CHP Yurtdışı sorumlusu Tekin Bingöl'ün Stuttgart şehrinde yaptığı açıklamalara dair;
Eğer hala gerçekleri görmeyerek CHP'de herşey yolunda gibi göstermeye devam edersek, yarın ortada CHP de kalmayacak. Gelin Tekin beyin ODATV ye verdiği röportajı inceleyelim.
Ekmeleddin İhsanoğlu ile ilgili olarak Tekin Bingöl şöyle diyor; Ekmeleddin İhsanoğlu adaylığının iç hesaplaşmasını yaptık. Geçmişte aday gösterilen bir isim o günün şartları içinde belirlenmiştir. Siyasette her alınan kararın doğru olduğunu söyleyemeyiz. Zaman zaman tespit edilen kararların doğru olduğunu beklemek gerçekçi olmaz. Ancak bu konunun sürekli gündeme getirilmesi ilerlememizi engeller, araya mesafe koyar. Saplantı haline getirmemek gerekiyor.
Hatırlayalım o dönemi, 91 yıllık Türkiye Cumhuriyetinin 2014 yılındaki Cumhurbaşkanı adayları olarak karşımıza getirilen isimler kimlerdi. 1. Erdoğan 2. Ekmeleddin 3. Demirtaş. 91 yıllık cumhuriyetimizin geldiği durum ne kadar vahim. Cumhuriyetimizin değerlerine aykırı bu üç isim ile Cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya bağlı yurttaşlarımız iradesi resmen yok sayılmış ve bu üç aday arasından seçim yapmaya mecbur bırakılmıştır. 14 milyondan fazla yurttaşımız oy kullanmazken, yaklaşık 750 bin oy geçersiz sayıldı. Bizler bu aday yanlış, hata yapıyorsunuz dedikçe sizler programlanmış bir şekilde, Ekmek için Ekmeleddin sloganıyla oy kullanmayacak olanları vatan haini ilan ediyordunuz.
CHP’nin geniş tabanında sizce Ümit Kocasakal sesleri yükseliyor mu? Sorusu üzerine ise verilen cevap.
CHP her zaman demokrasiyi, özgürlüğü savunan bir parti olmuştur. CHP parti içi demokrasiyi hayata geçiren bir partidir. Bunu kongrelerdeki çarşaf listelerde, 7 Haziran’daki 55 seçim bölgesinde önseçim uygulamasında, kadın ve gençlik kotasında görmek mümkündür. Parti içi demokrasiyi büyüterek bugünlere gelmiştir.
Kocasakal sorusunu görmezlikten gelmeniz bile demokrasi anlayışınızın demokrasiyle çokta bağdaşmadığının göstergesidir. Kaldı ki kadın ve gençlik kollarının nasıl ihlal edildiğini yaşadık ve gördük. Ayrıca kontrol altında tutulan delege sistemi ile CHP yi demokrasi ve özgürlüğü savunan parti olmaktan uzaklaştırdınız.
Fiili başkanlıktan söz ediliyorsa bu da parlamentonun işlevini yitirdiği anlamına gelir. CHP hâlâ Meclis’in bir fonksiyonu olduğuna inanıyor mu? Ya da şöyle soralım halkı meydanlara çağıracak mısınız? Sorusuna Tekin Bingöl şu cevabı veriyor.
Elbette hukuk ve demokrasinin izin verdiği ölçüde kitle hareketleri ile mücadelemize devam edeceğiz. Şayet referanduma gidilirse vatandaşlarımızın buna sıcak bakmayacağını biliyorum. Sürekli sahadayız ve halkın buna mesafeli baktığını gözlemliyoruz.
AKP nin iktidarlığı döneminde attığı tüm adımlarda muhalefet olarak pasif kalındığı bir gerçektir. Muhalefet etmeyi salı günleri yapılan grup toplantılarında ağdalı cümleler kullanmaktan ibaret sayan bir yönetim ile karşı karşıyayız. 93 yıllık Türkiye Cumhuriyetini yıkmayı amaçlayan yeni anayasa değişikliği karşısında dahi tutumunuz yetersizdir ve net değildir. Ayrıca bu teklifin referanduma götürülmesi durumunda çok rahatlıkla geçeceği ortadadır. Halkın nabzını hala tutamamaktasınız.
Almanya’da hızla örgütlenen, atağa kalkan bir CHP ile karşı karşıya da olsak, geçen seçimlerde HDP’nin ikinci parti olduğunu da hatırlatmakta yarar var. Sizce darbe girişimi Avrupa’daki Türk seçmenin oy kullanma eğilimini de etkiledi mi? surusuna cevaben Sayın Bingöl şöyle bir cevap vermiştir.
7 Haziran seçimleri öncesinde HDP toplumun önemli desteğini almıştı. Yurtdışındaki Türkler’in önemli bir bölümü de HDP’yi desteklemişti. Ancak bugün bu seçmen tabanı geriledi. Bize geri döndü. Yurt dışında ikinci büyük partiyiz. HDP gerimizde. AKP ile aramızdaki farkı ise hızla kapatacağız. CHP tam 55 yıl geriden geliyor. Buna rağmen Avrupa’daki teşkilatlanmamız büyük bir ivme kazanarak devam ediyor.
Bu konular hakkında Tekin beye kim bilgi veriyorsa hatalı ve eksik bilgi vermektedir. Almanya genelinde toplam seçmen sayısı 1.411.198 iken ne yazik ki 849,445 sandığa gitmemiştir. AKP ve HDP Avrupa genelinde seçim çalışmalarına cok büyük önem vermiş seçmenlerini önceden tespit etmiş ve seçim zamanında organizeli bir şekilde seçmenlerini sandıklara taşımışlardır. Sandığa gitmeyen kitlenin büyük bir oranı CHP seçmenidir. Bu kişiler CHP birliklerinin içinde gerçekleşen hukuksuzluk, haksızlık, mevcut değerlere yapılan saygısızlık ve CHP den çok HDP çizgisinde bulunmasından dolayı seçmenler tepki göstermiş ve sandığa gitmemiştir. Ayrıca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu nun katılımıyla 30 Ocak'ta Essen şehrinde gerçekleştirilen Nayım Hikmet'i anma etkinliğine sen, ben ve mevki, makam savaşlarının yaşandığı birlikleriniz bu etkinliğe katılmayarak protesto etmiştir. O gün orada olan STK yöneticileri birlikleriniz ile ilgili tüm şikayetlerini Kılıçdaroğluna iletmiştir. Bu negatif eleştiriler karşısında Kılıçdaroğlu birliklerin çalışmalarını durdurduğunu açıklamıştır. Lakin CHP Yurtdışı Birliklerinden sorumlu Tekin Bingöl ve Necdet Saraç Kılıçdaroğlunun bu açıklamasını yok sayarak bu birliklerle çalışmaya devam etmektedir. Ayrıca CHP Kuzey Bavyera Birliğiniz genel kurulda tüzüklerine aykırı seçiler gerçekleştirdiği için mahkemelik olmuş ve hala mahkemesi devam etmektedir. Diğer tarafta CHP NRW birliğiniz de genel kurul seçimlerini tüzüklerine aykırı gerçekleştirdikleri için mahkemeze şikayet edilmiş ve Alman mahkemesi bu CHP NRW birliğinin genel kurulunu iptal etmiştir. Gerçekler hiçte sizin anlattığınız gibi yada size anlatıldığı gibi toz pembe değildir. CHP yi daha iyi yapabilmek için gerçeklerle yüzleşilmeli ve çözüm üretilmelidir.
Haberin linki bu adresdedir. http://odatv.com/umit-kocasakal-sor...
Halil Fehmi Dag 20 Aralık 2016 Heidelberg
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder