21 Şubat 2020 Cuma

Masallar Şehri Hanau Irkçı Bir Saldırı ile Kana Bulandı...


Masallar Şehri Hanau Irkçı Bir Saldırı ile Kana Bulandı...

Hanau şehri Almanya'nın Hessen eyaletinde yaklaşık 30 bin Türk'ün yaşadığı bir şehir. Şehir, Grimm kardeşlerin şehri olarak ta biliniyor. Şehrin her yeri Grimm kardeşlerinin ve masallarının heykelleri ile süslüdür. Grimm kardeşler deyince akla hemen, Pamuk Prenses ve 7 Cüceler, Rapunzel, Hansel ve Gratel, Bremen Mızıkacıları, Parmak Çocuk, Uyuyan Güzel, Fareli Köyün Kavalcısı, Kırmızı Başlıklı Kız gibi ünlü masallar geliyor. Hanau şehri böylesine büyük bir yazar kardeşlerin şehri olduğu için her zaman gururluydu. Fakat 19 Şubat 2020 saat 22 sularında bu güzel şehir ırkçı bir saldırı sonrasında kana bulandı.
Hanau belediye başkanı Claus Kaminsky 'Bundan sonra şehrimiz böyle anılacak' dedi. Masallar şehri Hanau'nun geleceği ırkçı bir saldırı ile kana bulandı.
Olay yerini ziyaret eden Almanya Başbakanı Angela Merkel ise 'Irkçılık zehirlidir, Nefret, Kin zehirlidir' açıklamasında bulundu.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'da olay yerini ziyaret ederek çelenk bıraktı. 'Toplum olarak birlikte dyuruyourz, hiç bir şeyin gözümüzü korkutmasına izin vermiyoruz ve ayrışmıyoruz.' dedi.


Yapılan bu bidik ve sıradan açıklamalar Hanau daki ve Almaya'nın genelindeki göçmenleri rahatlatmaya yetmedi. Almanya'nın pek çok şehrinde bu saldırıyı protesto amaçlı mitingler yapıldı. Hanau saldırısı Almanyada aynı anda birden fazla kişinin ölmesine neden olan ve silahla gerçekleştirilen en büyük ırkçı saldırı olarak tarihe geçti. Irkçı saldırgan Alman Tobias Rathjen, internette paylaştığı videolarında, 'Orta Doğu, Kuzey Afrika, Latin Kökenliler, Yahudiler ve Türkleri artık Almanyadan sürmenin imkanı kalmadığı için yok etmeyi düşündüğünü' belirtiyor. Saldırgan ayrıca, 'beni polis takip ediyor biliyorum ' açıklamasında da bulunuyor. Fakat Alman polisi tarafından bir önlem alınmıyor ve o kanlı saldırı gerçekleşiyor. 43 yaşında ki saldırgan aşırı sağcıların internet sitelerini aktif olarak kullandığı ortaya çıktı. Saldırıda kullandığı silahı ise internetten satın aldığı gelen bilgiler arasında. Söz konusu silah 2016 da Münih'te bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen saldırıda da kullanıldığı ortaya çıktı. Saldırganın aynı zamanda bir avcı derneğine üye olduğuda belirlendi. Katil, Hanu şehrinde iki farkli Nargile kafeye ve bir büfeye yönelik gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 5 Türk olmak üzere 9 kişiyi katlediyor. Büfe saldırısında hamile bir Alman ile eşide hayatını kaybediyor. Katil daha sonra evine giderek annesini öldürüyor ve cinayetleri kendisi işlediğine dair bir mektup yazarak intihar ediyor. Alman yetkili makamları bu çok bilindik senaryoya inanmamızı istiyor.
Görgü tanıklarının anlattığına göre saldırı iki kişi ile yapıldı. Peki diğer saldırgana ne oldu? Bu konunu araştırılmasına bile gerek görülmedi. Saldırgan saldırısını gerçekleştirdi ve evinde intihar etti ve olay kapandı. 9 masum insanın ölümüyle sonuçlanan bu feci saldırının hikayesi bu kadar basit olmamalı.


Almanyada yapılan ırkçı saldırılarda saldırganların sağ olarak ele geçirilmesi nedense mümkün olmuyor. NSU davasında iki saldırganın karavanda ölü ele geçirildiğini ve suçlarını kabul ettiklerine dair bir not bıraktıklarını unutmayalım. Yakalanan tek sanığın yargılanması ise başlı başına bir hukuk skandalı idi. Yine 2 yıl evvel Berlin'de Noel pazarına bir kamyon girmiş ve insanların ölmesine neden olmuştu. Olayın akabinde katil zanlası olay yerinde kimliğini düşürüyor ve sonrasında bulunduğu yerde silahsız olmasına rağmen öldürülerek ele geçiriliyor. Hanau olayında da benzer bir senaryo ile karşı karşıyayız.


Hanau da yapılan bir sokak röportajnda görgü tanıklarından birinin ifadesi ise son derece ilginç. Saldırganı kaçarken gören bu görgü tanığı aynen şunları söylüyor. 'Alman medyasının katil diye verdiği kişi ile benim gördüğüm kişi aynı değil.' https://www.youtube.com/watch?v=bLYZOwXgoTY 
                                             Alman medyasına göre katil Tobias Rathjen

Her saldırının ardında olduğu gibi bu saldırıda da şüpheli noktalar var. Bu saldırı ile biz göçmenlere bir cafede bile artık rahat oturamazsınız deniliyor. Irkçılık, Almanya ve Avrupada gittikçe güçleniyor. Siyasi otoriterler bu konu hakkında önlem almak için çaba sarfetmiyor. Gittikçe güçlenen ırkçı partilerden, güç ve cesaret alan yabancı düşmanları çok rahat bir şekilde kanlı saldırılar düzenleyebiliyor. Avrupada yaşayan göçmenlerin geleceği büyük bir tehlike altında. Hanau bu saldırıların ilki değil ne yazık ki sonuncusu da olmayacak.

Bu saldırı, Almanya'da güçlenen aşırı sağ partisi AFD nin oylarını düşürmeye yönelik bir saldırı olabilir mi? Aşırı sağ partisi AFD daha geçen günlerde NRW eyaletinin Krefeld şehrinde Türk düşmanlığı ile ilgili resimlerin olduğu bir boyama kitapçığını dağıttı. Boyama kitapçığında bulunan bazı resimleri aşağıda, dikkatli bir şekilde inceleyerek gelinen tehlikenin boyutlarını görebilirsiniz. 




Sadece ekmek parası kazanmak için memleketinden bu topraklara gelen gurbetçiler günümüzde ne yazık ki ırkçıların hedefi haline geldiler. Yarın hangi göçmenin hayalleri bir ırkçı tarafından kana bulanacak. Bizler yarın hangi göçmen için ağlayacağız, feryasın edeceğiz. Irkçılık yüzünden sönen ocaklar, yanan yürekler ve akan gözyaşları hiç dinmeyecek ve bitmeyecek. Başın sağolsun Hanau.

21 Şubat 2020
Heidelberg