10 Nisan 2017 Pazartesi

Bir Amerikalının Gözünden Suriye Savaşı, BOP ve Ortadoğu Cehennemi

 Bir Amerikalının Gözünden Suriye Savaşı, BOP ve Ortadoğu Cehennemi
'Ken O'Keefe going off on Israel and wars' Stupıd Wars programının Türkçe çevirisi. Porgramın ilgili linki en alta verilmiştir.
STUPID WARS programında Ken O'Keefe'nin konuşması.
Mücahitlere terör yardımı yapan bu sözde savaşın asıl amacı, terörle mücadele yada dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek olduğu varsayımını önermesini redediyorum. Ortadoğu politikasının gerçekten ne olduğunu anlamak istiyorsanız, Oded Yinon'nun '1980'lerde İsrailin Stratejisi'ni okumanız gerektiğini savunuyorum. Bu belgedekiler şimdiye kadar harbiyen gerçekleşti. Uzun yıllardır İsrail'in ciddi hedefleri vardı. İsrail'in temel hedefi 'Büyük İsrail Projesi' doğrultusunda genişlemek ve büyümekti. Bunun için genişlemesini meşrulaştıracak bir mazerete ihtiyacı vardı. Bunun içinde bölgede mezhep ve şiddetin tohumlarını ekmemiz gerekiyordu. Bu planın bir numarı hedefi Irak'tı, bunu başardık, hayır Irak bi,r başarısızlık değil aksine bakarsanız bir başarıdır. Irak büzük ölçüde batmış bir devlettir, mutlak suretle bunalımdadır, mezhepçi nefret tamamen kontrolden çıkmış durumda, insanların başlarının kesildiğini ve tüm bu çılgınlığı görüyoruz ve bunun bir felaket olduğunu düşünüyoruz. Hayır hiç de değil gerçekte hepsi bir planın parçası, Irak'ı üç farklı devlete bölme planının bir parçası. Suriye'ye baktığımızda da amacın yine aynı olduğunu görüyoruz, mezhepçi nefretin tohumlarını ek ve ülkeyi umutsuz bir duruma düşür ki bu da planlandığı gibi oluyor. Komik gelebilir ama DEAŞ'ın açılımı İsrail Gizli İhtibarat Servisi ( İsrael Secret İntelligence Service) olabilir. Bir çok kişi çevresindeki ülkelerin parçalanmasının ve Balkanlaşmasının, İsrail devletine ya da sözde İsrail Yahudi Devletine sağladığı büyük faydaları görebiliyor. Bu nedenle size söylenenlere inanıyorsanız, Obama, Bush yada diğerleri olsun, herhangi Batılı bir liderin ağzından çıkacak sözlere neden inansınlar bilemiyorum. Tüm bu insanlar gerçek yalancılardan başka bir şey değil, söyledikleri herşey gerçeğin tam tersi. Ve onların söylediği hiç bir şeyi kabul etmiyorum. Irak'ı parçalamaya yönelik politikalar ile, Suriye'yi bölmeye amaçlayanlar arasında kati bir süreklilik var. DEAŞ'ın üzerinde ABD'nin parmak işaretlerinin olmadığını söylemek saflıktan ötedir. Bana şu sorunun yanıtını verin. Neden Deaş olsun, El Nusra olsun, ya da El Kaide bir kez olsun İsrai'e saldırmadı? Bırakın saldırmayı DEAŞ militanları Golan tepelerinde, hatta İsrail'de tıbbi tedavi görüyorlar. Sizce bu ne anlama geliyor? Tam bir süreklilik var; gerçek politika açıkça tasarlanan, 'Yeni Amerikan Yüzyılın Projesinde' gibi. Şöyle deniliyor orada; 'Bu küresel tam hakimiyet hedefine ulaşmak için yeni bir Pearl Harbor'a ihtiyaç var.' Bu olmadan ne Amerikan halkına nede dünya milletlerine anlatamazsınız, biz dünya genelinde savaşlar açacağız, istila ve işgal yürüteceğiz, bunun için tam hakimyet hedefi için, denizde, havada, karada, uzayda ve siber uzayda tam kontrol sağlamak için, milyarlar belkide trilyonlar harcayacağız. Amerika halkı bunu kabul etmez, onlara bunu anlatamazsınız. Bunun için bunlara bazı yalanlar söylemeniz lazım. İşte gün be gün gördüğümüz ve yaşadığımız şey tam da budur. Daima bir önceye ihtiyaç olduğu meselesine gelirsek, oysa siz şimdi Rusya'dasınız, 50 yıldan daha uzun sürede verdiğiniz soğuk savaş daha en başından bir saçmalıktı. Aslında bir Sovyet işgali tehditi hiç bir zaman olmadı. Ama yıllarca nükleer silahlar geliştirmek için çılgınca para harcadık. Bu gerçek anlamda tamamen ve topyekun bir kolletif deliliğe dönüştü. Bugün yine oturmuş burada Suriye'yi açıkça tamamen yok etmeyi amaçlayan bir politikayla dünyayı tehdit eden üçüncü dünya savaşı tehlikesinden bahsediyoruz. Azıcık aklı olan biri, Beşar Esad'ı devre dışı bıraktığımızda ortaya çıkan güç boşluğunun en güçlü çıkar odakları tarafından, doldurulacağını bilir. O odaklar kim şuanda? Bizim dostlarımız ve müttefiklerimiz, bizim yarattığımız küçük Frankeştaynlar, buna ister El Nusra deyin, ister El Kaide, isterseniz son yarattığımız canavar DEAŞ, bu boşluğu bunlar dolduracak. Aynen Oded Yinon'un 1980'lerde İsrail için öngördüğü stratejideki gibi. (Porgramda konuk olan diğer iki katılımcıya yönelil olarak) Eğer buradaki iki beyfendi o belgeyi okumadılarsa okumalarını mutlaka tavsiye ederim. Dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus da İslam ile uzaktan yakından ilgisi olmayan sözde İslam Devleti. Evet İslam'a yönelik bir savaş var. Dünyada çoğu müslümanın idrak ettiği haliyle İslam, birini zorla müslüman yapmayı veya onu öldürmeyi mutlak anlamda yüzde yüz yasaklıyor. Bu tamamen asılsız. Ortaçağda müslüman ömparatorluklar döneminde, yönetimdeki müslümanlar arasındaki kesin anlayış ve politika, kim hangi dine inanıyorsa dinini yaşamasına izin verilmesiydi ve hatta Müslüman imparatorluklara vergi vermeye bile zorlanmıyorlardı. Bununla birlikte insanların, kendi dinlerini sürdürmeleri halinde vergi ve benzeri nimetlerden faydalanmalarının önünde bir engel yoktu. Uzun lafın kısası hiç bir Müslüman, din değiştirmiyorlar, müslüman olmuyorlar diye, erkekleri, kadınları, çocukları infaz etmeyi meşru görmez. Bu insanlar Müslüman olamaz. Onlar, Birleşik devletler canavarı ve onun yardakçıları İsrail, İngiltere ve diğerleriniin yarttığı canavarlar. Bu canavarlar ABD gözünü oluşturan asla bitmeyen savaş politıkasını ve devam eden cinnet halini meşrulaştırmak için bilinçli yaratıldılar. İşte tam olarak bu sebeple ben de ABD vatandaşlığından çıktım. Bu delilik dünya için büyük bir tehdit dışında başka bir şey olarak düşünülemez. Çok açık çözümler var. Bir tanesi Abd'nin Kongresi ve Beyaz Saray'daki ABD anayasası üzerine yemin eden hainler tutuklanmalı. Bir şekilde Amerikalılar kılını bile kıpırdatmadan izlerken Başkanın, herhangi bir ABD vatandaşının her hangi bir yerde, herhangi bir zamanda, göz altına alınmasına yetkis var, hiç bir temsil yetkisi olmadan, hukuki süreç gözetmeksizin, kimliğini gizleyerek ve teorik olarak askeri mahkemede yargılayıp idama mahkum edilip gizlice infaz edebillir. Tüm bunlar sözüm ona ABD anayasası çercevesinda işletilir. Evvela tüm bu hainler tutuklanmalı. Netanyahu bir kaç yıl evvel kongreye geldiğinde, korkak tavşan yürekli 29 hain tarafından ayakta alkışlandı. Yani Amerikalı yurtseverler ayağa kalkıp, cesaretini toplamalı eninde sonunda birlik içinde bu hainlerden kurtulmalı. İkincisi İsrail tüm finansmanının kesilmesi, İsrail'in Black'in hukuk terimleri sözlüğüne göre, kelimenin yasal anlamıyla sözlük anlamıyla aktif soykırım politikaları izleyen korsan bir devlet suçlu bir devlettir. Bu ülkey ile ilişkiler derhal kesilmeli. Küçük imparatorluğuna, yanlış spekturumlu tahakümüne ve bu tarz deliliklerine son ver. Yeniden evindeki altapıyla ilgilenmeye başla. Tüm hayatları çalışarak geçen ve kafasının üstündeki çatıyı koruyabilecek mi diye kaygılanan Amerikan vatandaşlarıyla ilgilenmeye başla. Bunların hepsi çok açık ve mantıklı. Tüm Amerika, mutlak tehlikelerle dolu devlet olarak tüm dünyanın nefret ettiği ve içerlediği bir yer olmaya devam ederek, tüm dünyaya üçüncü dünya savaşını getirebilir. Ciddi bir takım hükümet değişikliklerine ihtiyacımız var. Bu da hainlerden kurtulmakla olur.

https://www.youtube.com/watch?v=pcKbNyWw-JE



Halil Fehmi Dağ

10 Nisan 2016 Heidelberg

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder