Kadınlar
kadınlar kadınlar, yeri geldiğinde aşık olduğumuz ve sayfalarca
şiirler yazdığımız kadınlar.
Kadınlar
kadınlar kadınlar, yeri geldiğinde taptığımız yeri geldiğinde
tecavüz edip öldürdüğümüz kadınlar.
Kadınlar
kadınlar kadınlar, yeri geldiğinde hakaret ettiğimiz, dövdüğümüz,
küçük gördüğümüz fakat onlarsız hiç birşey yapamadığımız
kadınlar.
Kadınlar
kadınlar kadınlar, bizim kadınlarımız çocuklarımızın
anneleri, analarımız, söküğümüzü diken, yemeğimizi pişiren,
boklu donumuzu yıkayan kadınlar.
Kadınlar
kadınlar kadınlar, sokak ortasında bıçakladığımız, boynunu
kesip çöp konteynarına attığımız, küçük yaşta koynumuza
aldığımız, ikincisini, üçüncüsünü, dörtdüncüsünü
kendimize helal gördüğümüz kadınlar.
Kadınlar
kadınlar kadınlar, kurtuluş savaşında saçlarını keserek
ecnebi kuaförlere satan ve parasıyla Mehmetçiğe erzak alan
kadınlar, bizim kadınlarımız. Çok geç olmadan, feministiyle, iş
kadınıyla, rüküşüyle, garibanıyla, türbanlısıyla, ev
kadınıyla, emekçisiyle, dilencisiyle , yani tüm renklerinizle
birlik olma zamanınız geldi.
Akp
döneminde kadına yapılan şiddet %1400 oranında arttı. Dünya
Ekonomik Forumu kadın-erkek eşitliği raporuna göre 135 ülke
arasında 132. sırada yer alan Türkiye’de her 10 kadından 4
siddet görüyor ve hergün ortalama 5 kadın cinayete kurban
gidiyor.
2013
yılında 28 bin kadın şiddete maruz kaldı. 2002 yılında
öldürülen kadın sayısı 66 iken 2007 yılında bin 77'ye
yükseldi bu rakam 2009'da bin 126’ya ulaştı.
2013
yılında ilk 11 ayında 218 kadın cinayeti yaşandı. 2013’in 11
ayında erkekler 160 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 195
kadını yaraladı; 150 kadın ve kız çocuğunu taciz etti.
Hacettepe
üniversitesinin yaptığı araştırmada 18 yaş altı evlenme oranı
%39.7 çocuk gelin sayısı 181 bin yani 4 evlilikten biri çocuk
gelin evliliği, 2 milyon bin 686 kadın başlık parasına satılmış,
evlilik kararını ailesi veren kadın sayısı 7 milyon 170 bin 423
kişi. Anadolu uygarlıklarında bereketi temsil eden saygı gören
kutsal kabul edilen kadın AKP döneminde alınıp satılan değersiz
bir mal gibi gösterilmekte ve değersizleştirilmektedir.
Peki
fazlasıyla müslüman olan hacı ve hoca olan AKP döneminde kadına
şiddet neden bu kadar arttı.
Bunun
nedeni gerek baçbakan RTE nin gerekse ak partinin bakan ve
vekillerinin ve yine bu görüşe mensup yazarların kadini
değersizleştiren açıklamalarıdır.
Başbakan
RTE her konuşmasında kadın erkek eşitliğine inanmıyorum
demiştir.
Yine
başbakan RTE partisinin Genel merkez Kadın kollar 3. Olagan
kongresinde yaptığı konuşmada „ yatıyorsunuz kalkıyorsunuz
uludere diyorsunuz oysa her kürtaj uluderedir diyerek „ uludere
olayının üstünü örtmüş konuyu kadın bedenine müdahale
edilmesine çekmiştir ve devamında da kürtaj yasasi
yasallaşmıştır.
Cem
Garipoğlu tarafında boğazı kesilerek öldürülen ve bir çöp
konteynerine atılan Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili olarak
Başbakan RTE „kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya
varır demiştir“.
Gezi
sonrası 'Kızlı erkekli' yaşayan üniversite öğrencilerimize
kafayı takan başbakan RTE gençlimizi ahlaksızlıkla suçlarken 17
Aralık operasyonunda Muammer Gülerin oğlu Barış Güler evinden
bir kadınla beraber karakola ifade için götürüldüğünü yani o
evde kızlı erkekli yaşadığını hatırlatmak gerek. Son
dönemin super boy super oğlanı Bilal Erdogan 16 yaşında bir lise
öğrencisiyle evlendiğini unutmayın. Gezi olaylarından bu zamana
kadar yaşanan tüm olumsuzluklarda sessizliğini koruyan, oturduğu
koltuğun yetkilerini kullanmayan cumhurbaşkanı Abdullah Gül 30
yaşındayken 15 yaşındaki Hayrunisa Gül ile evlendiğini
unutmayın.
40
AKP'li vekil iki eşli'dir. AKP döneminde kadına; 3 çocuk
doğurun dendi
Tecavüze
uğrayıp hamile kalan kadına, sen doğur bebeğine devlet bakar
dendi.
İşsizliğin
nedeni kadınlar olarak açıklandı. Çalışan kadınların emzirme
yardımları azaltıldı,
işyerlerindeki
emzirme odaları kaldırıldı, kreşler kapatıldı, emeklilik yaşı
yükseltildi,
evlilik
kıdem tazminatı ve çeyiz yardımları "erkek çalışanlarla
eşitlik" sağlayıp budandı.
Ak
partili yazar Sibel Üresin'in kadınlar ile ilgili yaptığı
açıklamalar dahada ciddi. Sibel Üresin Kocama en yakın
arkadaşımı tavsiye ettim Kabul etmedi demiştir.
4+4+4
sonucu artış gösteren çocuk gelinlerin sayısı 181 bine
çıktığında Üresin yine devriye girmiş ve şu açıklamayı
yapmıştır. 12 yaşındaki bir kız 60 yaşında ki bir adamla
evlenebilir bu caizdir demiştir.
2013
yılında yazdığım bu yazı sonrasında burada verdiğim örnekler
azalacağı yerde ne yazık ki giderek çoğalmıştır. O dönemlerde
başbakan olan kişi sonra Cumhurbaşkanı olmuş şimdi de Tek adam
olmak ve hukuk ve yargıyı ele geçirmek için anayasa değişikliği
yapmak istemektedir. Türkiye Cumhuriyeti diploması bile tartışılan
bir kişiye teslim edilmemelidir. RTE tüm yetkileri eline alarak 15
yıldır yaptıkları her türlü yasadışı davranışlarından
yargılanmamayı garanti altına almak istemektedir. Başkanlık
sistemi emperyalizmin Türk ulusunu ve toprak bütünlüğünü
bozmaya yönelik bir oyundur. Oyuna alet olma.
Türkiyede
Kadının Adı Hala Yok…
Ey
çağdaş Türk kadını, dünyayı değiştirmek sizlerin elinizde.
Büyüdükçe çirkinleşen bebekler doğurmayın, büyüdükçe
insan kalabilen, barışcıl kalabilen bebekler doğurun.
Çocuklarımızı büyütürken kirletmeyin, kirlenmelerine izin
vermeyelim.
Dünyayı
kaosa sürükleyen, halkları kan dökmeye teşvik eden
politikacıları, diktatörleri doğurmayın. Örneğin
bu dünyaya bir daha Hitler gelmesin, RTE gelmesin, Apo gelmesin.
Doğuracaksanız Nazım Hikmet'leri doğurun, Can Yücel'leri doğurun
dünyamız, hayatımız şiir gibi olsun, doğuracaksanız Gandy'leri
doğurun dünya barış içinde olsun, doğuracaksanız Türkan
Saylan'ları doğurun eğitimsiz kızımız kalmasın, doğuracaksanız emperyalizme tarihi bir ders veren Mustafa Kemal'ler doğurun. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününüz
Kutlu Olsun.
8
Mart 2013 Heidelberg


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder