Masallar Şehri Hanau Irkçı Bir
Saldırı ile Kana Bulandı...
Hanau şehri Almanya'nın Hessen
eyaletinde yaklaşık 30 bin Türk'ün yaşadığı bir şehir.
Şehir, Grimm kardeşlerin şehri olarak ta biliniyor. Şehrin her
yeri Grimm kardeşlerinin ve masallarının heykelleri ile süslüdür.
Grimm kardeşler deyince akla hemen, Pamuk Prenses ve 7 Cüceler,
Rapunzel, Hansel ve Gratel, Bremen Mızıkacıları, Parmak Çocuk,
Uyuyan Güzel, Fareli Köyün Kavalcısı, Kırmızı Başlıklı Kız
gibi ünlü masallar geliyor. Hanau şehri böylesine büyük bir
yazar kardeşlerin şehri olduğu için her zaman gururluydu. Fakat
19 Şubat 2020 saat 22 sularında bu güzel şehir ırkçı bir
saldırı sonrasında kana bulandı.
Hanau belediye başkanı Claus Kaminsky
'Bundan sonra şehrimiz böyle anılacak' dedi.
Masallar şehri Hanau'nun geleceği ırkçı bir saldırı ile kana
bulandı.
Olay yerini ziyaret eden Almanya
Başbakanı Angela Merkel ise 'Irkçılık zehirlidir, Nefret,
Kin zehirlidir' açıklamasında bulundu.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter
Steinmeier'da
olay yerini ziyaret ederek çelenk bıraktı. 'Toplum
olarak birlikte dyuruyourz, hiç bir şeyin gözümüzü korkutmasına
izin vermiyoruz ve ayrışmıyoruz.'
dedi.
Yapılan
bu bidik ve sıradan açıklamalar Hanau daki ve Almaya'nın
genelindeki göçmenleri rahatlatmaya yetmedi. Almanya'nın pek çok
şehrinde bu saldırıyı protesto amaçlı mitingler yapıldı.
Hanau saldırısı Almanyada aynı anda birden fazla kişinin
ölmesine neden olan ve silahla gerçekleştirilen en büyük ırkçı
saldırı olarak tarihe geçti. Irkçı saldırgan Alman Tobias
Rathjen, internette paylaştığı videolarında, 'Orta
Doğu, Kuzey Afrika, Latin Kökenliler, Yahudiler ve Türkleri artık
Almanyadan sürmenin imkanı kalmadığı için yok etmeyi
düşündüğünü' belirtiyor.
Saldırgan ayrıca, 'beni
polis takip ediyor biliyorum '
açıklamasında da bulunuyor. Fakat Alman polisi tarafından bir
önlem alınmıyor ve o kanlı saldırı gerçekleşiyor. 43 yaşında
ki saldırgan aşırı sağcıların internet sitelerini aktif olarak
kullandığı ortaya çıktı. Saldırıda kullandığı silahı ise
internetten satın aldığı gelen bilgiler arasında. Söz konusu
silah 2016 da Münih'te bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen
saldırıda da kullanıldığı ortaya çıktı. Saldırganın aynı
zamanda bir avcı derneğine üye olduğuda belirlendi. Katil, Hanu
şehrinde iki farkli Nargile kafeye ve bir büfeye yönelik
gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 5 Türk olmak üzere 9
kişiyi katlediyor. Büfe saldırısında hamile bir Alman ile eşide
hayatını kaybediyor. Katil daha sonra evine giderek annesini
öldürüyor ve cinayetleri kendisi işlediğine dair bir mektup
yazarak intihar ediyor. Alman yetkili makamları bu çok bilindik
senaryoya inanmamızı istiyor.
Görgü
tanıklarının anlattığına göre saldırı iki kişi ile yapıldı.
Peki diğer saldırgana ne oldu? Bu konunu araştırılmasına bile
gerek görülmedi. Saldırgan saldırısını gerçekleştirdi ve
evinde intihar etti ve olay kapandı. 9 masum insanın ölümüyle
sonuçlanan bu feci saldırının hikayesi bu kadar basit olmamalı.
Almanyada
yapılan ırkçı saldırılarda saldırganların sağ olarak ele
geçirilmesi nedense mümkün olmuyor. NSU davasında iki saldırganın
karavanda ölü ele geçirildiğini ve suçlarını kabul ettiklerine
dair bir not bıraktıklarını unutmayalım. Yakalanan tek sanığın
yargılanması ise başlı başına bir hukuk skandalı idi. Yine 2
yıl evvel Berlin'de Noel pazarına bir kamyon girmiş ve insanların
ölmesine neden olmuştu. Olayın akabinde katil zanlası olay
yerinde kimliğini düşürüyor ve sonrasında bulunduğu yerde
silahsız olmasına rağmen öldürülerek ele geçiriliyor. Hanau
olayında da benzer bir senaryo ile karşı karşıyayız.
Hanau
da yapılan bir sokak röportajnda görgü tanıklarından birinin
ifadesi ise son derece ilginç. Saldırganı kaçarken gören bu
görgü tanığı aynen şunları söylüyor. 'Alman
medyasının katil diye verdiği kişi ile benim gördüğüm kişi
aynı değil.' https://www.youtube.com/watch?v=bLYZOwXgoTY
Alman medyasına göre katil Tobias Rathjen
Her saldırının
ardında olduğu gibi bu saldırıda da şüpheli noktalar var. Bu
saldırı ile biz göçmenlere bir cafede bile artık rahat
oturamazsınız deniliyor. Irkçılık, Almanya ve Avrupada gittikçe
güçleniyor. Siyasi otoriterler bu konu hakkında önlem almak için
çaba sarfetmiyor. Gittikçe güçlenen ırkçı partilerden, güç
ve cesaret alan yabancı düşmanları çok rahat bir şekilde kanlı
saldırılar düzenleyebiliyor. Avrupada yaşayan göçmenlerin
geleceği büyük bir tehlike altında. Hanau bu saldırıların ilki
değil ne yazık ki sonuncusu da olmayacak.
Bu
saldırı, Almanya'da güçlenen aşırı sağ partisi AFD nin
oylarını düşürmeye yönelik bir saldırı olabilir mi? Aşırı
sağ partisi AFD daha geçen günlerde NRW eyaletinin Krefeld
şehrinde Türk düşmanlığı ile ilgili resimlerin olduğu bir
boyama kitapçığını dağıttı. Boyama kitapçığında bulunan
bazı resimleri aşağıda, dikkatli bir şekilde inceleyerek gelinen
tehlikenin boyutlarını görebilirsiniz.
Sadece ekmek parası
kazanmak için memleketinden bu topraklara gelen gurbetçiler
günümüzde ne yazık ki ırkçıların hedefi haline geldiler.
Yarın hangi göçmenin hayalleri bir ırkçı tarafından kana
bulanacak. Bizler yarın hangi göçmen için ağlayacağız,
feryasın edeceğiz. Irkçılık yüzünden sönen ocaklar, yanan
yürekler ve akan gözyaşları hiç dinmeyecek ve bitmeyecek. Başın
sağolsun Hanau.
21 Şubat 2020
Heidelberg






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder