18 Ocak 2017 Çarşamba

AK Parti bir proje miydi?

Zaman yazarı Ali Bulaç, 2014’de Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı'nın dile getirdiği ve kendisini de şahit tuttuğu "Abdurrahman Dilipak AKP'nin ABD, İngiltere ve İsrail'in desteğiyle kurulduğunu söyledi" iddiasını doğrulayarak, "Dilipak bunları –ifadelerde bazı değişiklikler olsa da- anlattı" dedi. Milli Görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan'ın da vefatından önce bir görüşmede kendisine "AK Parti’nin nasıl kurulduğunu uzun uzun anlattığını ve elindeki bazı belgeleri gösterdiğini" dile getiren Bulaç, M. Ali Bulut’un yazdıklarına dayandırdığı BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve Tayyip Erdoğan arasında dikkat geçen bir diyaloğu da şöyle aktardı:
"O dönemde bu proje rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’na da teklif edilmiş. Yazıcıoğlu, Erdoğan’a: “Kardeşim zaman ve hadiseler bana öğretti ki, Amerika’nın desteğindeki bir siyasete hizmet edilmiyor. Eğer millete dayanarak siyaset yapacaksan geleyim. Aksi takdirde Amerika hep kendine hizmet ettirir.” Tayyip Bey ona, “Bir müddet Amerika’nın dediklerini yaparız, sonra millete hizmet ederiz. Mani olurlarsa dirsek vurur, gideriz.” deyince rahmetli, “Amerika dirsek vurulacak bir güç değil. Fil ile gireceğin yataktan ezilerek çıkarsın.” demiş, teklifi nazikçe reddetmiş."
Bulaç'ın Zaman'da "AK Parti bir proje miydi?" başlığıyla yayımlanan (22 Aralık 2014) yazısında bakın ne diyor.
Geçenlerde Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, +1 TV’ye verdiği röportajda Abdurrahman Dilipak’ın, “AK Parti’nin bir proje olarak ABD, İngiltere ve İsrail tarafından kurulduğunu iddia ettiğini”, kuruluşuna destek veren güçlerin, şu üç şeyi talep ettiğini söyledi:
Yankee’nin talepleri;
“1. Biz sizi iktidara taşıyalım.
2. Size iktidarda sorun çıkaracakları opere edelim.
3. Size gerekli finansal destekleri getirelim.” AK Parti’den istenenler de şunlardı:
a. İsrail’in güvenliğini artıracaksınız, önündeki engelleri kaldıracaksınız.
b. Büyük Ortadoğu Projesi yani sınırların değişmesi.
c. İslam’ın yeniden yorumlanmasında bize yardımcı olacaksınız.”
Ayrıca makalesinde ilginç açıklamalar yapmış bakın ne diyor Bulaç.
1998’lerden başlamak üzere Amerikalılar, sıklıkla bizlerle görüşmeye başladılar. Biri gidiyor, üçü geliyordu. Sordukları şuydu: “Türkiye’de dindar zemini kuvvetli bir iktidar mümkün mü?” Ben ana fikir olarak şunları söylüyordum: “Türkiye’de İslami-muhafazakâr aktörlerin belirleyici rol oynadığı bir döneme giriyoruz. Kronikleşmiş sorunlarımızı eski zihniyetle çözemeyiz; bölge gibi Türkiye de yeniden şekillenmek durumunda, Batı İslam’a, Müslümanların hayat tarzına ve kaynaklarına saygı göstermelidir. Batı ile savaşmak zorunda değiliz ama Batı’nın süren tahakküm ve hegemonyası altında Ortadoğu böyle devam edemez. İsrail sınırlanmalı, rejimler demokratikleşmeli, kaynaklar adil dağıtılmalı, İslam’ın cevaz verebileceği siyasetlere engel olunmamalı.”
Abdullah Dilipak Yeni dönemde Türkiye için mümkün bir siyasi proje hazırladı, bundan hayli saygın kişilere bahsetti. Ve onun ifadesine göre Ankara’da birilerine çalıştığı dosyayı verince, Amerikalıların görüşme trafiği değişti, bir süre sonra Dilipak, projesinin “bazı değişiklikler”le AK Parti olarak ortaya çıktığını gördü. Bundan sonrası hepimizin malumu!
Amerikalılar, ikna edebilselerdi söz konusu projeyi Erbakan hocaya uygulatmayı düşünüyorlardı, ancak o reddetti. Erbakan hoca vefatından önceki son görüşmemizde AK Parti’nin nasıl kurulduğunu uzun uzun anlattı, elindeki bazı belgeleri bana gösterdi; Ertan Yülek Bey şahittir.
Görüyorsun Amerikalılar amaçlarına ulaşmak için neredeyse kapı kapı dolaşıp bir hain aramışlar ve bu hain bulunmuş. Yurttaşlarım İsrail Büyük Ortadoğu projesinin gerçekleşmesini istemiyorsan Başkanlık sitemine Hayır de. Başkanlık sistemi emperyalizmin, Türk ulusunun ulusal birliği ve toprak bütünlüğünü ortadan kaldırmaktır. Ülkene sahip çık Türkiyem.
18.Ocak 2017 Heidelberg

MEB Türkçe’ye Darbe Yaptı! Farkında mısınız?

Hızlı bir şekilde bu toprakların kimyasını değiştiriyorlar ve biz mışıl mışıl uyuyoruz. Neden?
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilkokul ve ortaokul Türkçe müfredat programında köklü değişikler yaptı. Programa göre, artık öğrencilere Türkçe derslerinde gramer ağırlıklı bir eğitim verilmeyecek. Bu kapsamda daha önceki müfredatta sekizinci sınıfa kadar toplam 494 olan Türkçe müfredat kazanımları, 366'ya indirilerek, sadeleştirildi. Yeni Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda Türkçe öğretiminin yanında zihinsel becerilerin geliştirilmesi amaçlandı. Bitişik eğik yazı uygulamasına devam edilen Türkçe programında, PISA ve PIRLS gibi uluslararası sınavlardaki kazanımların ağırlığı da artırıldı. Buna göre, Türkçe derslerinde öğrencilerin metin içerisinde açıkça verilen bilgiler doğrultusunda bilgiyi bulma, bilgileri sıralama ve gruplandırma gibi basit düzeyde işlemler yapacak. Geçmiş yıllarda 2. sınıftan itibaren başlayan dil bilgisi kazanımları, güncellenen programda 5. sınıftan itibaren sözlü iletişim, okuma ve yazma öğrenme alanlarının içerisine yerleştirildi. Güncellenen programda ilk dört sınıf seviyesinde dil bilgisi kazanımlarına yer verilmedi. Taslakta, yorum gerektiren açık uçlu ve klasik sınavlar, izleme testleri, tema sonu değerlendirme testlerinin de puanlama sistemine getirilmesi planlaması yer aldı. Yenilenen müfredatla birlikte Türkçe dersinin değer aktarımındaki rolü de göz önünde bulundurularak milli, manevi, ahlaka ve evrensel değerler ön plana çıkarıldı. İlkokullardaki hayat bilgisi ve ortaokullardaki sosyal bilgiler derslerinde, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliklerine yer verildi. Birinci sınıftan itibaren hayat bilgisi derslerinde milli günler ve bayramlar başlığı altında işlenecek. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, altıncı sınıf sosyal bilgiler derslerinde ayrı bir ünite olarak okutulacak.
Cumhuriyetin içini oyuyorlar tüm temel taşların yerlerini değiştiriyorlar ve bizler bunları görmüyor farklı şeylerle muhatap ediliyoruz. Bu konu hakkında muhalafetin CHP herhangi bir açıklama ve itirazını görmedim. Gören varsa uyarsın lütfen. CHP mecliste kırmızı kart sallamaya devam ederken adamlar Türkiye Cumhuriyeti yıkmaya devam ediyorlar.
18.Ocak 2017 Heidelberg