Her Çobana Evet Demenin Tehlikeleri
Size bir çobandan bahsetmek istiyorum.
İsmi çoban Hesiodos ve MÖ 700 yılında Yunanistan'ın Askra
köyünde dünyaya gelmiş. Gavurun teki, müslümanda değil. Eminim
bu domuz eti falanda yemiştir. Üstelik hiç sevmediğimiz bir
ırktan yani yunanlı. Hesiodos'un ailesi de yoksul bir aile ve
çobanlık yaparak geçimlerini sağlıyor. Standartlarımızın çok
altında bir insan. Yaşamı hakkında pek bir bilgi bulunmuyor ve
bilinmiyor. Ne zaman öldüğüde kayıtlarda yok. Bu yunanlı yani
elin gavuru didaktik şiirin babası sayılır. Kendisi köylüdür,
çobandır ve diplomasızdır. Bu çoban, İÖ 6 yy da 'İşler ve
Günler' isminde bir kitap yazar. Kitabında
yaşamına ilişkin bilgi verirken
aileden kalan mirasın büyük bölümüne el koyan ve yöneticilere
kendisini desteklemeleri için rüşvet veren açgözlü ağabeyini
şiddetle eleştirir. Yöneticilere ödevlerini hatırlatmak için
onları, bir tanrıça olarak gördüğü adaletten saygı dolu bir
korku duymaya çağırır. Ona göre adalet tanrıçasını
yatıştırmak, mutluluğa ulaşmak demekti ve insanın çektiği
acılardan kurtulması için tek çıkar yol buydu.
Yaşadığımız güne çok benziyor
Hesiodos'un hırsız, aç gözlü abisiyle mücadele ettiği dönem.
Adaletin yok edildiği günümüzde, cahil, diplomasız bir çoban
tarafından bir keramete bindirildik ve bismillah, allahü ekber
nidalarıyla kıyamete götürüldüğümüzün bilmem
farkındamısınız?. Lakin bu köylü, diplomasız çoban Hesiodos
bu kitabı nerden bakarsak bakalım İÖ 6 yy yazmıştır. Günümüz
insanının ve politikacıların yapamadığı, yazamadığını ve
karşı duramadığı yozlaşmaya, haksızlığa o yıllarda meydan
okumuştur. Bu köylü, diplomasız çoban Hesiodos, 'İşler ve
Günler' kitabının ilk bölümde insanoğlunun sefil yaşamında
onurun ve çok çalışmanın önemini gösteren iki efsane anlatır.
Bunlardan biri, merakını yenemeyip kutuyu açarak insanlığın
başına türlü belalar saran Pandora’nın öyküsünü aktarır.
Günümüzde de törpülenmemiş cehaletiyle kendini bir halife, bir
dünya lideri gibi lanse eden bir diplomasız da pandoranın kutusu
ile eşdeğerde olan ve bu ülkenin bağımsız bir ülke olmasının
temel taşı kabul edilen Lozan antlaşmasınıda tartışmaya
açmasıda, Pandora'nın kutusunun içindekiler kadar zehirlici ve
yanlıştır. Bu mevcut sınırlarımızı ve tüm kazanımlarımızı
yeniden bir kez daha emperyalizmin masasına yatırılmasıdır. Ve
Sevr denen yüzyıllık ihanetin hortlatılmasıdır.
Biz bizim köylü, diplomasız cahili
bırakıp, Hesiodos denen cahile bakalım. Hesiodos denen cahilden
her eve, her ülkeye lazım. Bu gavur cahil kafasıyla neler neler
yazmış. Kitabın diğer efsanesi ise insanın Altın, Gümüş,
Tunç ve Kahramanlık çağlarından, Hesiodos’un yaşadığı
sefil Demir Çağına değin gerileyişini yansıtır. Bu bölüm
başlı başına araştırma konusu olması gereken bir konu. Kısaca
sen değerli kardeşim, kendi sefil hayatlarını inkar edip varlık
içinde saltanat süren çobanlara itibar etme ve etmeyin! Bu
kişilere vereceğin en iyi cevap HAYIR dır.
Hesiodos ayrıca bu eserinde abisi
Perses’e doğrudan seslenerek entrikalarından vazgeçip bundan
böyle geçimini kendi emeğiyle yılmadan çalışarak kazanmasını
ister. “Ölümsüz tanrılar, başarının önünde alın terine
yer verdiler”, der. Ona göre zenginlik ve saygınlık kazanmanın
tek yolu çok çalışmaktır. Burada çok çalışmadan bir halkı
dolandıran, soyan zihniyetten kaçınmak gerekir. Yani bu kitaba
para verin ve okuyun ve o zaman her çoban'a EVET demenin e kadar
tehlikeli olduğunu anlayın. Kitabı okumak için zamanda kalmadı.
Şunu unutmayın ki bir el tüm işleri yapmak için her zaman
yetersizdir ancak hırsızlığı tek elle yapabilirsiniz. Yaşamak
için namusumuzla yaşayabilmek için iki elimize her zaman
iyhiyacımız var. Tek elli sisteme EVET demenin ne olduğunu
anladığınızı umuyorum.
Gavur diplomasız çoban Hesiodos
aslında günümüz ülkelerin başında durması ve olması gereken
birisidir. Yozlaşan ve itibar kaybeden siyaset dünyasında Hesiodos
gibi isimlerin acilen yer alması şart. Siz siz olup Hesiodos'u her
diplomasız çobanla karıştırmayın, ve her çobanı takip
etmeyin. Zira diplomasız cahil çoban sizi bir oyuna getirir ve
mezbaha da kesiverir. Evet demekle kendi ölümünüze onay vermeyin.
Hayır demenin onurunda kalın.
Ülkene sahip çık Türkiyem.
12 Şubat 2017 Heidelberg
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder