7 Mart 2017 Salı

KADININ ADI HALA YOK…

KADININ ADI HALA YOK…

Kadınlar kadınlar kadınlar, yeri geldiğinde aşık olduğumuz ve sayfalarca şiirler yazdığımız kadınlar.
Kadınlar kadınlar kadınlar, yeri geldiğinde taptığımız yeri geldiğinde tecavüz edip öldürdüğümüz kadınlar.
Kadınlar kadınlar kadınlar, yeri geldiğinde hakaret ettiğimiz, dövdüğümüz, küçük gördüğümüz fakat onlarsız hiç birşey yapamadığımız kadınlar.
Kadınlar kadınlar kadınlar, bizim kadınlarımız çocuklarımızın anneleri, analarımız, söküğümüzü diken, yemeğimizi pişiren, boklu donumuzu yıkayan kadınlar.
Kadınlar kadınlar kadınlar, sokak ortasında bıçakladığımız, boynunu kesip çöp konteynarına attığımız, küçük yaşta koynumuza aldığımız, ikincisini, üçüncüsünü, dörtdüncüsünü kendimize helal gördüğümüz kadınlar.
Kadınlar kadınlar kadınlar, kurtuluş savaşında saçlarını keserek ecnebi kuaförlere satan ve parasıyla Mehmetçiğe erzak alan kadınlar, bizim kadınlarımız. Çok geç olmadan, feministiyle, iş kadınıyla, rüküşüyle, garibanıyla, türbanlısıyla, ev kadınıyla, emekçisiyle, dilencisiyle , yani tüm renklerinizle birlik olma zamanınız geldi.
Akp döneminde kadına yapılan şiddet %1400 oranında arttı. Dünya Ekonomik Forumu kadın-erkek eşitliği raporuna göre 135 ülke arasında 132. sırada yer alan Türkiye’de her 10 kadından 4 siddet görüyor ve hergün ortalama 5 kadın cinayete kurban gidiyor.
2013 yılında 28 bin kadın şiddete maruz kaldı. 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken 2007 yılında bin 77'ye yükseldi bu rakam 2009'da bin 126’ya ulaştı.
2013 yılında ilk 11 ayında 218 kadın cinayeti yaşandı. 2013’in 11 ayında erkekler 160 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 195 kadını yaraladı; 150 kadın ve kız çocuğunu taciz etti.
Hacettepe üniversitesinin yaptığı araştırmada 18 yaş altı evlenme oranı %39.7 çocuk gelin sayısı 181 bin yani 4 evlilikten biri çocuk gelin evliliği, 2 milyon bin 686 kadın başlık parasına satılmış, evlilik kararını ailesi veren kadın sayısı 7 milyon 170 bin 423 kişi. Anadolu uygarlıklarında bereketi temsil eden saygı gören kutsal kabul edilen kadın AKP döneminde alınıp satılan değersiz bir mal gibi gösterilmekte ve değersizleştirilmektedir.

Peki fazlasıyla müslüman olan hacı ve hoca olan AKP döneminde kadına şiddet neden bu kadar arttı.
Bunun nedeni gerek baçbakan RTE nin gerekse ak partinin bakan ve vekillerinin ve yine bu görüşe mensup yazarların kadini değersizleştiren açıklamalarıdır.
Başbakan RTE her konuşmasında kadın erkek eşitliğine inanmıyorum demiştir.
Yine başbakan RTE partisinin Genel merkez Kadın kollar 3. Olagan kongresinde yaptığı konuşmada „ yatıyorsunuz kalkıyorsunuz uludere diyorsunuz oysa her kürtaj uluderedir diyerek „ uludere olayının üstünü örtmüş konuyu kadın bedenine müdahale edilmesine çekmiştir ve devamında da kürtaj yasasi yasallaşmıştır.
Cem Garipoğlu tarafında boğazı kesilerek öldürülen ve bir çöp konteynerine atılan Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili olarak Başbakan RTE „kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya varır demiştir“.
Gezi sonrası 'Kızlı erkekli' yaşayan üniversite öğrencilerimize kafayı takan başbakan RTE gençlimizi ahlaksızlıkla suçlarken 17 Aralık operasyonunda Muammer Gülerin oğlu Barış Güler evinden bir kadınla beraber karakola ifade için götürüldüğünü yani o evde kızlı erkekli yaşadığını hatırlatmak gerek. Son dönemin super boy super oğlanı Bilal Erdogan 16 yaşında bir lise öğrencisiyle evlendiğini unutmayın. Gezi olaylarından bu zamana kadar yaşanan tüm olumsuzluklarda sessizliğini koruyan, oturduğu koltuğun yetkilerini kullanmayan cumhurbaşkanı Abdullah Gül 30 yaşındayken 15 yaşındaki Hayrunisa Gül ile evlendiğini unutmayın.
40 AKP'li vekil iki eşli'dir. AKP döneminde kadına; 3 çocuk doğurun dendi
Tecavüze uğrayıp hamile kalan kadına, sen doğur bebeğine devlet bakar dendi.
İşsizliğin nedeni kadınlar olarak açıklandı. Çalışan kadınların emzirme yardımları azaltıldı,
işyerlerindeki emzirme odaları kaldırıldı, kreşler kapatıldı, emeklilik yaşı yükseltildi,
evlilik kıdem tazminatı ve çeyiz yardımları "erkek çalışanlarla eşitlik" sağlayıp budandı.
Ak partili yazar Sibel Üresin'in kadınlar ile ilgili yaptığı açıklamalar dahada ciddi. Sibel Üresin Kocama en yakın arkadaşımı tavsiye ettim Kabul etmedi demiştir.
4+4+4 sonucu artış gösteren çocuk gelinlerin sayısı 181 bine çıktığında Üresin yine devriye girmiş ve şu açıklamayı yapmıştır. 12 yaşındaki bir kız 60 yaşında ki bir adamla evlenebilir bu caizdir demiştir.
2013 yılında yazdığım bu yazı sonrasında burada verdiğim örnekler azalacağı yerde ne yazık ki giderek çoğalmıştır. O dönemlerde başbakan olan kişi sonra Cumhurbaşkanı olmuş şimdi de Tek adam olmak ve hukuk ve yargıyı ele geçirmek için anayasa değişikliği yapmak istemektedir. Türkiye Cumhuriyeti diploması bile tartışılan bir kişiye teslim edilmemelidir. RTE tüm yetkileri eline alarak 15 yıldır yaptıkları her türlü yasadışı davranışlarından yargılanmamayı garanti altına almak istemektedir. Başkanlık sistemi emperyalizmin Türk ulusunu ve toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik bir oyundur. Oyuna alet olma.
Türkiyede Kadının Adı Hala Yok…
Ey çağdaş Türk kadını, dünyayı değiştirmek sizlerin elinizde. Büyüdükçe çirkinleşen bebekler doğurmayın, büyüdükçe insan kalabilen, barışcıl kalabilen bebekler doğurun. Çocuklarımızı büyütürken kirletmeyin, kirlenmelerine izin vermeyelim.
Dünyayı kaosa sürükleyen, halkları kan dökmeye teşvik eden politikacıları, diktatörleri doğurmayın. Örneğin bu dünyaya bir daha Hitler gelmesin, RTE gelmesin, Apo gelmesin. Doğuracaksanız Nazım Hikmet'leri doğurun, Can Yücel'leri doğurun dünyamız, hayatımız şiir gibi olsun, doğuracaksanız Gandy'leri doğurun dünya barış içinde olsun, doğuracaksanız Türkan Saylan'ları doğurun eğitimsiz kızımız kalmasın, doğuracaksanız emperyalizme tarihi bir ders veren Mustafa Kemal'ler doğurun. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun.

8 Mart 2013 Heidelberg

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder