Bora
Çağan 25 aydır Frankenthal mahkemesinde kendisine kurulan kumpası
bozmak ve suçsuzluğunu ispatlayabilmek için mücadele etti. Görgü
tanığı olmayan, kiralık şahitlerle, delilsiz ve bir takım
dalaverelerle cezalandırılması sağlandı. Frankenthal mahkemesi
skandal bir karara daha imza attı ve Bora'ya 3 yıl 6 ay hapis cezası
verirken kaçma ihtimali olduğu için pasaportuna el konuldu. Çağan
ailesi 25 aydır ADALET mücadelesi vermesine rağmen Frankentahl
mahkemesi sucsuz bir Türk gencini cezaya çarptırdı. Bora
mahkemede sucsuz olduğunu ve hata yapıyorsunuz diye haykırarak bu
cezayı kabul etmeyeceğini belirtti. Bora kendisine yapılan
ADALETSİZLİĞİ tüm dünyaya duyurabilmek için hatalı bir
karara imza atarak bir kez daha skandala neden olan Frankenthal
mahkemesinin önünden Postdam'a yani 2. Friedrich'in mezarına ve
meşhur 'Berlinde Hakimler Var' sözünün kahramanı olan
değirmenci Arnold Sanssouci adına yapılan Sans Souci Sarayı' na
yürüyüş başlattı. Bora'nın sloganı, 'Böyle yanlış
kararların tekrarlanmaması için, hukukun ve sistemin sağlanması
ve gerilememesi için yürüyorum'.
Bora'nın
bu ADALET yürüyüşünde annesi de eşlik edecek. Bora, Frankethal
ile Postdam arası yaklaşık 600 kilometrelik yürüyüşüne dün
başladı. Bora emin adımlarla ADALET için yürüyor.
Bora'nın başlattığı ADALET
yürüyüşünü neden Frankethal şehrinden Postdam şehrine
gerçekleştirdiğini merak ediyorsanız. Aşağıdaki meşhur
hikayeyi okumanızı öneririm. Borayı o zaman daha iyi
anlabilirsiniz.
Yaşadığımız ülkelerde
Bora'ya yapılan adaletsizliklerin yaşanmaması için birlik olmaya
ve ortak mücadele etmeye mecburuz.
Arnold
Sanssouci ve 2. Friedrich Hikayesi
Prusya
Kralı Büyük Friedrich, Potsdam Ormanları’nda gezinirken bir
değirmenin bulunduğu tepenin yanındaki değirmeni satın
alınmasını ve yerine muhteşem bir saray yaptırmak
ister.
Değirmenin sahibi bulunur ve arazinin değirmenle birlikte satın alınmak istendiği söylenir. Ama değirmenci teklifi kabul etmez.
Değirmenci kralın huzuruna çıkarılır.
Kral, değirmenciye “Arazine saray yaptırmak istiyorum” der ve değerinden kat be kat fazla paralar önerir.
Fakat değirmenci satışa razı olmaz.
Kral sinirlenir ve “Sen benim Prusya Kralı Friedrich olduğumu bilmiyor musun yoksa?” diye sert çıkar.
Değirmenci “Biliyorum. Biliyorum. Senin kral olduğunu biliyorum. Ama ben de bu değirmenin ve arazinin sahibi Sans-Souci’yim” yanıtını verir.
Kral “Madem benim kim olduğumu biliyorsun, o halde zorla alabileceğimi de biliyor olmalısın. Bakalım o zaman ne yapacaksın? Benim binlerce askerim var. Senin kimin var?” der.
Değirmenci tarihe geçecek şu sözü söyler:
“Berlin’de hakimler var. Ben de onlara güveniyorum.”
Kral bu cevap üzerine şu ünlü sözü söyler:
“Hiçbir güç, hiçbir iktidar, kral dahi olsa adaletten üstün değildir.”
Kral İkinci Friedrich bu yel değirmeninin Prusya Krallığı devam ettikçe korunmasını ister ve değirmenin altında olan tepeye sarayını diker ve adını da “Sans-Souci Sarayı” koyar.
Değirmenin sahibi bulunur ve arazinin değirmenle birlikte satın alınmak istendiği söylenir. Ama değirmenci teklifi kabul etmez.
Değirmenci kralın huzuruna çıkarılır.
Kral, değirmenciye “Arazine saray yaptırmak istiyorum” der ve değerinden kat be kat fazla paralar önerir.
Fakat değirmenci satışa razı olmaz.
Kral sinirlenir ve “Sen benim Prusya Kralı Friedrich olduğumu bilmiyor musun yoksa?” diye sert çıkar.
Değirmenci “Biliyorum. Biliyorum. Senin kral olduğunu biliyorum. Ama ben de bu değirmenin ve arazinin sahibi Sans-Souci’yim” yanıtını verir.
Kral “Madem benim kim olduğumu biliyorsun, o halde zorla alabileceğimi de biliyor olmalısın. Bakalım o zaman ne yapacaksın? Benim binlerce askerim var. Senin kimin var?” der.
Değirmenci tarihe geçecek şu sözü söyler:
“Berlin’de hakimler var. Ben de onlara güveniyorum.”
Kral bu cevap üzerine şu ünlü sözü söyler:
“Hiçbir güç, hiçbir iktidar, kral dahi olsa adaletten üstün değildir.”
Kral İkinci Friedrich bu yel değirmeninin Prusya Krallığı devam ettikçe korunmasını ister ve değirmenin altında olan tepeye sarayını diker ve adını da “Sans-Souci Sarayı” koyar.
Hikaye
budur. Bora doğruluğuna inandığı Arnold Sanssouci'nin
cesaretiyle 2. Friedrich'in adaleti için yürüyor. Adaletin bu
hikayedeki gibi saf ve eşit kalması gerektiğini savunuyor Bora.
Adaletin,
ırk, din, mezhep, renk, dil, zenginlik, fakirlik ayırtmaksızın
hepimize eşit uygulanması mecburdur. “Hiçbir
güç, hiçbir iktidar, kral dahi olsa adaletten üstün değildir.”
26 Ağustos 2017 Heidelberg
26 Ağustos 2017 Heidelberg


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder