Küba'ya Kimler gitmeli kimler
gitmemeli!
Türkiye'den Küba'ya aktarmasız
uçuşların başlamasıyla Küba'ya ilgi artı. Artık Küba'ya
gitmek moda. Moda'nın rüzgarına kapılan kendisini Küba'ya
atıyor. Küba ile hiç bir duygusal bağı bulunmayan, Küba ve
devrimi hakkında bilgisi olmayanlar sırf modadan geri kalmamak
adına Küba'ya gidiyor. Sonuç bu kişiler için hayal kırıklığı
yaratırken Küba'ya karşı özel ilgi duyanlar bu güzel karabik
adasına hayran kalıyor. Memnun olmayanların elleri bir de kalem
tutuyor ve bir yerlerde yazıyorlarsa (ben onlara Aydın
artığı diyorum) Küba hakkında atıp tutuyorlar. Yok aç
kaldım, yumurta yok, patates bile yok, internet yok, kurtarın beni
buradan... Bre muallebe çocuğu modern dünyanın zavallısı ne
işin var senin Küba'da. Sen Küba'ya değil kapitalizmin senin için
yarattığı bu kokumuşluk içinde çürümeye layıksın.
Birde hayatlarında hiç Küba'ya ayak
basmadan Küba hakkında atıp tutan 'Aydın Artıklarımız' var.
Onların deli zırvalamalarına hiç değinmemek en iyisi.
Küba'ya
karşı yıllardır özel bir ilgi besleyen, iki kere baştan aşağı
Küba'yı gezen, Küba devrimin başladığı noktadan bittiği
noktaya kadar keşfeden ve bu güzel karabik ülkesi hakkında yeteri
kadar bilgi sahibi olduğum kanısındayım. Kendimi yukardakilerle
kıyaslıyorum. Benden daha bilgili olanlarda var. Tanıyorum ve
seviyorum bu insanları.
Gelelim
konumuza, 'Kimler Küba'ya gitmeli veya gitmemesi gerekir' hakkında
bazı bilgiler vereceğim size. Her konuda olduğu gibi bu konuda da
istisnaların olduğu unutulmamalıdır.
Çocukluğunu
kırsal kesimde geçirmiş, derme çatma, çatısı damlayan, evinde
televizyonu, buzdolabı jakuzisi olmayan, bahçeye yakılan ateşte
bir teneke ile ısıtılan su ile leğende yıkananlar, yere serilen
ve mis gibi arap sapu kokan döşekte üç beş kişi koyun koyuna
yatan, sabahın köründe horuzu öten, kedisiyle, köpeğiyle, ineği
ve koyunuyla, atıyla ve eşeğiyle, ninesi ve dedesiyle yedi kuşak
ailesiyle mutlu şekilde büyüyenler Küba'ya gitmeli. Kendinizi
geçmişinize dönmüş gibi hissedeceksiniz. Kırsal yaşamın ne
olduğunu bilmeyen lüks apartman çocukları veya sonradan görme
lüks takıntılılar, jakuzi düşkünleri, konforlu koltuklar, dev
plazma televizyonlar zartlar zurtlar bir horuzun nasıl öttüğünden
haberi olmayanlar Küba'ya gitmemeli. Kübalıları çok fakir
görebilir ve kendinizi oraya ait hissetmeyebilirsiniz.
Kendi
tarlasını eken biçen, kışlık yiyeceğini kendi el emeği ile
yapan, makarnasını, salçasını evinde hazırlayan, biberini,
patlıcanını kendisi kurutanlar veya böyle bir kültürden
gelenler, bir meyveyi dalından koparıp yemenin tadına varabilenler
Küba'ya gitmeli. Hep gitmek için hayal ettiğiniz Küba'nın size
benzediğini görüp mutlu olacaksınız. Tropikal meyveleri sizi
bekliyor. Toprağın işlemesini bilmeyen, beton binalar arasında
büyüyen ve yaşamı sadece büyük alışveriş merkezlerini
gezerek markalı yiyecekler ve giyecekler alma telaşına düşenler
sakın Küba'ya gitmemeli. Küba'da en iyi marka markasızlık.
Çamurlu
sokaklarda ıslanarak oynayan, unutulmaya yüz tutmuş (körebe,
istop. çelik çomak vb.) oyunları oynayanlar Küba'ya mutlaka
gitmeli. Küba'da çocukluğunuzu bulacaksınız. Kapalı oyun
salonlarında oynayanlar ve daha çok teknolojik oyunlar oynayarak
büyüyenler sokakta oynamanın ne anlama geldiğini bilmeyenler
Küba'ya gitmemeli. Teknolojik oyunlar olmadan da mutlu olabilmeyi
başaran Küba'lı çocukları gördüğünüzde utanırsınız.
Unun
suyla karıştırılmasıyla yapılan ve yaygın olarak 'kaçamak'
ismiyle bilinen yemekle, salçalı
ekmekle veya bir dilim ekmeğin üstüne toz şeker serpip üzerini
suyla ıslatarak karnını doyuranlar Küba'ya gitmeli. Küba'da ki
lezzetler size fazlasıyla yetecektir. Tüm öğünlerine kuş
sütünden pastırmasına kadar eksik etmeyen, o kolundan aşağı
tuz dökerek meşhur olan etçiye gidip tonlarca para vererek sonrada
kazık yedik diyenler Küba'ya gitmemeli. Kazık yiyemeyecekleri için
canları kazık yemek çekebilir.
Bir
tabak yemeğini, bir dilim ekmeğini paylaşmasını bilen,
komşuluğun, arkadaşlığın, anneliğin, babalığın yani aile
olmanın değerini anlayan ve insanlarla çıkarsız iletişimde
bulunanlar, her şeye rağmen teknolojiye direnen, çocuklarına
masallar anlatan, arkadaşlarınla, ailesiyle sıcak ilşkiler
kurabilenler Küba'ya gitmeli. Karibik'in en sıcak kanlı insanları
sizi bekliyor. İnsanları sömüren, ezen, hırs ve hedefleri
doğrultusunda kullanan, kıskanan ve çekemeyenler, teknolojinin
kölesi olmuş yediği, içtiği, sıçtığı her altı facebook'ta
paylaşan sonrada fazla beğeni alamayınca çıldıranlar Küba'ya
gitmesinler. Küba halkının sıcak sevgilerinden ve teknoloji
(facebook) olmadan da yaşayanları gördüklerinde bunalabilirler.
Doğaya,
tarihe, sokak müziğine ve dansa, emekçi puro işçilerine, ıssız
kumsallara, huzura, mutluluğa, azla yetinmesini bilenler, Küba'ya
gitmeli. Cennet sizi bekliyor. Tatil deyince lüks tatil yerlerinde
kazık yeme pahasına tatil yapan, gündüz yiyip içen gecede
eşekler gibi tepinenler, hava atma hastası olanlar, tatil
anlayışlarıda kendileri gibi yozlaşmış kişiler Küba'ya
gitmemeli. Bu Karabik adasında bu kavramlar bilinmiyor.
Che,
Jose Marti ve Fidel'i anlayan, devrimin heyecanını yüreğinde
hisseden, emperyalizme onurlu bir dik duruş sergilemeyi bilenler
Küba'ya gitmeli. Özgürlüğün bağımsızlığın ne olduğunu
göreceksiniz. Kapitalizmin tek düze insan modeline soktuğu, beyin
kanalları, kalp damarları tıkanmışlar Küba'ya gitmemeli.
Hayatlarının bir boktan daha değersiz olduğunu görebilirler.
Uzatmak
mümkün ama gerek yok. Eğer kapitalizmin size yüklediği boş
sıfatlardan, markalı kıyafetlerden, alışveriş
hastalıklarınızdan, bilenmemiş cehaletinizden, insana yakışmayan
daranışlarınızdan kendinizi temizleyebilirseniz Küba'ya derhal
gidin. Yoksa karabik'in bu güzel ülkesinde mutlu olmanız mümkün
değil.
Küba sıcak insanların ülkesidir insanlığı soğumuş insanlar Küba'nın bu sıcaklığını kaldıramaz.
Halil Fehmi Dağ
8 Ocak 2018
Heidelberg







