4 Temmuz 2017 Salı

Bora'ya Destek Ol.

Gerecktigkeit für Bora – Bora'ya destek ol.


08.08.2015 tarihinde Dirmstein/Pfalz kasabasında düzenlenen bir açık hava partisine, Bora bir arkadaşı ile gidiyor ve orada diğer iki arkadaşı ile buluşuyor. Bisikletlerle gittikleri için yol boyunca eski arkadaşlarına da rastlıyorlar. Partide, ayrıldığı eski kız arkadaşı A.G. de bulunuyor. Yaklaşık 4 ay önce ayrıldığı Alman sevgilisi A.G. sürekli Bora'nın yanına geliyor ve Bora'ya iltifatlar yapıyor. Fakat bu süreç içinde kız başka bir gençler çıkmaya başlamış. Bu genç Polonya asıllı F.P. Bora bu genci tanımıyor ama genç Bora'yı tanıyor ( mahkemede yaptığı açıklama bu yöndedir.) A.G. partiye Polonyalı sevgilisi F. P. ile geliyor. Fakat gece boyunca Bora'nın dikkatini çekmek için sürekli Bora'yı takip ediyor. Bora partiden ayrılmadan önce tuvaletlere doğru arkadaşı Stefan ile gidiyor, Alicia G. Bora'nın yolunu kesiyor ve konuşmak istiyor. Arkadaşı Stefan onları yalnız bırakıyor ve yanlarından ayrılıyor. 10 dakkika kadar Bora ile Alicia konuşuyor sonra ayrılıyor Bora ve tuvaletlere yöneliyor. Tam bu sırada orada duran üc genç erkek tarafından saldırıya uğruyor. Önce bir yumruk atılıyor, atan kişi Fabian P. sonra Bora yere düşürülüyor ve tekmeleniyor. Bunu gören bir arkadaşı koşuyor Bora'yı kaldırıyor ve anında güvenlik geliyor. Bora ve arkadaşları diğer gruba nazaran daha az oldukları için güvenlik görevlisi Bora ve arkadaşlarını dışarıya çıkarıyor. 04.05.2017'de ki ilk duruşmada güvenlik görevlisi tanıklığını mahkemede yaptı. 'Çıkan bir kavga vardı ama yaralı yoktu dedi.' 
09.08.2015 Pazar günü Bora ve iki arkadaşı kavgayı başlatan gencin ismini Facebook üzerinden öğreniyor ve polise şikayette bulunuyor. Önce hastaneye gidiliyor sonra polise. Aynı günün akşamı bu partiden çıkan bir kavgada bir gencin başında bira şişesi kırıldığı ve yaralanarak hastaneye kaldırıldığı ögreniliyor. Bir kaç gün sonrada Frankenthal kasabasında herkes bunu konusmaya başlıyor. Yaralanan gencin Fabian P. olduğu ve vuranın Bora olduğu söyleniyor. Bu söylentiyi eski kız arkadaşı Alicia G. nin yaydığı öğreniliyor. 6 hafta sonra Bora'ya polis tarafından soruşturma açılıyor. Sonra savcılığa gönderiliyor. Soruşturmalar 14 ay sürüyor. Savcı delil yetersizliğinden davanın açılamayacağı kararını veriyor. Sonra ağustos 2016'da Fabian'ın babası Andreas P. Alman meydasına gidiyor, yalan yanlış sözlerle medyayı arkasına alıyor, oğlunun sakat kaldığını vuranın serbest dolaştığını halbuki 7 görgü tanığın olduğunu savcılığın görevini yapmadığını söylüyor. ( 7 görgü tanığı zaten yok mahkemede kendisi isim söyleyemedi). Baba Andreas P. sağlık sigortaları ödemeyi kestiği için yardım kampanyaları düzenliyor meyda aracılığı ile. Burada Alman meydasında cıkan bu haberlere Frankenthal halkı inanıyor. Haberlerde, kızı (ALİCİA G.) kıskandığı için çocuğun başına şişe vuran ve kasabada tanınan suçlunun hala serbest dolaştığı söyleniyor. Bora ve ailesine büyük bir psikolojik baskı yapılıyor.  Doğal olarak zaten 14 aydır sözlü propagandalarda Boran'ın adının geçmesinden dolayı bölge halkı birde medyadaki haberleri görünce, kesin doğrudur diyerek Bora'nın suçlu olduğunu kabul ediyor. Baba Andreas P. amacına ulaşıyor ve Bora'yı halkın gözünde suçlu duruma düşürüyor. Halkı kandırmanın ardından sıra Alman mahkemelerini kandırarak Bora'ya nasıl hüküm giydiririz derdine düşüyor baba Andreas P. Frankenthal da Bora ve ailesine başkılar başlıyor, evlerinin önüne boş içki şişeleri bırakılıyor, gece yarıları telefonlar geliyor “Katil” diye bağrıyorlar. Korkunç bir toplum baskısı başlıyor. Yıllardır o şehirde yaşayan tüm komşuları ile ( komşularının çoğu alman) hiç sorun yaşamayan aile, barbar Türk oluyor birden. Hiç kimse gerçeği sorgulamadan karakterinini çok iyi bildikleri Bora'yı sadece ırkından dolayı sorgusuz sualsiz katil olarak görüyorlar. Baba Pozywio hızını alamıyor daha cok medya ve kampanyalara başlıyor hatta bir düğün fotoğrafları ve videoları çeken birine ( Emanuel Spiegel Hochzeitsfotos Frankenthal), bir film hazırlatıyor. Bu filmde Fabian bir kızla (Alicia G.) konuşurken görülüyor (oysa gerçekte olay tam tersi yani Bora kızla (Alicia G.) ile konuşuyor.) Filmde esas tema kıskançlık ve bunun üzerine duruluyor. Bora barbar Türk olarak gösteriliyor ve kıskanıyor, bira şişesi ile arkasından yalaşarak başına vuruyor. Bu Film Frankenthal de Fabian P. için bir spor salonunda düzenlenen yardım gecesinde, belediye başkanı dahil 1000 kişiye gösteriliyor. Bununla yetinmeyen baba Andreas P. SAT1 TV ile reportaj yapıyor ve film orada da yayınlanıyor. Kısaca Bora toplum önünde çoktan katil zanlısı ilan ediliyor. Bora ve ailesi baskılar yüzünden Frankentahl' da bulunan evlerini satarak başka bir şehre taşınmak zorunda kalıyorlar.
04.05.2017 tarihinde Frankenthal Amtgericht/Schöffengerichte dava başlıyor. Olaya dahil edilen Alman medyası kameralar ile mahkemeye akın ediyor, salon Pozywio ailesine destek veren Frankenthal halkı ile dolu. 20 aydır hem hukuk hem sağlık savaşı veren Tıp Fakültesi öğrencisi Bora ve ailesi, her türlü dışlama ve hakaretlere maruz kalıyor. SAT1 Tv sinden bir Alman gazeteci bayan kameraları Bora'ya çevirerek 'Genc bir adamı sakatlamak nasıl bir duygu' diyesoruyor. Oysa suçsuz bir genci hiç bir delil olmadan suçlamak linç ettirmeye kalkmak acaba nasıl bir duygu diye bu gazeteci kadına sormak lazım.  Duruşma başlıyor şahitler tek tek çağrılıyor. Orada bulunan olayı gördük diyen şahitler, aslında görmediklerini vuranın Bora olduğunu Alici G. nin söylediğini, baba Andreas P. Bora'nın resmini göstererek vuran bu gençti diyeceksiniz dediğini hatta duruşmadan bir kac gün önce hepsini evinde toplayıp mahkemede neler söyleyeceklerini öğrettiğini açıkca itiraf ettiler. Bora sarışın ve uzun saçları olan bir genç. Kafalarında tipik bir resim çizmişler “ Türk kıskanır vurur”. 

Duruşmaya gelen Alman gazeteci aynen şunları yazıyor ' mahkeme ve Bora'yı tanımayan kişilerin beyninde cok farklı bir Türk genci profili hazırlanmış oldukları şaşkınlıklarından görülüyordu. Karşılarında duran uzun boylu kumral son derece aydın eğitimli, dik oturan kendinden emin ve hiç konuşmayan sadece ilgi ile izleyen sürekli not alan, aslında Alman olması gereken, bu genç adamın Türk olmasına hayretler içinde bakıyorlar, kafalarındaki Türk profiline uymamasını kabullenemiyorlardı. Bora her zaman suçsuz olduğunu ve asla vurmadığını söylüyordu.'
İkinci duruşmadan sonra (11.05.2017) Pozywio ailesinin doğru olmayan ifadeleri ve sahitleri manipule ettikleri ortaya çıkmaya başladı ve alman medyası duruşmadan uzuklaştı. Sadece Rheinpfalz gazetesinden tarafsız yazılar yazan bir bayan gazeteci gelmeye başladı. Gazeteci bayan en son 14.06.2017 de ki duruşmaya katıldı. 19.06 2017 duruşmalarına artık gelmedi. Alman medyası birden sustu ve geri adım attı. Halbuki SAT1 Televizyonu o kadar ileri gitmistiki  Bora'nın yabancı kökenli olduğunu ( oysa Bora alman vatandaşı. ) reportajlarında üstüne basrak söylemislerdi. Yabancıdır yapar anlamında. Oysa Bora aldığı eğitim nedeniyle bir Türk'ten ziyade daha çok Alman gibi. Fakat davaya konu olan her iki tarafta köken itibariyle yabancı. Biri Polonyalı biri Türk. Fakat burada ısrarla Bora'nın kökeni ön plana çıkartılmak isteniyorken Fabian'ın kökeni hiç irdelenmiyor.

Bugüne kadar 7 duruşma oldu, tek bir delil ortada yok, suç aleti yok, DNA yok, parmak izi yok, birebir gördüm diyen şahit yok sadece varsayımlar var ortada. Her duruşmada Bora söylenilenlerin yalan olduğunu ispatlamak zorunda bırakılıyor ve her iftira Bora ve ailesi tarafından ispatlanıyor gerçekler mahkemete sunuluyordu. Yaklaşık 30 -35 kişi dinleniyor mahkemede, aralarında polislerde var. Polislerin ifadeleri başlı başına çelişkili. Örneğin zanlı tarifi verilmiyor o gece sadece isim söyleniyor ve polisler isim üzerine partide Bora' yı arıyor. Haminin polislere 'Elinizde hiç bir tarif olmadan nasıl bir kişiyi arayabiliyorsunuz'? sorusuna ise verdiği cevabı kendisinide tatmin etmeyince hakime  'mantıklı bir cevap olmadı değil mi' diyen bir komiser var. Olayı gördüğünü ama vuranı görmediklerini, sadece Alicia G. nin söylemesi üzerine Bora olabileceğini söyleyen üç şahitin zaten ikisi saldırganlardan. Alicia G. ise görmediğini ona da bu üç kişinin söylediğini beyan ediyor. ortada bir karışıklık bir kopukluk var.  Kısaca gören yok sadece biri birilerine “Bora” ismini demiş oluyor. Birde ortaya Polonya asıllı bir şahit daha çıkıyor, bu kişi Bora'nın eski sınıf arkadaşı ve 2010 yılından sonra Bora'yı hiç görmemiş, bir tessadüf üzere  partiye giderken yolda karşılaşmışlar kısa bir sohbet olmuş aralarında, nasılsın vs vs. bir dahada hiç görüşmemişler. Bu şahit, 'Bora bana vuracağını söyledi' diyor ve olaydan bir yıl sonra(2016) başka bir polonyalı şahitin ismini vermesi üzerine polise bunu söylüyor. O gece olayda bir Polonya asıllı genç daha varmış, bu vuranı gömediğini ve tanımadığını söylüyor polis iki defa ifadesini alıyor, mahkemede ise ben tanımıyorum ama saçlarından tanıdım diyor vuran uzun saçlıydı diyor, mahkeme salonunda Bora'nın yüzüne bakarak saçlarını tarif ediyor ben görmedim banada diğer arkadaş söyledi Fabian'a vuracağını diyor. 7. duruşma sonrası şahit kalmıyor sadece , iki kez polise bir kez mahkemede farklı ifade veren bu Polonya asıllı genç, bana dedi diyen yine bir Polonya asıllı genç birde Polonya asıllı Pozywio ailesi ( mağdur) kalıyor. Bana dedi diyen genç bir kez polis iki kezde hakim önünde sürekli ifade değiştiriyor, yalanları yakalandıkca farklı senaryolar üretiyor. 19 haziran 2017 yapılan duruşmada yine farklı bir senaryo ile geliyor ve diyor ki, olay gecesinin sabahı diğer arkadaşımla( yani diğer polonyalı genç) Whatsapp mesajlaşmalarımız var, burada arkadaşım Bora'yı tanıdı. Mesajlaşma 09.08.2015 tarihinde olmuş ve o sabah Bora'yı resminden diğer polonyalı genç tanımış meğer ve 22 aydır bunu unutmuslar hatırlamamışlar. Whatsapp gibi sosyal medya mesajlaşmalarınında manipüle edilebileceğini herkes biliyor. İstediğiniz tarihe bir yazışma hazırlamanız mümkün, hatta istediğiniz mesaji sesli veya sessiz silmeniz yada eklemeniz mümkün. Bunu uzmanlarda söylüyor. Mahkemeye 05.07.2017 saat 13.30 devam ediyor ve son kez bu iki Polonya asıllı şahitler gelecek.

 Alman mahkemesi sosyal medyada yazılmış bir dedikodu üzerinemi karar verecek? 5 Temmuz'da mahkeme sonuçlandırılmak isteniyor. Hiç bir delil yok sadece suçlama var ve birde şimdi iki gencin yazılı bir dedikodusu. Toplum ve medya baskısına dayanamayarak tek taraflı dava açan bir savcılık varken, bu baskıya mahkeme dayanabilecek mi. Bora hukuk yolundan berrat etmesi hatta sanık sandalyesinde oturmaması bile gerekirken, toplum baskısından cezanlandırılacak mı? 5 Temmuz 2017'de saat 13.30 da bu ülkede hukukun mu yoksa toplum baskısının işlediğini ve hangisinin hukuka yön verdiğini göreceğiz. İnsan ve kişilik haklarına toz kondurtmayan Avrupanın göbeğinde, başarılı bir Türk gencinin onuru gururu insanlığı, eğitimi ve sağlığı, dedikodu ve iftiralar ile elinden alınıyor ve insanlik dışı hakaretlere maruz bırakılıyor.

05 Temmuz 2017 günü hepbirlikte hukukun mu yoksa halk ve medya baskısının mı üstün geleceğini ve Alman hukukuna yön vereceğini görecegiz. Mahkeme ilk günden beri halka açık yapılıyor. Suçun somut olması bir şüphe dahi içermemesi gerektirdiğini belirten Alman Ceza Hukuku mu, ki burada onlarca şüphe var, yoksa toplum yargıladı ve cezayı verdi zaten diyerek, iki kişinin manipüle edilme olasılığı yüksek Wahtsapp mesajları ile mi Bora yargılanacak.
Hukuk uygulanırsa beraat, topluma bir kurban verilecekse ve toplumun isteği kabul görürse Bora ceza alacak.
Alman Adaletinin ne kadar adaletli olduğunu göreceğiz.
Gerechtigkeit für Bora – Bora ya destek ol

bu Linkten olayı, medya ve duruşmaların , videoları, daha ayrıntılı öğrenebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder