26 Ağustos 2017 Cumartesi

Bora ADALET İçin Yürüyor


Bora Çağan 25 aydır Frankenthal mahkemesinde kendisine kurulan kumpası bozmak ve suçsuzluğunu ispatlayabilmek için mücadele etti. Görgü tanığı olmayan, kiralık şahitlerle, delilsiz ve bir takım dalaverelerle cezalandırılması sağlandı. Frankenthal mahkemesi skandal bir karara daha imza attı ve Bora'ya 3 yıl 6 ay hapis cezası verirken kaçma ihtimali olduğu için pasaportuna el konuldu. Çağan ailesi 25 aydır ADALET mücadelesi vermesine rağmen Frankentahl mahkemesi sucsuz bir Türk gencini cezaya çarptırdı. Bora mahkemede sucsuz olduğunu ve hata yapıyorsunuz diye haykırarak bu cezayı kabul etmeyeceğini belirtti. Bora kendisine yapılan ADALETSİZLİĞİ tüm dünyaya duyurabilmek için hatalı bir karara imza atarak bir kez daha skandala neden olan Frankenthal mahkemesinin önünden Postdam'a yani 2. Friedrich'in mezarına ve meşhur 'Berlinde Hakimler Var' sözünün kahramanı olan değirmenci Arnold Sanssouci adına yapılan Sans Souci Sarayı' na yürüyüş başlattı. Bora'nın sloganı, 'Böyle yanlış kararların tekrarlanmaması için, hukukun ve sistemin sağlanması ve gerilememesi için yürüyorum'. 
Bora'nın bu ADALET yürüyüşünde annesi de eşlik edecek. Bora, Frankethal ile Postdam arası yaklaşık 600 kilometrelik yürüyüşüne dün başladı. Bora emin adımlarla ADALET için yürüyor.

Bora'nın başlattığı ADALET yürüyüşünü neden Frankethal şehrinden Postdam şehrine gerçekleştirdiğini merak ediyorsanız. Aşağıdaki meşhur hikayeyi okumanızı öneririm. Borayı o zaman daha iyi anlabilirsiniz.

Yaşadığımız ülkelerde Bora'ya yapılan adaletsizliklerin yaşanmaması için birlik olmaya ve ortak mücadele etmeye mecburuz.
Arnold Sanssouci ve 2. Friedrich Hikayesi



Prusya Kralı Büyük Friedrich, Potsdam Ormanları’nda gezinirken bir değirmenin bulunduğu tepenin yanındaki  değirmeni satın alınmasını ve yerine muhteşem bir saray yaptırmak ister.
Değirmenin sahibi bulunur ve arazinin değirmenle birlikte satın alınmak istendiği söylenir. Ama değirmenci teklifi kabul etmez.
Değirmenci kralın huzuruna çıkarılır.
Kral, değirmenciye “Arazine saray yaptırmak istiyorum” der ve değerinden kat be kat fazla paralar önerir.

Fakat değirmenci satışa razı olmaz.
Kral sinirlenir ve “Sen benim Prusya Kralı Friedrich olduğumu bilmiyor musun yoksa?” diye sert çıkar.
Değirmenci “Biliyorum. Biliyorum. Senin kral olduğunu biliyorum. Ama ben de bu değirmenin ve arazinin sahibi Sans-Souci’yim” yanıtını verir.
Kral “Madem benim kim olduğumu biliyorsun, o halde zorla alabileceğimi de biliyor olmalısın. Bakalım o zaman ne yapacaksın? Benim binlerce askerim var. Senin kimin var?” der.
Değirmenci tarihe geçecek şu sözü söyler:
“Berlin’de hakimler var. Ben de onlara güveniyorum.”
Kral bu cevap üzerine şu ünlü sözü söyler:
“Hiçbir güç, hiçbir iktidar, kral dahi olsa adaletten üstün değildir.”
Kral İkinci Friedrich bu yel değirmeninin Prusya Krallığı devam ettikçe korunmasını ister ve değirmenin  altında olan tepeye sarayını diker ve adını da “Sans-Souci Sarayı” koyar.

Hikaye budur. Bora doğruluğuna inandığı Arnold Sanssouci'nin cesaretiyle 2. Friedrich'in adaleti için yürüyor. Adaletin bu hikayedeki gibi saf ve eşit kalması gerektiğini savunuyor Bora.

Adaletin, ırk, din, mezhep, renk, dil, zenginlik, fakirlik ayırtmaksızın hepimize eşit uygulanması mecburdur. “Hiçbir güç, hiçbir iktidar, kral dahi olsa adaletten üstün değildir.”


26 Ağustos 2017 Heidelberg

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder