10 Şubat 2017 Cuma

Apo'nun Özgürlüğü için Avrupa'da başlatılan Yürüyüş

Apo'nun Özgürlüğü için Avrupa'da başlatılan Yürüyüş

Eski adı Yek-Kom olan ve yeni adı Nav-Dem olarak bilinenAlmanya Demokratik Kürt Toplumunun organize ettiği 'Öcalan'a Özgürlük' adı altında Almanya'nın değişik şehirlerinde düzenlenen ve 1 Şubat'ta başlayan yürüyüşler devam ediyor. 1 Şubat'ta Lüxemburg, Postdam-Berlin, Hamburg, Hildesheim-Hannover, Bremen, Duisburg-Düsseldorf, Leverkusen-Düsseldorf, Erfurt, Darmstadt-Wiesbaden, Heibronn-Stuttgart, Dachau-München'dan başlatılan bu yürüyüşler 11 Şubat'ta Fransanın Strasburg kentinde AHİM'de bitirilmesi planlanıyor. Yürüyüşcüler bugün itibariyle güney Almanya'nın ST Leon-Rot köyünde gerçekleştirdikleri yürüyüşle Strassburg'a doğru yöneldiler.
Konu ile ilgili Nav-Dem yaptığı açıklamada;
15 Şubat'ta tutukluluğunun 18. yılını dolduran Abdullah Öcalan'a uluslararası düzenlenen komplonun yıldönümü olacağı ve 18 yıldır, Abdullah Öcalan'ın insanlık dışı koşullarda yaşadığı buna rağmen Kürt sorununun çözümüne yönelik önerileri geliştirerek bölgedeki silahlı çatışmalara karşı çalıştığı iddia ediliyor.

Bir kaç ülkede yaşayan kürtlerin (Türkiye, Irak, İran ve Suriye) kendi ülkelerini kurmayı gerçekleştirmedikleri ve sadece Irak'ta bir bölgenin kendilerine tahsis edildiği söyleyen Nav-Dem
bu birleşmeye Türkiyenin karşı olduğu ve AKP'nin ateşle oynadığı açıklamasını yapıyor. AKP ve MHP'nin tek adam devleti kurmak istediklerini ve ayrıca AKP 'nin, aşırı ırkçı, milliyetçi MHP ile idam cezasının getirilmesi yönünde çalışma yaptıkları yazılıyor.

Nav-Dem, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'a karşı 18 yıldır uygulanan yoğun zihinsel ve fiziksel işkencelerin yapıldığı, Apo'nun olumsuz koşullarda ve tek hücrede kısıtlanmış bir yaşam sürdüğü ve Apo'nun yaşamı ve sağlığı için ciddi endişe duyduklarının dile getiriyorlar.
Türk milliyetçileri AKP ile birlikte kürt sorununu yok etmek istediklerini ve bunun için şiddete başvurdukları ve şehirleri yıktıkları ve politikacılarını hapishaneye attıklarını ve amaçlarının Öcalan'ı öldürmek olduğunu ileri sürüyorlar.
5 Nisan 2015 yılından bu yana, hükümetin Öcalan ile tüm toplantılarını iptal ettiği, Apo'nun çözüm dışına itildiği yazılıyor.
24 Temmuz 2015 yılından bu yana, Türkiye'de ve Kürdistan da Kürtleri ve Kürtlükle alakası olan herşeyi yıpratılıyor yok ediliyor deniliyor. Belediye başkanları ve milletvekillerinin sudan sebeplerle hapishaneye atıldığı ifade ediliyor.
Kürtlerin başı Apo'nun Kenya'dan Türkiye'ye getirilmesinin ve tutukluluk süresinin 18 yılını doldurmasını prostesto ederek Öcalan'a özgürlük istediklerinin ve Kürdistanın satatüsünün verilmesini istedikleri açıklamalar arasında.

Bu yürüyüşe Alman devleti tarafında terörist ilan edilen ve RAF Berlin (Rote-Armee-Fraktion ) yani Kızıl Ordu Fraksiyonu da destek veriyor. Eski popülerliği kalmayan bu bu terör örgütü 1977 yılında Alman Sonbaharı olarak bilinen ulusal krize yol açan eylem dahil pek çok kanunen ağır suç sayılan eylem yapmıştır. Buna karşılık Batı Alman hükümeti, RAF'ı bir terörist örgüt olarak tanımlamıştı. 30 yıllık varlığı boyunca örgüt çoğu şoför, koruma görevlisi gibi 34 kişinin ölümüne, birçok kişinin de yaralanmasına yol açtmıştır.

Öcalan'a Özgürlük adı altında bir kaç yıldır Avrupa'nın değişik şehirlerinde organize edilen bu tür protestolarda ne yazık ki PKK sempatizanları ile PKK'ya karşı olan Türkleri karşı karşıya getirmekte ve iki halk kutuplaştırılmakta ve tansiyonu yükseltilmektedir.
1993 yılında Almanya'da PKK resmen yasaklanmasına rağmen Almanya’daki PKK dernek, halk merkezi, kültür merkezi, enformasyon ve dayanışma merkezleri gibi örgütlenmeler Almanya Demokratik Kürt Toplumu Federasyonu (Nav-Dem) kontrolünde faaliyet göstermektedir; bu faaliyetler paravan isimli dernekler tarafından da yürütülmektedir. PKK terör örgütünün Almanya’daki tüm gösterileri ve diğer propaganda faaliyetleri açık şekilde örgütün sembolleriyle yapılsa da bu eylemleri yapan gruplara polis tarafından hiçbir müdahalede bulunulmamaktadır.


Canım ülkemin iç dinamiklerini oluşturan tüm unsurların ipleri ne yazık ki emperyalizmin elleri arasında. Ve Ülkem ırk ve din merkezli bir iç savaşa sürükleniyor. Bu topraklara huzur getirecek politikaların daha fazla zaman kaybetmeden uygulanması çok önemlidir. 

10 Şubat 2017 Heidelberg 


https://www.navdem.com/langer-marsch-in-zehn-unterschiedlichen-deutschen-staedten-freiheit-fuer-abdullah-oecalan-einen-status-fuer-kurdistan/

https://www.youtube.com/watch?v=a4vKQwxanuU

Onlar ve Bizler!

Onlar ve Bizler!
Neyin kavgasını verdiğimizden bile haberdar değiliz. Onların sayfalarına giriyorum arasıra, çoğu zamanda bizim sayfalarda geziniyorum. Onlar ve bizler farklı iki Türkiye yaratmışız. Ne konuştuğumuz dil ortak, ne acılarımız nede mutluluklarımız. Onlar yapılacak referandumun refah getireceğine inanırken, bizler bir felakete sürükleneceğimize inanıyoruz. Ne çok ayrışmışız, bu ayrışma birbirimizi öldürmeye gidebilecek bir derecede. Cehaletten beslenen bir iktidar var karşımızda mayası ise din. Dini bu iktidarın elinden kurtarmadan, ve bu cehaleti eğitmenin yolları bulunup acil önlem alınmadan bu savaşı kazanmak mümkün değil. Ve çok geç olmadan 'Onlar ve Bizler' kavramlarını yıkarak sadece biz diyebilecek bir Türkiye yaratmaya mecburuz. Dinle korkutulup cahil bırakılan ve cehaletten beslenen bu siyasi sistem acilen değiştirilmeli. Evet ve Hayır sorgulanmasının yapılması ve Ülkemizin bu aşamaya getirilmesi bile büyük bir aldatmacadır. Oyuna gelmeyen. Ülkemizin sorunu EVET ve HAYIR demek değildir. Ülkene sahip çık Türkiyem.
9 Şubat 2017 Heidelberg