya topala hendek atlatmak ise dosta atılabilecek en büyük kazık ve ihanettir. Sözünü ettiğimiz dönercinin çevresinde ki sahte insanlar tam da bunu yapmaktadır. Dönerci kendine gülen ve dost gibi görünen çalışma arkadaşlarından kazık yemektedir. Aslında hepsinin çıkar ve menfaat ve beklentisi vardır bu siyaset denen kirli oyundan.  Dönerciye gerçekci davranmamakta ve yer yer dönerciyi pohpohlayarak hata üstüne hata yapmasına neden olmaktadırlar. Dönerci büyük bir bataklığa saplandığında dost görünenlerin maskesi teker teker düşmeye başlar ve art niyet ortaya çıkar. Zaten beceriksizdi, siz benim başkanlığımı eleştirdiniz ama  bu dönerci beni bile mumla arattı, zaten bundan bir b.k olmayacağını biliyorduk ve bunu hepinize gösterdik. Dönerci oyuna getirilir başkanlığı boyunca para ve itibar kaybeder. Dönerci kendi cehaletinin farkında olsa zaten bu görev bana göre değil diyerek maskara olmaktan kurtulur. Kendi cehaletini ölçemeyenler ise maskara olur.


İnsanlar kendilerini geliştirerek kendi uzmanlık alanlarının dışında da çok başarılı olabilir. Bu takdir edilmesi bir durumdur. Erbabı olduğunuz meslek her neyse veya bulunduğunuz statü gibi emperyalizmin saçma sınıflandırmalarında bulunursanız bulunun her  zaman daha fazlasını yapmaya elverişlidir insanoğlu. Yeterki eksikliğini görsün ve bunu telefisi için çalışsın.

Peki nasıl olacak bu? Hadi bir dönerciyi ele alalım, bu dönerci Almanya da yaşasın ve ondan bir başkan yaratalım. Bu kişi pek çok nedenden dolayı iyi bir tahsil alamamış ve belkide baba mesleği olan dönercilikte hayatını kazansın. Fakat bu dönerci azimli ve çalışkan. Almancası ve Türkçesi çok iyi, hem okuyup hemde yazabiliyor. Almanya'da uyum sorununu aşmış. Alman derneklerinde üye, yerel siyasi parti derneklerine üye, sosyal yardım projeleri üretiyor ve gönüllü çalışıyor. Türk derneklerinin hepsine eşit mesafeli ve her türlü inanç merkezleriyle dialog halinde. İnsana sadece insan olarak değer veren birisi. Dönerci dönercilik dışında kendini geliştirmiş. Kitaplar okumuş, bilgi dağarcığını geliştirmiş, dünya siyasetiyle ilgileniyor, Almanya'da ki Türk toplumunun sorunları üzerine mücadelesini veriyor. Sanatçıya ve sanata değer veriyor. Halk müziğinin dinliyor bunun yanı sıra Almanca opera ve müzikallere gidiyor. Herkese karşı hoşgörülü ve eşitci. Hem Alman toplumu hemde Türk toplumu tarafından takdir edilen bir kişilik haline geliyor dönerci. Herkes onun dönerciliğini  değil çalışarak elde ettiği kaliteyi ve kültürü konuşuyor. Toplantılara davet ediliyor ve girdiği her toplulukta saygı görüyor. Böyle bir dönerciyi her siyasi parti havada kapar. Ender bulunacak bir değerdir böyle bir dönerci. Böyle bir dönerciye her meslekten insan çekinmeden oy verir destekler.

Peki sizin tanıdığınız dönerci bu özelliklere sahip mi. Yani sizin dönerciniz başkan mı yoksa maskara mı? Ben ortada kullanılan bir gariban bir dönerci görüyorum. Biri bu dönerciyi uyarsın.