8 Ocak 2018 Pazartesi

Küba'ya Kimler Gitmeli Kimler Gitmemeli!

Küba'ya Kimler gitmeli kimler gitmemeli!

Türkiye'den Küba'ya aktarmasız uçuşların başlamasıyla Küba'ya ilgi artı. Artık Küba'ya gitmek moda. Moda'nın rüzgarına kapılan kendisini Küba'ya atıyor. Küba ile hiç bir duygusal bağı bulunmayan, Küba ve devrimi hakkında bilgisi olmayanlar sırf modadan geri kalmamak adına Küba'ya gidiyor. Sonuç bu kişiler için hayal kırıklığı yaratırken Küba'ya karşı özel ilgi duyanlar bu güzel karabik adasına hayran kalıyor. Memnun olmayanların elleri bir de kalem tutuyor ve bir yerlerde yazıyorlarsa (ben onlara Aydın artığı diyorum) Küba hakkında atıp tutuyorlar. Yok aç kaldım, yumurta yok, patates bile yok, internet yok, kurtarın beni buradan... Bre muallebe çocuğu modern dünyanın zavallısı ne işin var senin Küba'da. Sen Küba'ya değil kapitalizmin senin için yarattığı bu kokumuşluk içinde çürümeye layıksın.
Birde hayatlarında hiç Küba'ya ayak basmadan Küba hakkında atıp tutan 'Aydın Artıklarımız' var. Onların deli zırvalamalarına hiç değinmemek en iyisi.
Küba'ya karşı yıllardır özel bir ilgi besleyen, iki kere baştan aşağı Küba'yı gezen, Küba devrimin başladığı noktadan bittiği noktaya kadar keşfeden ve bu güzel karabik ülkesi hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olduğum kanısındayım. Kendimi yukardakilerle kıyaslıyorum. Benden daha bilgili olanlarda var. Tanıyorum ve seviyorum bu insanları.
Gelelim konumuza, 'Kimler Küba'ya gitmeli veya gitmemesi gerekir' hakkında bazı bilgiler vereceğim size. Her konuda olduğu gibi bu konuda da istisnaların olduğu unutulmamalıdır.
Çocukluğunu kırsal kesimde geçirmiş, derme çatma, çatısı damlayan, evinde televizyonu, buzdolabı jakuzisi olmayan, bahçeye yakılan ateşte bir teneke ile ısıtılan su ile leğende yıkananlar, yere serilen ve mis gibi arap sapu kokan döşekte üç beş kişi koyun koyuna yatan, sabahın köründe horuzu öten, kedisiyle, köpeğiyle, ineği ve koyunuyla, atıyla ve eşeğiyle, ninesi ve dedesiyle yedi kuşak ailesiyle mutlu şekilde büyüyenler Küba'ya gitmeli. Kendinizi geçmişinize dönmüş gibi hissedeceksiniz. Kırsal yaşamın ne olduğunu bilmeyen lüks apartman çocukları veya sonradan görme lüks takıntılılar, jakuzi düşkünleri, konforlu koltuklar, dev plazma televizyonlar zartlar zurtlar bir horuzun nasıl öttüğünden haberi olmayanlar Küba'ya gitmemeli. Kübalıları çok fakir görebilir ve kendinizi oraya ait hissetmeyebilirsiniz.

Kendi tarlasını eken biçen, kışlık yiyeceğini kendi el emeği ile yapan, makarnasını, salçasını evinde hazırlayan, biberini, patlıcanını kendisi kurutanlar veya böyle bir kültürden gelenler, bir meyveyi dalından koparıp yemenin tadına varabilenler Küba'ya gitmeli. Hep gitmek için hayal ettiğiniz Küba'nın size benzediğini görüp mutlu olacaksınız. Tropikal meyveleri sizi bekliyor. Toprağın işlemesini bilmeyen, beton binalar arasında büyüyen ve yaşamı sadece büyük alışveriş merkezlerini gezerek markalı yiyecekler ve giyecekler alma telaşına düşenler sakın Küba'ya gitmemeli. Küba'da en iyi marka markasızlık.
Çamurlu sokaklarda ıslanarak oynayan, unutulmaya yüz tutmuş (körebe, istop. çelik çomak vb.) oyunları oynayanlar Küba'ya mutlaka gitmeli. Küba'da çocukluğunuzu bulacaksınız. Kapalı oyun salonlarında oynayanlar ve daha çok teknolojik oyunlar oynayarak büyüyenler sokakta oynamanın ne anlama geldiğini bilmeyenler Küba'ya gitmemeli. Teknolojik oyunlar olmadan da mutlu olabilmeyi başaran Küba'lı çocukları gördüğünüzde utanırsınız.

Unun suyla karıştırılmasıyla yapılan ve yaygın olarak 'kaçamak' ismiyle bilinen yemekle, salçalı ekmekle veya bir dilim ekmeğin üstüne toz şeker serpip üzerini suyla ıslatarak karnını doyuranlar Küba'ya gitmeli. Küba'da ki lezzetler size fazlasıyla yetecektir. Tüm öğünlerine kuş sütünden pastırmasına kadar eksik etmeyen, o kolundan aşağı tuz dökerek meşhur olan etçiye gidip tonlarca para vererek sonrada kazık yedik diyenler Küba'ya gitmemeli. Kazık yiyemeyecekleri için canları kazık yemek çekebilir.

Bir tabak yemeğini, bir dilim ekmeğini paylaşmasını bilen, komşuluğun, arkadaşlığın, anneliğin, babalığın yani aile olmanın değerini anlayan ve insanlarla çıkarsız iletişimde bulunanlar, her şeye rağmen teknolojiye direnen, çocuklarına masallar anlatan, arkadaşlarınla, ailesiyle sıcak ilşkiler kurabilenler Küba'ya gitmeli. Karibik'in en sıcak kanlı insanları sizi bekliyor. İnsanları sömüren, ezen, hırs ve hedefleri doğrultusunda kullanan, kıskanan ve çekemeyenler, teknolojinin kölesi olmuş yediği, içtiği, sıçtığı her altı facebook'ta paylaşan sonrada fazla beğeni alamayınca çıldıranlar Küba'ya gitmesinler. Küba halkının sıcak sevgilerinden ve teknoloji (facebook) olmadan da yaşayanları gördüklerinde bunalabilirler.

Doğaya, tarihe, sokak müziğine ve dansa, emekçi puro işçilerine, ıssız kumsallara, huzura, mutluluğa, azla yetinmesini bilenler, Küba'ya gitmeli. Cennet sizi bekliyor. Tatil deyince lüks tatil yerlerinde kazık yeme pahasına tatil yapan, gündüz yiyip içen gecede eşekler gibi tepinenler, hava atma hastası olanlar, tatil anlayışlarıda kendileri gibi yozlaşmış kişiler Küba'ya gitmemeli. Bu Karabik adasında bu kavramlar bilinmiyor.

Che, Jose Marti ve Fidel'i anlayan, devrimin heyecanını yüreğinde hisseden, emperyalizme onurlu bir dik duruş sergilemeyi bilenler Küba'ya gitmeli. Özgürlüğün bağımsızlığın ne olduğunu göreceksiniz. Kapitalizmin tek düze insan modeline soktuğu, beyin kanalları, kalp damarları tıkanmışlar Küba'ya gitmemeli. Hayatlarının bir boktan daha değersiz olduğunu görebilirler.

Uzatmak mümkün ama gerek yok. Eğer kapitalizmin size yüklediği boş sıfatlardan, markalı kıyafetlerden, alışveriş hastalıklarınızdan, bilenmemiş cehaletinizden, insana yakışmayan daranışlarınızdan kendinizi temizleyebilirseniz Küba'ya derhal gidin. Yoksa karabik'in bu güzel ülkesinde mutlu olmanız mümkün değil.

Küba sıcak insanların ülkesidir insanlığı soğumuş insanlar Küba'nın bu sıcaklığını kaldıramaz. 

Halil Fehmi Dağ
8 Ocak 2018
Heidelberg