12 Mayıs 2017 Cuma

Atatürkçülüğünüz Kaç Gram?

Atatürkçülüğünüz Kaç Gram?

Hep ben çok bilirim mantığı ile hareket edip bir şey bilmeyenler yüzünden bu durumlara düştük.
Atatürkçü Düşünce Derneklerinde, İşçi partililer (şimdiki tabela ismi Vatan Partisi, lakin ben ısrarla işçi partisi demeye devam edeceğim.) ile CHP'liler arasında gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında ciddi bir sürtüşme mevcut. Problem daha çok işçi partili kesimde, geçmişlerine sürgen çekip birden hepimizden daha iyi Atatürkçü olarak meydanlara çıkan bu kesim türlü ali cengiz oyunlarıyla yönetimlerinde daha çok CHP'lilerin bulunduğu Atatürkçü Düşünce Derneklerini ele geçirme ve bu dernekleri kendi düşüncelerine hizmet eden bir yer yani kendi düşüncelerini üyelerine empoze ettikleri ve çoğu zamanda İşçi partisi ve yan kuruluşlarına maddi destek sağlamak amacıyla ADD'leri ele geçirme derdindeler.
Gelin biraz örneklerle olayı açıklayarak Hildesheim'da kurulmak istenen ikinci ADD derneğine bağlayalım.
İşçi partisinin CHP seçmenini nasıl ikna ederek kendi düşüncelerini empoze ettiğini bir anımı anlatarak aktarmak istiyorum sizlere. Yaşadığım şehirde Mannheim'da CHP'li yaşlı bir ADD üyesi ile 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra yine o ADD'de verilen bir kahvaltıda ayak üstü seçimlere dair konuştuk. Yaşlı CHP'li bir kaç gündür Ulusal kanalı izlediğini ve oyunu CHP'ye verdiği için pişman olduğunu söyledi. 'Ama sen ulusal kanal izlemezdin ne oldu', diye sorduğumda kahvaltı salonunda bulunan ve İşçi partili olan kişiyi göstererek 'Ulusal kanal'da bazı programları izlememizi  tavsiye etti bizde kıramadık'. Bu kısa anıdan da anlaşıldığı gibi ADD'leri ele geçiren İşçi partililer üyelerin aklını çelmek için Ulusal kanala yönlendiriyorlar. Ulusal kanal'da bu görevini layıkıyla yapıyor. Ayrıca 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden önce CHP'den istifa eden bir isim, Kasım 2015 de  panel yapmak  için başka bir ADD tarafından Almanya'ya davet edilmişti. O dönemde ADD Mannheim başkanlığında bulunan Nil hanımla irtibata geçilerek bir panelde orada yapılması kararlaştırılmıştı. Bu paneli o dönemler işçi partililer hemen sahiplendi. Neden sahiplenmesinler, CHP'de gördüğü aksaklıklar nedeniyle CHP'den istifa eden bu isim, yaz ayında yapılacak olan genel seçimler için çok büyük bir kozdu isşi partilier için. Bu ismi al ADD leri dolaştır anti CHP propagandası yaptır ve ADD lerde bulunan  CHP'li üyelerin aklını bulandır ve oyların CHP'ye gitmesini engelle. Bu panele katılımı sağlamak için o güne kadar ADD Mannheim ile ilişkisi olmayan daha doğrusu daha önceki yönetimler tarfından ADD Mannheim'a sokulmayan, kapısından içeriye giremeyen işçi partililer what's up üzerinden panel davetiyesi yaparak panele katılımın çok olması için çalışmışlardır. ADD Mannheim'da  düzenlenen bu panelde  CHP'nin içindeki olumsuzlar anlatılmış ve bir nevi CHP'li üyelere anti CHP propagandası yapılmıştır. Bu ismin paneline katılan  bir CHP'li 'CHP'den istifa eden bu panelistin, ülkemizde ki olumsuzluklardan nasıl kurtuluruz bunun için ne yapmalıyız nasıl hareket etmeliyiz adına hiç bir şey anlatmadı sadece CHP'yi kötüledi' dedi. ADD Mannheim'ın etkinliğinde işçi partililerin foksiyonu nedir ve bu zamana kadar ADD Mannheim'ı ele geçiremeyen bu kişiler kimin sayesinde birden ADD Mannheim'ı sahiplendi ve destek verir hale geldi. Bu kişi kim? ADD Mannheim'ı işçi partililere açan bu isim zamanı geldiğinde bu yazımın altında kendisini deşifre edecektir. Bu isim yaşanan Egemen Bağış olayından sonra yapılan genel kurulda aday olmuş ve kazanmıştı. Bu isim adaylığını koyduğunda yanımda oturuyordu ve ona dedim ki, ADD Mannheim'ı işçi partililer senin sayende ele geçirecek, ve buradan işçi partisine rant sağlayacaksın. Burada gördüğün ve belli bir miktarda emekli maaşı alanlar bu insanları sömüreceksiniz. Senin derdin Atatürk değil senin derdin İşçi partisine nasıl fayda sağlayabilirim. Açık yüreklilikle söylediğim sözler sonrasında  bu kişi bundan hiç hoşlanmadı ve o gün bugündür bana ayrı bir düşmanlığı var. Canı sağolsun. Zamanla onun ne kadar haksız olduğunu hep birlikte göreceğiz. Bizzat kendisi bunu bize ispatlayacak.

Zaten genel itibariyle İşçi partililerin düzenlediği panellerin ana teması CHP'yi baltalamaktan geçiyor. Bu olmazsa olmazları. Düzenledikleri bu panellerde bu kişiler daha çok bu düşünceye yakın isimlerin kitapları satılıyor, ayrı bir köşede Ulusal kanal ve Aydınlık gazetesine üye kazandırılmak için standlar kurularak maddi kazanç sağlanıyor. Bu konular hakkında ADD Stuttgart, ADD Karlsruhe ve ADD Mannheim ın yaşadığı sıkıntılar ortadadır. ADD'leri ele geçiremeyen İşçi partililer çareyi yakın bir şehirde veya aynı şehirde başka bir Atatürkçü Düşünce derneği kurmakta bulurlar. Bu çok Atatürkçü İşçi partlili ADD'ler çakma 15 Temmuz darbesini Avrupa'da protesto etmek için AKP'lilerce organize edilen 'Demokrasi Mitinglerine' katılarak güya Cemaati protesto ettiler. Şaka gibi değil mi?
Gelelim ADD'leri bir çatı altında birleştirmek için Avrupa Atatürkçü Düşünce Birliğine. Ağırlıkla İşçi partililerden oluşur. Bu nedenle bazı ADD'ler bu birlik çatısı altında bulunmak istemezler. Birliğe üye olan dernekler üye sayılarının %10'nu (hata varsa düzeltilebilir) oranında gelirini birliğe ödemeleri gerekmektedir. Gerek İşçi partililerin ağırlıkta olması gerekse üye gelirlerinden birliğe ödeme yapılması nedeniyle birlik dışında kalmak isteyen ADD'ler mevcuttur. Problem burada başlıyor İşçi partililer bu dernekleri içlerine dahil etmek için dernek yöneticilerini yıldırma ve caydırma taktikleri uyguluyor. Uzun zamandan beri bu uygulamalara maruz kalan dernek ise ADD Hildesheim derneği. Israrla Avrupa Atatürkçü Düşünce Birliğine dahil olmak istemeyen bu dernek ve yöneticileri sanal alemde hakarete uğruyor, iftira atılıyor ve bilinçli bir karalama kampanyası yapılıyor. Dernek yöneticileri yaşanan bu anlamsız suçlamalar ve baskılar sonucu derneği kapatma kararı alıyor. Lakin bir kaç yürekli insanımız derneğin yaşatılması gerektiğini savunuyor ve bu adımdan geri dönülüyor. ADD Hildesheim 2014 de kurularak faaliyetlerine başladı. Referandum zamanında başarılı sokak çalışmalarına imza attı. Tuttuğu otobüslerle seçmelerin sandığa taşınmasına ve oy kullanılmasına sağladı. Bu dönemde işçi partili ADD'ler kendi derneklerinde kendilerine kahvaltı düzenledi. 23 Nisan'ı içeriğine uygun birşekilde dünya çocuklarını bir araya getirerek kutladı, 29 Ekim Cumhuriyet bayramında Beyhan Yıldırm, 10 Kasım'da Türker Ertürk ve Güneş Erkul katılımıyla paneller gerçekleştirdi. Ve daha çok fazla etkinliğe imza attılar. Ayrıca ADD Hildesheim 9 Eylül'de değerli tarihçimiz Prof. Dr. Kemal Arı ile çok anlamlı bir etkinlik yapma hazırlığı içindeler. Hem derneğin kuruluş masrafları hem bu yapılan etkinlikler ADD Hildesheim'ın bir kaç yöneticinin parasıyla yapıldı, yapılıyor. Bu fedarkarlığı sizler yapabiliyor musunuz? Sonra para ,yer ve mekan düşkünü ve kendini bilmez bir kaç kişi tarafından, (biz bunlara kişiliği gelişmemiş kişiliksizler diyebiliriz.) ADD Hildesheim'ın bir dernek lokali olmadığı için çantacı dernek olmakla suçluyor. Ve bunlar Atatürkçü ve demokrat geçiniyor. ADD Hildesheim üyelerinden aidat almıyor. Başarılı işlere imza atmak için canla başla çalışan bir avuç Atatürkçü ne yazık ki ne idüğü belli olmayan bir kaç tuhaf insan tarafından haksız ithamlarla suçlanıyor.

Burası önemli dikkatlice okuyun ve karar verin. ADD Hildesheim 2014 de kuruldu. Hildesheim yaklaşık 100 bin nüfusa sahip ve yaklaşık 2000 Türk yaşıyor. Ve Yavuz Biçer isminde birisi derneğin kapatılacağını öğrenince ortaya çıkyor 38 yıldır Hildesheim'da yaşıyor ama ADD Hildesheim'a üye değil, etkinliklerine katılmamış hiç bir destekte bulunmamış. Bırakın bunları 38 yıldır Hildesheim'da bir Atatürkçü Düşünce Derneği kurmak için bir adım dahi atmamış. Şimdi herkesten daha kralcı ve daha alim. 
Bu beyfendiyi üç kişi aramış güya Hildesheim'da ADD derneği yürümezmiş. Gel bu üç kişiyi açıkla. Kim bu üç kişi ve hangi parti ve dernek üyesi.
Yavuz Biçer mevcut ADD Hildesheim başkanına ' benim yanımdaysanız bu iş olur'diyor. Biri Yavuz Biçer'e anlatmalı Hildesheim'da zaten başarılı bir ADD mevcut. İllaki destek vermek istiyorsanız siz onların yanında olun. Siz kimsiniz ki bir ADD derneği sizin yanınızda olacak. Derneklere üye olunur ve derneklere destek verilir. Dernekler kişilere özel destek vermezler.
Bu bilgin kişi Yavuz Biçer ' Ben tarihçiyim' diyor, lakin 9 Eylül'de Add Hildesheim'ın davetlisi olarak gelecek olan değerli tarihçimiz Prof. Dr. Kemal Arı'yı tanımıyor. Burada gülmek serbest. Yavuz Biçer hangi ülkenin tarihçisi.
Yavuz Biçer 'Ayrıca yönetime girmek istemiyorum. Hiç vaktim yok' diyor. Devamında 'Neler yapılacağını gelecek toplantılarda teklif edeceğim kabul edilip çalışılacak.' diyor. Emre bakar mısın. Yönetime girmek istemeyen Yavuz Biçer başkan edasıyla emir veriyor ve üstelik derneğe üye bile değil. Sanal alemde uzayıp giden başkanlık mücadelesi ve tartışmaları ise kaliteden uzak. Iki kişi seviyesiz bir şekilde Yavuz Biçer'i destekleyici, ADD Hildesheim'ı suçlayıcı ithamlarda bulunuyor. Kullanılan kelimeler ve üslup incelendiğinde kalitesizlik göze batıyor. Atatürkçülük bunlara kaldıysa vay halimize. Bu kadar detay durum üzerine analiz yapmanıza yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Diğer kaynaklara girmeye lüzum görmüyorum. Yönetime girmek istemeyen Yavuz Biçer ve sanal alemde seviyesiz ve kalitesiz tartışmalara müdahil olup Yavuz Biçeri padişah yapmak isteyenler 21.05.2017 toplanarak Hildesheim'da ikinci bir Atatürk Düşünce Derneği kuracaklar. Yeni derneğin ismi Atatürk Kültür Derneği. (Parantez açalım bu isim konusunda da epey ilginç, komik ve acemi olayların kimler arasında yaşandığını ve isminin nasıl değiştirildiğini çok iyi biliyoruz.) Bu kişiler kimden destek alıyor. Avrupa Düşünce Derneği Birliği başkanı Mustafa Tosun bu sorunlara neden el atmıyor. Yoksa Mustafa Tosun'da Yavuz Biçer'in derneğini mi destekliyor?
Bu kara komediye dahil olanların o gün o toplantıya katılmalarını önemle ricaediyoruz. Körler sağırlar birbirini ağırlar mantığı ile siz derneğinizi kurun. Birbirinizin gözünün içine bakarak yalan yanlış konuşarak verin mehteri, verin mehteri. Biz kim ak kimin kara olduğunu çok iyi biliyoruz. Sizin Atatürkçülüğünüz bir gram bile değil.


11.05.2017 Heidelberg