CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, Cem TV'de katıldığı bir programda bazı STK'ların Kemal Kılıçdaroğlu'nu Adalet Yürüyüşü ile demokrasi, hukuka ve barışa sahip çıktığı için Nobel'e aday gösterdiğini söyledi. Oysa Türkiye üstüne oynanan oyunlarda bizim gördüğümüz gerçekler bunların tam aksi idi.
Nobel
ödülü nedir ne değildir önce bir araştırmak gerekir. Nobel
ödülleri masum ve saygın bir ödül müdür? Sonra Kılıçdaroğlu'nu
hangi STK sivil toplum kuruluşları aday göstermiş onları bir
incelemek farzır. Zira Türkiye'de emperyalizmin isteği
doğtrultusunda kurulmuş pek çok sivil toplum kuruluşu
bulunmaktadır. Hepsinin arkadasında ülkemi parçalamak isteyen
emperyalizm vardır. Sizler uyumaya devam edin. Emperyalizm beyninizi
böyle ele geçirir işte. Nobel miş.
Banu
Avar 'Sınırlar Arasında' programını izleyeneniz varmı
bilemiyorum. İzlemediyseniz tüm porgramları izlemenizi tavsiye
ederim. 'İsveç'in Nobel'i başlıklı programı ise Nobel üzerine
bilinenlerin yanlışlığını ortaya koymuştur.
Programda
şöyle başlamıştı: “ Amaca ulaşmak için her yol mübahtır.
Bu, batılı bir atasözüdür. Doğulu atasözleri seçilen yolun
çok daha önemli olduğundan söz eder. Batı dünyası, hedefe
ulaşmak için barış ödülü de verir, silah da satar. Küresel
seçkinler çıkarları doğrultusunda her yolu denerler. Her ülkede
kendilerine yakın insanları örgütler, küçük gruplar
oluşturarak kaleyi içten fethetmeyi hedeflerler... Kendilerine
yakın olanları ödüllendirir, şöhrete gark ederler ki başkaları
da aynı yolu izlesin! Batı dünyası, Türkiye’deki aydınlara
ödül verme yarışında. Orhan Pamuk Nobel edebiyat ödülünü
aldı. Ardından Leyla Zana Norveç’te barış ödülü sahibi
oldu. Elif Şafak da İsveç’te bir ödüle layık görüldü.
Dünyada barış, edebiyat ve bilim ödülleri modasını başlatan
Alfred Nobel’dir. Nobel, petrol ve silahla servet edinmiştir.
Suçluluk duygusundan, ölüm makinalarıyla kazandığı paranın
ödüllerde kullanılmasını vasiyet etmiştir. Barış ödülünü,
silah sanayiinin üstünde oturan Norveç, Edebiyat ödülünü de
yine dünyaya silah ve demokrasi ihracıyla uğraşan İsveç
veriyor. Her iki ülke de bu konularda Amerika’yı yakından takip
eden ediyor. Aslında Nobel ödülü durumu mükemmel özetliyor. Bu
ödüller adını Alfred Nobel’den alıyor. Peki kimdir Alfred
Nobel? Dinamiti dünyaya hediye eden adam! Bir silah sanayicisi bir
petrol devi. Edebiyat ise hobisi... Alferd Nobel, bir asır önce
küresel sermaye kozlarını paylaşırken ortaya çıkan önemli
isimlerden biri. Patlayıcılara olan düşkünlüğünü babasından
almıştı. Babasının Sen Petersburg’ta mayın fabrikaları
vardı. Küçük bir çocukken patlayıcılara olan merakı yüzünden
kız kardeşinin bile ölümüne sebep olmuştu...”,
Dünya
silah sanayinin temeli olan bu ülke hakkında şu bilgilerde yer
alıyordu: “ Bir barış enstitüsü, batılı ülkelerin birleşik
bir silah sanayii kurmasından sözediliyor. İsveç en fazla silahı
Amerika ve İngiltere’ye satıyor! Kendisi gölgede kalıyor
üretime devam ediyor! Halkın çoğunluğunun doğal desteği
arkasında! Çünkü İsveç halkı her satılan silahla biraz daha
zenginleşiyor... Ortadoğu’yu yakan silahlar onlara medeniyet ve
refah olarak geri dönüyor. Bu işin silah boyutu! İsveç Amerika
ile silah sanayiindeki işbirliğini kültür diplomasisi denilen
alanda ve demokrasi çalışmalarıyla da yürütüyor. Amerika’nın
demokrasi projesinde aktif yer alıyor.
Nobel
ödüllerinin bir şeytan icatı olduğunu ise Nobel
Barış Ödülü'ne layık görülenleri belirleyen komitenin 2014
yılına kadar başkanlığını yapan Geir Lundestad "Barışın
Sekreteri" isimli kitapta, 25 yıllık meslek anılarını
kaleme almasıyla ortaya çıktı. Ödül sahibi seçilirken arka
planda olup bitenleri anlatan kitapta, ABD Başkanı Barack Obama ve
eski Papa Jean Paul'a ödül verilirken komitede büyük
tartışmaların yaşandığı ifade ediliyor. 2009'da Nobel Barış
Ödülü'nün görev süresinin henüz ilk yılında olan Obama'ya
verilmesine şüpheli yaklaştığını söyleyen Lundestad, ödülün
Obama'ya veriliş nedeninin, daha önce Rusya ile ABD arasında
imzalanan Anti Balistik Füze (ABM) Anlaşması'na bağlandığını
belirtti. Lundestad'ın kitabı Nobel yönetimi tarafından
gizliliğin ihlal edilmesi nedeniyle tepkiyle karşılandı.
Sizler
hala Nobel ödüllerini masum ve saygın bir ödül töreni olduğuna
inanıyorsanız aldanıyorsunuz. Dünyanın canına okuyan bu küresel
çetelerin günah çıkartma ödülüdür Nobel. Fakat bu ödüller
de yine kendi düşünce ve amaçlarına hizmet eden ve kontrol
altında tuttukları kendi kuklalarına verdikleri bir ödüldür.
Yani Nobel ile küresel şeytanlara hizmet eden küçük şeytanlar
onure edilir ve diğer küçük şeytanlar bu şekilde motive edilir.
Ne Nobel miş yahu...
29 Temmuz 2017
Heidelberg

